• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mustafa Akgün
Mustafa Akgün
TÜM YAZILARI

Siyonistlerin anladığı dil

12 Ekim 2023
A


Mustafa Akgün İletişim: [email protected]

Hamas İsrail’i vurdu. Yüzlerce ölü ve binlerce yaralı ve esir.

Tabiî karşıdan da misilleme geldi. Müslümanlardan da yüzlerce şehid ve binlerce yaralı.

Rabbimiz görünen ve görünmeyen güçleriyle kardeşlerimize yardım etsin. Âmin

Hamas – İsrail savaşı ile alâkalı televizyonlarda, gazetelerde, sosyal medyada pek çok kişi yorumlar yapmakta, fikir beyan etmektedir. Bunların pek çoğu bir işe yaramamaktadır. Bunlar laf ebeleridir. Yaptıkları da laf salatasından başka bir şey değildir.

Bu temel mesele üzerinde didiklemeden durmak gerekmektedir.

Önce devletimizin temel düşmanlarını genel çerçevede tekrarlayalım.

Ruslar, Fransızlar  Almanlar, İngilizler, Diaspora Ermenileri başta gelen düşmanlarımızıdır. , 

Siyonist Yahudiler, Sabetay Sevi’nin  ortaya çıkardığı Sabetayistler veya Dönmeler, Roteryan, Lionsçu ve Bilderbergçi olmak üzere bütün Masonlar… Bunların hepsi de devletimizin ve milletimizin amansız düşmanıdırlar.

Hamas – İsrail savaşında dünyanın öne gelen devletleri İsrail’e destek demeçleri yağdırmaktadır. Bu şunun ispatıdır:

“Küfür tek millettir.”

Tarihimizde Siyonist Yahûdilerin pek çok ihanetini görmüş bir milletiz.

Tarihî şahsiyetlerimizden bu hususu asıl damarından gören büyüklerimiz vardır.

Onlardan biri cennetmekan Sultan Abdülhamid Han, Gök Sultanımızdır.

Diğeri de yine cennetmekân Necmeddin Erbakan Hocamızdır.

Onlarla alakalı iki tarihî hadiseyi zikretmek meselenin daha iyi anlaşılmasına yardımcı olacaktır.

Theodor Herzl Siyonizmi planlayan ve uygulamaya sokandır. 1860 Macaristan doğumludur. Daha çok gazetecilik alanında çalışmıştır.

Der Judenstaat (İngilizce Jewish state) adlı kitabında kurulacak Yahûdi Devletinin temel esaslarını yazmıştır.

1897 yılında İsviçre’nin Basel şehrinde Dünya Siyonist Kongrelerini başlattı. 

Şu sözler Theodor Herzl’e aittir:

“Basel’de Yahûdi Devletini kurdum. Eğer bugün bunu açıklarsam herkes beni alaya alır. Oysa, belki beş fakat hiç şüphesiz ki elli yıl içinde herkes bu gerçeği görecektir. Yahûdi Devletinin varlığı mânevî temellere oturtulmuştur. Bu devlet Yahûdi halkının bu konudaki istek ve azmi ile kurulmuştur.” (Doç. Dr. Yaşar Kutluay-Siyonizm ve Türkiye)

Theodor Herzl Avrupa’da Devlet idarecileriyle görüştü. Yahûdilerin ve Masonların desteklerini aldı. 

Osmanlı Sultanı Abdülhamid’den Filistin’de toprak talebinde bulunmak için huzura çıkmak istedi. Abdülhamid onu  önce huzuruna kabul etmedi. Çünkü Avrupa’da Osmanlı aleyhinde yaptıkları kendisinde anında bildiriliyordu. Ancak sonunda Herzl Sultanla görüşmeye muvaffak oldu.

Herzl, Abdülhamid’den Yahûdilere Filistin’de mülk edinme hakkı verilmesini talep etti. Karşılığında Osmanlının dış borçlarının ödeneceğini teklif etti.

Abdülhamid onun teklifi karşısında tarihî tavrını gösterdi ve şunları söyledi: 

“Ben bir karış dahi toprak satamam. Zira bu vatan bana ait değil, milletime aittir. Milletim bu imparatorluğu kanlarını dökerek almışlar ve yine kanlarıyla mahsüldar kılmışlardır. Bu imparatorluk bana ait değildir, benim milletimindir. Ben onun bir parçasını dahi veremem. Bırakalım Yahûdiler milyarlarını saklasınlar. Benim imparatorluğum parçalandığı zaman onlar Filistin’i hiç karşılıksız da elde edebilirler. Fakat, yalnız bizim ancak cesetlerimiz taksim edilebilir. Ben canlı bir vücud üzerinde ameliyat yapılmasına müsaade edemem.”

Theodor Herzl parayla her meseleyi çözebileceğini sanıyordu. Gök Sultan’ın sözleriyle çok şaşırdı. Eşekten düşmüşe döndü. Ardına baka baka Payitahttan ayrılıp gitti.

1976 yılında Türkiye’yi Süleyman Demirel’in Adalet Partisiyle, Necmeddin Erbakan Hoca’nın Milli Selamet Partisi (MSP) idare etmektedir.

İhsan Sabri Çağlayangil bu hükümette Dış İşleri Bakanıdır. Türkiye’nin en üst dereceli masonlarındandır Çağlayangil.

 Ve o sıralarda dünya kamuoyunun gündeminde Camp David Antlaşması vardır. Zamanın ABD Başkanı Jimmy Carter ile Dışişleri Bakanı Henry Kissenger’ın rejisörlük yapmıştır bu antlaşmada. Bu anlaşmayla İsrail ve Mısır barış imzalamıştır.

Camp David anlaşması Türk hükümetinde görüşülürken İhsan Sabri Çağlayangil bir talepte bulundu. Camp David Antlaşmasını imzalayan İsrail ve Mısır idarecilerini ziyaret ve tebrik etmek istiyordu. Yani İsrail’e gitmek istiyordu.

Hükümetin MSP kanadına bağlı bakanlar onun İsrail gezisinin kararnamesini imzalamadılar. 

Ama Çağlayangil için bu mühim değildi. Değil mi ki kalbini bu kadar Siyonist-Yahûdi dostluğu sarmıştı, hususi imkânlarıyla da gidebilirdi. Öyle de yaptı. Atladı Tel-aviv uçağına ve İsrail’e indi. Yahûdi yoldaşlarıyla kucaklaştı, sarmaş dolaş oldu. 

“Camp David anlaşmasıyla Müslümanları ancak böyle aldatabilirdiniz ve aldattınız. Sizi tebrik ederiz. Arkanızda biz varız” dedi. Onlara moral ve destek verdi. 

Oradan Mısır’a geçti ve Mısır’ın kendisi gibi Mason olan idarecileri ile kucaklaştı. Ve onlara da: “Tabanınızdaki Müslüman halkınıza, etrafınızdaki Müslüman müttefik devletlere ancak böyle oyun oynayabilirdiniz ve oynadınız. Sizi tebrik ederim” dedi. Ve döndü geldi. 

Bugün televizyonlarda ve gazetelerde konuşulanları ve yazılanların çoğunu  Abdülhamid Han ve Necmeddin Erbakan’ın yaptıkları açısından değerlendirelim. Onların yaptıklarının röntgeninde bugün söylenenlerin ve yazılanların çoğunun fasa fiso olarak görülmektedir.

Bilindiği gibi ABD yönetiminde Siyonistler hakimdir. ABD milliyetçileri ile Siyonistlerin mücadelesi nice zamandan beri sürmektedir. Bu mücadelede Siyonistler galip gelmektedir.

İsrail sırtını ABD’ye, ABD’deki Siyonistlere dayamıştır. Onun için pervazsıdır. Devletler hukuku, insan hakları vız gelip tırıs gitmektedir ona.

Siyonistler kuvvet dilinden anlar. O gücü ortaya çıkarmak gerek. 

İki kere iki dört. Gerisi lâf ü güzaf.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

fetösavar

hayalindeki devleti kurdum zannedebilirsin, insanları öldürebilirsin, yeryüzünün tek hakimi de olabilirsin.. ama yine de doymayıp kendi kanını da içebilirsin... yani insan olmak ayrı bir şey, devlet kurmak daha başka bir şey... ammaa devlet olmak... işte o biraz zor be kuzum...

Şeref

Sayın yazar,Abdulhamit ile ilgili söyledikleriniz bir efsaneden ibarettir. Abdulhamit kendi bekası için (Ruslardan korktuğu için) İngilizlere Kıbrıs'ı satmıştır.Ve hala İngilizlerin Kıbrıs'ta iki ayrı üssü vardır.Erbakan hocamıza gelince, kendisine "ihanet" edenler milli görüş gömleğini çıkarttık diyenlerdir.Zira merhum hocamız kendisine ihanet edilip başka parti kurulmasını "siyonizmin bir oyunu" olarak görmüştür.Siz Erbakan 'a yapılan bu ihaneti dillendirirken acaba bu muhafazekar, yerli ve milli hükümetimizle ilgili birşeylermi anlatmaya çalışıyorsunuz.?
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23