--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Sa(lta)nat korkusu

Mustafa Akgün
Mustafa Akgün
6

Son zamanlarda Devlet Tiyatroları (DT) Genel Müdürlüğüne getirilen oyuncu Tamer Karadağlı üzerinde çok fırtınalar koparıldı. Daha da koparılacağa benziyor. Bu meselede pek çok şey yazıldı, söylendi. Yazılıyor, söyleniyor.

Bu yazılanları ve söylenenleri iki sınıfa ayırmak mümkün:

Bir yanda Kültür ve Turizm Bakanlığı DT ve Sinema Genel Müdürlüğünde yer almış bazı kişi veya kesimler. Ve bunlara takviye kablosuyla destek veren dış uzantılar.

Diğer yanda bu ve benzeri kuruluşları millileştirme ve milletin istediği çizgiye çekmeye çalışanlar, onları milletten biri yapmaya çabalayanlar.

Şümulü biraz daha genişletelim.

Bir tarafta başta İngilizler olmak bütün batılıların organize ettiği güçler var. Bindirilmiş güçler yani.

Bunlar devlet düşmanıdırlar.

Bunlar vatan düşmanıdırlar.

Bunlar millet ve din düşmanıdırlar.

Bunlar organize edilmiş güçlerdir. Bindirilmiş güçlerdir.

Bugün arı kovanına çomak sokulmuştur. Cayırtının sebebi sadece odur. 

Bunlar aslında azınlıktadır. Ancak etkili yerlere çöreklendikleri için sesleri çok çıkmaktadır.

Neyin sesi az çıkar. Davulun sesi ise ortalığı kaplar.

Burada DT’nda olsun, Sinema Genel Müdürlüğünde olsun pek çok iyi niyetli kişi elbette vardır. Bunlar değişik siyasi görüşlere sahip olabilir. Bu da gayet tabiîdir. Bizim kastımız devlet, millet düşmanlarıdır. Birkaç sözüm ona kültür çalışması yapıp, devlete, millete yukardan bakanlar vardır. Cart curt edenler vardır. Bunlar kendilerince kahramandırlar. Bulunmadık Hint kumaşı sayarlar kendilerini. Bizim kastımız onlardır. 

Toprağında yaşadığı devlete düşmanlık edenden samimi sanatçı olmaz. Çalışmaları da zaten tat vermez. Sadra şifa olmaz.

Sanatçı, yaşadığı ülkenin dağıyla, ovasıyla, ırmağıyla duygulanandır.

Bu ara şunu söylemek gerekiyor:  Karadağlı’nın Nihal Yalçın’a sanat yönünden bir sözü yok. Diyor ki:

“Ben Nihal Yalçın’ı sadece oyuncu kimliğiyle değerlendiriyorum. Benim sevdiğim bir oyuncu.”

Ve Karadağlı şunları da söylüyor:

“Organize bir şekilde linç girişimi var.” 

“Kimin neyi savunduğu, hangi partiye oy verdiğinin bir önemi yok. Burada sanattan bahsedildiği için ben sorgulamadan gittim.”

Ve soruyor Karadağlı:

“Benim son oynadığım Savaşçı dizisindeki rolüm mü onu rahatsız etti?” 

Karadağlı’nın karşı çıktığı hususlar daha başka. Nihal Yalçın’ın savunduğu bazı noktalara karşı Karadağlı:

Nihal Yalçın, HDP’yi ve Demirtaş’ı sahiplenen biri. 

‘Selahattin Demirtaş’a özgürlük’ diyor. 

Demirtaş ise ‘Öcalan’ın heykelini dikeceğiz’ diye bas bas bağırıyor.

Bunlar Türk ordusuna silah doğrultanlar, ateş edenler, polisi, öğretmeni şehid edenlerdir.

Karadağlı onlara karşı olduklarını şu şekilde ifade ediyor:

“Terörist örgütün tümüyle karşısındayım. Ben PKK’nın terör örgütü olduğuna inanan bir insanım. Şimdi gidip onlara sormak lazım. Siz PKK’nın terör örgütü olduğuna inanıyor musunuz? Abdullah Öcalan’ın bebek katili, terörist başı olduğunu söyleyebiliyor musunuz? Lanetliyor musunuz?”

Karadağlı’nın karşı olduğu hususlar bunlar. 

Karadağlı’nın atamasına tepki gösterenleri ‘PKK’lı, Ermeni lobisine mensup, gayrı milli ajan’ diye suçluyorlar’ diyorlar.

El cevap bu suçlamada epeyce bir gerçeklik payı var. Böyle yol izleyenlerin cinsi, cibilliyeti araştırıldığında bu gerçekle kaşı karşı kalınıyor. Bunların içinde Diaspora Ermenileri, Ali’siz Aleviler, PKK’lılar elbette var.

Bu ara bazı sözler dolaşıyor ortalıkta. 

Yok efendim, Karadağlı, yıllar önce DT’nda yer alabilmek için sınava girmiş, ancak bu sınavda başarılı olamamış! 

Yok efendim, Tamer Karadağlı, sınavını geçemediği Devlet Tiyatroları’na nasıl genel müdür olurmuş?

Mış mış da mış mış…

Yücel Erten bu hususta şunları söyleyesiymiş:

“Yanlış hatırlamıyorsam; bir dönemde Devlet Tiyatroları’na sınavla 120 sanatçı almıştık. Adı geçen kişi, o 120 kişi arasına girememişti. Tiyatro sanatı ile pek de ilgisi olmadığı halde, şimdi zembille tepeden inmesi, anlaşılır gibi değildir. Ama çok önemli de değildir.”

Bu hadiseyi kamuoyumuz açısından biraz açıklayalım:

Yücel Erten’in bahsettiği 120 sanatçının alınışı şöyle:

Sanatçıların alımı için CHP geleneğinden gelen ve Ali’siz Alevilerden meydana getirilmiş bir jüri oluşturuluyor. Aynı hususiyeti taşıyan sözüm ona sanatçı adayları(!) da bu jüri tarafından ilerden seçiliyor. Yani malum ilam ediliyor.

Bugün kabiliyeti ve şöhretiyle epeyce mesafe almış Tamer Karadağlı ile alakalı böyle bir demagojide bulunmak gayet yersizdir. Bu çapsızlıktan, ufuksuzluktan, seviyesizlikten, ön yargılı olmaktan başka bir şey değildir.

Mesleği davulculuk olanlarda, çok davul çalanlarda bazen böyle saçmalıklar görülüyor.

Bunca karşı çıkmaların, bunca patırdamaların sebebi uzun yıllardır saltanat sürdükleri ve başka güçlere hizmet ettikleri makamın yerli ve millileşmesidir.

Mevzu sanat değil, saltanat korkusudur.

 

Yorumlar

(6)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Fatih

19 Ağustos 2023 10:45

Türkiye cumhuriyetinde çomak sokmadiginiz,bir yer kaldimi saltanat sizde kalmayacak kindarlar,insanlıktan uzak yaratiklar,siz anladiniz

Ziya

18 Ağustos 2023 23:40

Korkunun ecele faydası olmadığını herkes görecek saltanat gelecek

Mesele

18 Ağustos 2023 22:16

Milli ve yerli olması Karadağlı nın,pkk terör örgütü,bebek katili demesi Yasin Börü ve arkadaşlarının katili selo ya terörist demesi ,.... Bu gayrimüslim teba cumhuriyetle vatandaşlık kazanmış ,olmasaydın olmazdık diyen tebaa yıllarca devletin kurumlarına kendileri hakimdi ve devlete halkın seçtiği Cumhurbaşkanina yalanla iftira atabiliyor,hakaret edebiliyor, düşmanlık edebiliyor Müslüman Türk lere karşı kalpleri kin ve nefretle dolu olan beyaz turkler? Mesele onlar ne Türk nede Müslüman....

Ali

18 Ağustos 2023 19:46

20 yıldır millilesme niçin olmadı.

Selim

18 Ağustos 2023 08:40

Yok ya mevzu tamamen çapsızlık mevzuu,yetersizlik mevzuu,iş bilmemezlik mevzuu,liyakatsizlik mevzuu.Tamer beye karşı özel bir rahatsızlığım yoktur Hatta kendini harcayan furbolcu gibi görürüm kendisini daha kaliteli işlerde olmasını isterdim.Ama anca çocuklar duymasın vs sitcomlarda yazık etti kendini.neyse kendisiyle alakalı sorun şu ki kendisi tiyatro oyunu oynamayı çok yıllar önce bırakmış ve zaten pekte yapmamış.Eh kendisi ziyadesiyle dizi oyunculuğu ve sinema oyunculuğu yapmakta.Ayrıca kendisinin CV sine bakınca yöneticilikle alakalı birşey de yok.Koskoca Devlet tiyatrolarında hiç mi tiyatrocu yoktu sorunları bilebilecek yada hiç mi adam yoktu yöneticilik yapabilecek.Soru ve sorun bu.Hiç dıj güçler iç güçler diye yorulmayın.Sorun gene liyakatsizlik.Size de bunu savunmak düşüyor.

ADİL

18 Ağustos 2023 08:31

KARDEŞİM BOŞUNA KORKMASINLAR BU ÜLKEDE YADA DİĞER MÜSLÜMAN ÜLKELERİNDE BU GİDİŞATLA 500 SENE BÖYLE ŞEYLER OLMAZ

Mustafa Akgün Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle