--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

“Rüşvet alan da veren de melundur”

Mustafa Akgün
Mustafa Akgün
10

 

Türkiye’miz, Kahramanmaraş merkezli bir deprem geçirdi. Buna asrın felaketi denildi. Acısı çok uzun sürecek.

Burada depremle alakalı bazı temel hususları hatırlayalım.

Rüşvet, kul hakkı yemek toplumu çürüten meselelerdir. Yıkılan binaların izni alınırken rüşvet ve kul hakkının yenildiği nasıl da sırıtıyor.

Ahiret gününde herkes bu dünyada yaptıklarının hepsinden hesaba çekilecektir. 

Eğitimde yeni yetişen nesillere Allah öğretilsin, Peygamber öğretilsin, kul hakkının ne olduğu öğretilsin, hesap günü öğretilsin denildiğinde bazı çevreler hop oturup, hop kalkıyorlar. ‘Laiklik elden gidiyor’ diye bas bas bağırıyorlar.

Depremlerde binlerce, on binlerce bina yerle bir oldu.

Binlerce, on binlerce kişi yıkılan binaların altında kalıp can verdi.

Geride gözü yaşlı, içi yanan, acı çeken yüz binlerce, milyonlarca kişi kaldı. Bütün bir millet olarak hepimiz kaldık.

Eğer yapılan binalar kanun ve yönetmeliklere uygun yapılsaydı böyle mi olurdu? On binlerce can gider miydi? Bu on binlerce öleninin katili yıkılacak bina yapan, geçit veren herkestir. 

Fay hattından uzak, zemin etüdü iyi yapılmış, temeli sağlam, kafi miktarda demir ve çimento kullanılmış binalar sapa sağlam duruyor. Onun için TOKİ binaları dimdik ayaktadır.

Japon deprem uzmanlarından Yoshinori Moriwaki bir televizyon kanalında konuşuyordu. Deprem kanun ve yönetmeliklerinin Japonya’da da, Türkiye’de bir birine yakın olduğunu söylüyordu. O zaman Türkiye’de uygulamayı yapan müteahhitler başta herkes sorumlu idi.

Eğitimde Allah, Peygamber, kul hakkı, hesap günü anlatılsaydı böyle mi olurdu? İşin eğitimden kaynaklandığı kolayca anlaşılmaktadır. 

Haram - helal öğretilmeyen, öğretildiği halde uymayan insanlar vurduklarını yanlarına kâr kaldı sanıyorlar. Onlarda ilke şudur:

‘Haram helal ver Allah’ım, garip kulun yer Allah’ım.’

Evet bunlar haram - helal ne bulduysa yediler, yiyorlar.

Kul hakkıyla, beyt’ül malla, rüşvetle, helal kazançla alakalı sayısız hikaye, darbımesel vardır.

Hazreti Ömer’in mum hikayesi malumdur. O hikayeyi anlatarak yüksek makamlara gelmiştir çoğu kimse.

Hazreti Ömer’in geceleyin yanına bir kişi gelir. O kişi hususi iş görüşeceğinden Hazreti Ömer beyt’ül malın mumunu söndürür. Kendi hususi mumunu yakar.

İslâm’da helal kazanç çok mühimdir. Kul hakkı yemenin, haram yemenin hesabı öbür dünyada çok çetin olacaktır. Ahrette hesabın çok korkunç olacağı eğitimde öğretilseydi netice çok daha değişik olurdu. 

Geçmişte toplumumuzda iktisadî ve içtimaî dayanışma sanki bir rüya gibiydi.

Fatih zamanındaki siftah edemeyen esnaf hikayesi bir darbımesel olmuştur. 

Fatih Edirne başşehirken tebdili kıyafetle çarşıda dolaşmaktaydı. Bir dükkana girip, “Yarım batman yağ, yarım batman peynir ve yarım batman bal veresiz” dedi. Dükkan sahibi yarım batman yağı tartıp verdi. Diğer istekler için komşusunu gösterdi: “Sair isteklerinizi de karşı komşudan alasız ağam. O henüz siftah etmedi” dedi. Padişah ikinci dükkandan yarım batman peynir aldı. O esnaf da diğer istek olan balı komşusundan almasını söyledi. 

Fatih Sultan Mehmed Han’ın içinden bir gümbürtü koptu:

“Bu milletteki ahlâkî istikamet yok mu, ona dünyaları fethettirir. Milletin ahlâk-ı sâfiyetine halel getirenleri Allah kahretsin.”

Tarih ince hakikatlerle doludur. 

Endonezya halkı Portekizliler ve Hollandalılar tarafından yüzyıllardan beri sömürülüp duruyordu. Ne zaman oraya Müslüman tüccarlar geldi iş değişti. Müslüman tüccarlar Endonezya halkının mallarını satın alıyor, bedelini de tek bir dinarına kadar ödüyordu. Yerli halk olanlar karşısında yürekten vuruldu. Vahşi kapitalizmin o zamanki temsilcilerinden olan Portekizliler ve Hollandalılardan ayrıldılar. Onlara mal vermediler. Pek çok Endonezyalı da Müslüman oldu. 

Geçenlerde bugün için çok lüks olan bir haber okuduk. 

Diyarbakır’ın Bismil ilçesinin Belediye Başkan Vekili Turgay Gülenç belediye binasının giriş kapısına şu Hadisi yazdırmış:

“RÜŞVET ALAN DA VEREN DE MELUNDUR”

Gelip geçen ibret alsın, rüşvet yoluna sapmasın diye böyle yapmış.

“Yanlış yapan babamın oğlu da olsa gözünün yaşına bakmam” diye de ilave etmiş Başkan.

Çok yıllar önce Ali Nabi Koçak Hoca Sultanbeyli’ye yeni belediye başkanı olmuştu. Bu hadisi kapıya o da astırmıştı o zaman. 28 Şubat sürecinde o yazı kaldırtılmış. 

Abide belediye başkanlarından biri de eski Kütahya Belediye Başkanı Süleyman Canan’dı. Makamında iki telefon vardı. Biri resmî işler için kullandığı telefondu. Diğer hat hususi hattı. Hususi işlerinde kullanıyordu onu.

Sayısız örnekten sadece birkaç tanesidir bunlar. Ola ki ibret alına.

Son not şu olsun:

Hırsızın, rüşvetçinin partilisi olmaz. Onların partisi kasalarıdır.

 

Yorumlar

(10)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

fetösavar

21 Şubat 2023 00:30

chp anadolununu hayırsızıdır... bi hayır gelmemiş, gelmez...

İbrahim Cevahir

21 Şubat 2023 00:06

Çok fazla dezenfektana mı ihtiyaç var?!!?

Haymana lı

20 Şubat 2023 23:37

Mustafa hocam, işte yazı buna denir... Güçlülere göre değil, Allah ın rızasına göre yazmışsınız... İşini sağlam yapmayan müteahhit, kontrollük görevini eksik yapan kamu görevlileri, depremde ölenlerin katilidir... Kalemine sağlık...

Sadık

20 Şubat 2023 22:26

Kapıya asmakla olmaz kalplere yazmak gerekir. 

YILDIRIM BAHADIR

20 Şubat 2023 09:43

RÜŞVET VE YOLSUZLUĞU VE DE TÜMDEN ETİK DIŞI DAVRANIŞLARI ORTADAN KALDIRACAK ŞEY YEREL YÖNETİMLERDE ŞEFFAFLIKTIR. RÜŞVETİN ALASI AVRUPADA VAR. AMA BAKIN NASIL MÜCADELE EDİYORLAR. ÖRNEK: ESTONYA. 3 MİLYONLUK BİR ÜLKE. YIL 2002 İHALELERİN ONLINE YAPILMA ORANI % 2, YIL 2022 BU ORAN % 98! YANİ NE KADAR ŞEFFAFLIK O KADAR AZ MUĞLAKLIK. RÜŞVET VE YOLSUZLUĞU ÖNLEMEK İÇİN SN. CUMHURBAŞKANIMIZIN HİMAYELERİNDE AB DESTEKLİ ÇOK SAYIDA PROJE TAMAMLANDI. AMA UYGULAMAYA AKTARILMASI GEREKEN İLKELER "YEREL YÖNETİMLER ETİK REHBERİ"NDE DURUYOR, KAMU GÖREVLİLERİ ETİK KURULU SAYFASINDAN REHBERİ İNCELEDİM, YEREL YÖNETİMLERDE 426 RÜŞVET KONUSU HİZMET ALANI VAR, BUNLARI ORTADAN KALDIRMAK İÇİN DE 172 ADET UYGULAMAYA AKTARILABİLECEK DETAYDA ÖNERİ VAR. TÜRKİYE BELEDİYELER BİRLİĞİ, ETİK KURUL VE CUMHURBAŞKANLIĞI YEREL POLİTİKALAR KURULU SÜRATLE EL ELE VEREREK BU İLKELERİ ETE KEMİĞE BÜRÜNDÜREREK ÜLKE GENELİNDE BİR KAMPANYA BAŞLATMALI. ÖYLE BAŞKANLARIN TEK TEK KAPILARA AYET HADİS YAZDIRMASIYLA BU İŞ ÖNLENMEZ. RÜŞVETİ ÖNLEYECEK SİSTEM ŞEFFAFLIĞI ESAS ALAN ETİK YÖNETİM SİSTEMİDİR, REHBERİ OKUDUM SİZ DE OKUYUN BANA HAK VERECEKSİNİZ.

Melanet hırkası

20 Şubat 2023 09:20

İzin verilmeyecek yerlere izinlerini, ruhsatlarını veriyor, fazladan imar katlarını veriyor. Kaçak katlara göz yumuyor. Rüşvetin de alıp 77 sülalesini zengin ediyor. Ondan sonra bu adamlara sadece "melun" denilip geçiştiriliyor. Müeyyide nerede? Müeyyidesi; Mel'un. Çok komik değil mi?

ADİL

20 Şubat 2023 09:06

EVET HOCA BİZLERDE MİLLET OLARAK HEP O ALLAH KORKUSU OLANLARI SEÇEREK BAŞIMIZA GETİRDİK DEĞİL Mİ ..

Sinem

20 Şubat 2023 06:40

Eğitimde Allah, Peygamber, kul hakkı, hesap günü anlatılsaydı, haram - helal öğretilseydi, Turkiye boyle soyulur muydu, halkin parasi ic edilir miydi, yuzunuze baka baka bir elinde Kur'an yalan anlatilir miydi, daha neler neler, nereden nereye.

fehmi aktan

20 Şubat 2023 06:09

 rüşvet konusuna girmeye cesaret eden sayın yazarı kutlarım..

Aldı yürüdü

20 Şubat 2023 05:59

28 şubatçılar kapıya asılan "rüşvet alanda verende" yazan tabelayı kaldırttılar ya,,işte ondan sonra ne oldu oldu..rüşvet aldı yürüdü.

Mustafa Akgün Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle