Gençlik Muharrem İnce’ye oy verir mi?

22 Haziran 2018 Cuma

Malum seçimler iyice yaklaştı. Eli kulağında seçimlerin.

Her partinin cumhurbaşkanı adayı vaadlerini sıralıyor. 

Hele CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin vaadlerinin ardı arkası kesilmiyor.

Muharrem İnce’nin gençlere vaadleri çok cazip. 

Yurt dışında eğitim yapacak gençlere on bin adet burs vereceğini vaad ediyor.

Hemen her gence vereceğinden bahsediyor.

Ve daha başka pek çok vaad. Bu vaaadler elbette çok güzel.

Ancak önce şunu hatırlatmak lazım. Meşhur sözdür. “Âyinesi iştir lafa bakılmaz” denir. Acaba Muharrem İnce bu vaadleri gerçekleştirebilecek mi? Muharrem İnce’nin partisi CHP’nin eski Genel Başkanı Deniz Baykal’dı. Malum Türk politika tarihinde insanı küçük düşüren bir iş yaptı. FETÖ çetesince gerçekleştirilen bir kumpasla alaşağı edildi. Bu başka bir mevzu. Deniz Baykal; Belediye, Valilik ve bazı resmî kurumlarca üniversite öğrencilerine verilen bursları kestirdi. Binlerce, on binlerce üniversite öğrencisi burstan mahrum kaldı.

Bunlar ikisi de yani Deniz Baykal da, Muharrem İnce de CHP’nin üst kesimdeki idarecilerinden. Uygulama bu iken vaadler ne derece inandırıcı olur?

İşin bir diğer yönü tarihini ve maneviyatını iyi bilen bir gençlik; tarihine ve maneviyatına karşı olan CHP’ye oy vermez. Muharrem İnce’ye değil batının atölyesinde şekillendirilmiş herhangi bir CHP’liye oy vermez.

Bundan 150 yıl önce Osmanlı Devleti bir Jön Türkler macerası geçirdi. Bu devirde Sultan Abdülaziz, V. Murad ve Sultan II. Abdülhamid Han peş peşe padişah olmuşlardır.

Jön Türklerin meşhurları Agâh Efendi, Şair Ziya Paşa, Ali Suavî, Ebuzziya Tevfik Bey gibi şahıslardı. Daha başkaları da vardı. Jön Türklerin çoğu masondu. Bunlar padişah Beşinci Murad’ın mason olmasında da asıl rolü oynamışlardır.

Derin güçlerin maddî desteğiyle gençler Fransa’da, İngiltere’de eğitiliyor, Osmanlı Devletini nasıl yıkacakları öğretiliyordu.

Jön Türklerden sonra zamanla 1889 yılında İttihat ve Terakki Partisi kuruldu. Yahûdi Emmanuel Karasso İttihat ve Terakki Partisini en fazla himaye edenlerdendi. Bilcümle Siyonist Yahûdi ve Masonlar İttihat ve Terakki Partisinde temerküz etmeye başladılar. 

İttihat ve Terakki Partisinin en başta gelen isimleri ve çarpıcı hususiyetleri şunlardı:

Enver Paşa’nın Polonya’dan göç edip İstanbul’a gelen bir göçmen ailesinin çocuğu olduğunu Mim Kemal Öke, Saraydaki Casus adlı eserinde belirtmektedir.

Talât Paşa Masonlukta 33. dereceye ulaşabilmiş ileri gelen ittihatçılardandır. Ettiği Masonluk yemininin metnine internet aracılığıyla kolayca ulaşmak mümkündür.

Cemal Paşa da karısı Yahûdi olan bir masondu. 

Bu üç İttihat ve Terakki idarecisi zamanında Osmanlı Devleti zorla I. Dünya Savaşına sokulmuştur. Devlet sahip olduğu topraklarının en azından dörtte üçünü kaybetmiştir. Bu parçalanış, İttihatçıların başta bulunduğu 1909’dan 1918 yılına kadar sadece dokuz sene süren kısacık bir sürede olmuştur. Kan ağlamamak mümkün mü?

İttihat ve Terakki Fırkasının kalıntıları Cumhuriyet kurulduktan sonra Cumhuriyet Halk Fırkasının ana gövdesini meydana getirdiler. İttihat ve Terakkinin tortusundan Cumhuriyet Halk Fırkası meydana geldi.

Jön Türklerden İttihat ve Terakki’ye, ondan da Cumhuriyet Halk Fırkasına derinden derine geçiş olmuş. CHP tâ o zamanlardan bugüne kadar vazifesini hassasiyetle, takva ile yürüttü, yürütüyor. CHP idarecilerinin “Afrin’e girmeyelim”, “Apoletlerini sökerim” cıyaklamaları Osmanlı Devletini yıkan o günün İttihatçılarının seslerinin bugünkü yansımalarından başka bir şey değildir.

Muharrem İnce inceden inceye nağmeler düzüyor. Onun o ince nağmelerini gençlik bütün inceliğiyle kavrıyor.

Son 150 senenin tarihini sorgulayan, değerlerine bağlı gençlik CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’ye oy verir mi? 

Elcevap, “elbette hayır”.

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • HukukçuHukukçu1 ay önce
    Sayın Yazarım; Bugün, Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesinde, bir öğrencinin katlettiği hocamızın durumunu öğrenince içim sızladı. Cinayete kurban giden hocamıza rahmet, kederli ailesine başsağlığı diliyorum. Bu fakültede sorunlar olduğunu 4 ay önce bilgilerinize sunmaya çalışmıştım; ama ne yazık ki, beni dinleyen olmadı, ciddiye alınmadım. Evet, ne yazık ki, bugün bir değerli asistan kardeşimiz, bir öğrenci tarafından katledildi. Yazık, bin Yazık! 4 ay önce yazdıklarım hala Sayın Merve Kavakçı'nın yazısının altında durmaktadır. O yazıda şunları yazmıştım: "...Sayın Cumhurbaşkanımız; Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesindeki öğrenci kıyımına müdahale edip, kıyımı durdurmanızı, saygılarımızla, istirham ediyoruz..." Evet, aynen böyle yazmıştım. Keşke dinlenseydim, öğrencilerimizle hocalarımızın sorunlarına el atılıp, kucaklanmaları sağlansaydı ve bütün kalbimle kınadığım bu cinayet yaşanmasaydı.
  • Yaşlı DoçentYaşlı Doçent2 ay önce
    Sayın Cumhurbaşkanımız; Doçent olduğumuz gün, emsallerimiz hangi dosya ile Profesör oluyorlarsa, biz de aynı dosya ile Profesör olmak istediğimizi; deneyim kazanmanın murad edildiği 5 yıl Doçentlik kadrosunda boşuna kalmak istemediğimizi; 5 yılın 5 katından fazla Üniversitemizde öğretim elemanı olarak çalışıp, 10 binlerce öğrenci mezun edip deneyim kazandığımızı; Üniversitemizde Doçentlik kadrosunu almak için gerekli olan puanın 5 katından fazla bir puanla Doçentlik kadrosunu aldığımızı; emeklilik yaşımızı geride bırakıp ömrümüzü verdiğimiz Üniversitemizde, Profesör olmak için 5 koca yıl beklemememiz gerektiğini; dosyası dolu ama ömrü de dolu Yaşlı Doçentler olarak, Profesör olmak için, zaman sınırı olmadan, dosyamızı Doçent olduğumuz Üniversitemize sunmamıza kapı aralamanızı sizden istirham eder, saygılarımızla taleplerimizi arz ederiz: A-) 1-5 yıl öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent 5 yıl sonra Profesör olabilmelidir. B-) 5-10 yıl öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent 4 yıl sonra Profesör olabilmelidir. C-) 10-15 yıl öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent 3 yıl sonra Profesör olabilmelidir. D-) 15-20 yıl öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent 2 yıl sonra Profesör olabilmelidir. E-) 20-25 yıl öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent 1 yıl sonra Profesör olabilmelidir. F-) 25 yıldan fazla öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent hemen Profesör olabilmelidir.
  • Yaşlı DoçentYaşlı Doçent2 ay önce
    Sayın Cumhurbaşkanımız; 25-30 yıl boyunca Üniversitelerde öğretim elemanı olarak çalışmış; 10 binlerce öğrenci mezun etmiş; 50 yaşlarını çoktan geride bırakıp emeklilik aşamasına gelmiş Yaşlı Doçentlerin, Profesör olabilmek için, 5 koca yıl beklemelerine gerek olmadığına karar vermenizi, Yaşlı Doçentler olarak, sizden istirham eder, saygılarımızı arz ederiz.
  • HukukçuHukukçu4 ay önce
    Sayın Cumhurbaşkanımız; Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesindeki öğrenci kıyımına müdahale edip, kıyımı durdurmanızı, saygılarımızla, istirham ediyoruz.
  • Hasan BaysalHasan Baysal7 ay önce
    Bu kadar gerzekçe bir yazı için ne kadar eğitim aldın? büyüyünce ne olacağı malum tosuncuk, ha nasıl bir yetenek(!) bu böyle bulunmaz hint kumaşı misali.
  • GulferGulfer7 ay önce
    Ulkemizin gelecegi daha guzel olacak yeterki istikrari bozmayalim genclerimizide 15 temmuzda gorduk Allahim esirgesin 24 haziranda devamini bekliyoruz insaallah
  • Cevdet OzCevdet Oz7 ay önce
    25 Haziranda gorusuruz...
  • Garip Bir YolcuGarip Bir Yolcu7 ay önce
    Kendini bilen genç İnce'ye oy vermez ama şu anda sokağa çıkın gençlik zevk ve safa peşinde
  • BATI EZİĞİ MİKSERLERDEN ALLAH HERKESİ KORUSUNBATI EZİĞİ MİKSERLERDEN ALLAH HERKESİ KORUSUN7 ay önce
    MUSTAFA BEY YORUMUNUZ İÇİN ALLAH RAZI OLSUN.MİLLİ ŞUURLU 15 TEMMUZ GENÇLİĞİ CUMHUR İTTİFAKINA OY VERECEK. FETÖ PKK-HDP-CHP DESTEKLİ İP E,SAADET E OY VERMEK AKLI OLAN TÜRK VE MÜSLÜMAN GENCE ÖLÜMDEN AĞIR GELİR.
  • Faik HaytaFaik Hayta7 ay önce
    Peki sence senin tarif ettiğin gibi bir gençlik mevcut mu? El-cevap: elbette hayır. O zaman sen bu yazıyı niye yazdın?
  • vatan sana can fedavatan sana can feda7 ay önce
    Mustafa Bey kaleminize sağlık. Peki sizce gençlik ne yapmalı? Yıllardır uğramadığımız hakaret kalmadı. Zamanında öğrenciyken okulumuzda fetöcüler vardı çok şikayetçiydik o zaman haksızlığa çok uğradık. Sorular da veriliyordu onlara, okulda kadro da garantiydi ama o zaman biz bunları dile getirdiğimizde kötü oluyorduk hain oluyorduk. Şimdi bakıyorum bizim yıllardır ne hainliğimiz kaldı ne çapulculuğumuz kaldı, hayır diyen teröristtir gibi aşağılık söylemlere bile maruz kaldık. Ben 29 yaşında bir bayanım, babam çok şükür harama dokunmadan beni okuttu, iyi kötü bir iş buldum çalışıyorum. çok şükür. yalan bilmem, vergimi borcumu zamanında öderim, çevremi kirletmem kapımın önünü süpürürüm. karşımda kim olursa olsun dinli dinsiz başı açık kapalı yardıma ihtiyacı olana koşarım, insan ayırmam. kardeşim olmadığı için tek çocuk olduğum için de herkesi kardeşim bellerim. sorarım size ben bu karakterle nasıl hain, nasıl terörist , nasıl çapulcu etiketi yiyebiliyorum? Bu gençlik ne yapsın Mustafa Bey? Yaşım 29 olmuş, bu ekonomiyle bu gelecek kaygısıyla vatana hayırlı olur mu acaba diye düşünüp çocuk sahibi olmaktan anne olmaktan bile mahrumum. Sayın yazar, lütfen bunu da kaleme alın. Ona oy vermez , buna veremez. Bu gençlik ne yapsın?
  • namık demirnamık demir7 ay önce
    verir sen canın vermesinler istiyorsun diye vermiyeceklerinimi sanıyon