• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mustafa Akgün
Mustafa Akgün
TÜM YAZILARI

15 Temmuz’da kadın şehîdeler

12 Temmuz 2021
A


Mustafa Akgün İletişim: [email protected]

15 Temmuz 2016’da olan darbe girişiminde 251 şehîd verdik. Binlerce de insanımız yaralandı, gazi oldu. Tarihimizde savaşlarda esas gücü askerimiz meydana getirmiş, bilfiil onlar savaşmıştır. Şehîd ve gazi olmuşlardır.

Ancak kadın ve çocukların da savaşa bizzat katıldığı olmuştur. Hattâ bunların bir kısmı şehîd bile olmuştur.
Kadın kahramanlarımızdan Erzurumlu Nene Hatun, Kastamonulu Şerife Bacı hep ilk akla gelenler olmuşlardır.
Çocuklardan da Bağdat Seferine katılan, adına “Genç Osman” türküsü yakılan Genç Osman da ilk hatırlananlardandır. Çanakkale Savaşlarında İngiliz gâvuruna kâbuslar yaşatan 13 yaşındaki Gönüllü Bombacı da isimsiz kahramanlar arasında yer almıştır.

15 Temmuz darbe teşebbüsünde de böyle olmuş, kadınlardan ve çocuklardan bazıları şehîd düşmüştür.
Bu büyük savaşın yıldönümünde bütün şehîdlerimizi olduğu gibi, kadın ve çocuk şehîdlerimizi de anmak vefa borcumuz olacaktır. Allah onlara gani gani rahmet eylesin.
Burada kadın şehîdelerimizin hepsinin ismini zikretmeyi bir vazife, bir vefa borcu olarak göreceğiz. İsimlerini tek tek zikredeceğiz.
15 Temmuz’daki kadın şehîdelerimiz şunlardır:


Ankara Özel Kuvvetler Dairesi (ÖKD) 15 Temmuz gecesi mücadelenin en amansız olduğu yerlerden biriydi elbet. Haliyle en çok şehîd verilen yerlerin başında geliyordu ÖKD. Dolayısıyla en fazla kadın şehîde de burada verilmişti. 15 Temmuz’da şu kadın şehîdeler verilmişti orada:
ÖKD’nde çalışan Seher Yaşar, komiser yardımcısıydı. Ankaralıydı. Seher vakti, günün kalbi demekti. Seher Yaşar, Sincan-Bacı’dandı.
Demet Sezen de polis memuruydu ve o da aslen Ankaralıydı. Demet Sezen, Ayaş-Evci’dendi.
Bu iki Ankaralı şehîde sanki Ankaralı olmayan şehîdlere hane sahipliği yapıyordu.


ÖKD’nde iki de Kayserili şehîde vardı kadın şehîdeler arasında: Cennet Yiğit komiser yardımcısıydı. Sözlüydü, nişan yapacaklardı. Bünyan-Doğanlar’dandı.
Kübra Doğanay da komiser yardımcısıydı. O da Yeşilhisar-Mahmudiye’dendi.
Gülşah Güler da komiser yardımcısıydı. Hataylıydı. Kırıkhan-Kazkeli’ndendi.
Bu son üç şehîde yakın arkadaşlardı. Cennet Yiğit, Kübra Doğanay ve Gülşah Güler günlük hayatta birbirlerine çok yakınlık, çok sevgi gösterirlerdi. Üçü beraber şehîde olmuşlardı. Cennet yolculuğuna da üçü beraber çıktılar.


Sevda Güngör; Adana-Karaisalı, Çatalan’dandı. Polis memuruydu. Gülşah Güler’le hemşeri sayılırdı. Adana ve Hatay yan yana illerdi.
Zeynep Sağır da ÖKD’nde şehîde olanlardandı. Komiserdi. Adıyaman-Kahta’dandı.
Yıldız Gürsoy da Ankara’da verdiğimiz şehîdelerdendi. Çaycılık yaparak hayatını kazanmaya çalışıyordu. Aslen Yozgat, Sarıkaya-Tepedoğan’dandı.
15 Temmuz’da Ankara’dan başka İstanbul’da da verdiğimiz kadın şehîdeler vardı elbet.
Aslen Kastomunulu olan Ayşe Aykaç onlardan biriydi. Ev hanımıydı. Cide-İshakça’dandı. Kastamonu, Çanakkale Savaşlarında en çok şehîd veren diyarlarımızdandı. Meşhur türküyü onlar yakmışlardı:


Çanakkale içinde vurdular beni
Ölmeden mezara koydular beni
Ooff!... Gençliğim eyvah…


Sevgi Yeşilyurt Samsun-Alaçam, Yeniköy’dendi. Muhasebecilik yapıyordu. Oğlu Sadık da bu mücadelenin içindeydi.
Ardahanlı Türkmen Türkan Tekin İstanbul’da şehîde olanlardandı. Ardahan merkeze bağlı Lehimli’dendi.
Vatan deyince kadınların sevgisi daha bir kabarır. Daha bir coşar.


Millet deyince daha bir gayyur olur kadınlar. Kimseye söz söyletmez milletine.
Kadınların yavrusuna karşı merhameti ve sevgisi kelimelerle anlatılacak gibi değildir. Allah’ın Rahim sıfatından zerreler düşmüştür onların kalbine.
Ankaralı polis Demet Sezen kavgaya girerken oğlu Hüseyin’i bir arkadaşına emanet ederek gitmişti. Körpecik yavrusunun sütünü arkadaşı içirecek, o uyutacaktı. Yavrusunu vatansız bırakmamak için vatan savunmasında şehîde oldu Demet Sezen.


Kastamonulu Ayşe Aykaç dört çocuk anasıydı. Evlatlarının her biri yüreğinden bir parçaydı Ayşe Aykaç’ın. Yavrularını vatansız bırakmamak için, vatanını vatansızlara kaptırmamak koştu gitti. Başında şehadet sevdası tütüyordu. Sonunda muradına erdi. Öyle bir kadındı ki taşıdığı yüreğin büyüklüğü anlatılır gibi değil. Bu yüreğin bir atışı nice vatansızları dize getiriyordu.
Samsunlu Sevgi Yeşilyurt oğlu Sadık’la beraberdi CIA ve MOSSAD’ın adamlarıyla savaşa girdiğinde. O hal üzereyken şehadete ermişti Sevgi Yeşilyurt. Şehadet şerbetini içmiş, yemyeşil bir yurt olan cennetlere doğru uçup gitmişti. Kızı da sekiz aylık hamileydi. Bebek doğduğunda ona Ömer Halisdemir adını verdiler.
Ardahanlı Türkmen Türkan Tekin küçük kızına Sümeyye adını vermişti. Sümeyye, Ebûcehil’in büyük bir hınçla şehîd ettiği ilk İslâm şehîdesiydi. Onun putları bırakıp İslâm’a inanması Ebûcehil’i çileden çıkartıyor, delirtiyordu. Dayanamayıp Sümeyye’yi şehîd etmişti. Türkmen Türkan Tekin de muradına ermiş, o gece Hakk’a yürüyen şehîdlerle beraber kanatlanıp uçmuştu. Kızına adını verdiği şehîde sahabe Sümeyye’nin diyarına doğru.


Zeynep Sağır, oğulları Doğukan Nazım ve Emir’e şehîd oğlu olma şerefini yaşatmıştı. Onlar bir şehîdenin oğulları olmak payesine ermişlerdi.
Şehîdelerden Yozgatlı Yıldız Gürsoy’un oğlu Eray yirmi yaşındaydı. Delikanlılığa yeni adım atmıştı. Annesi şehîde Yıldız Gürsoy’un kalbinde bambaşka bir yeri vardı elbet.
Erkek, kadın ve çocuk bütün şehîdlerimize rahmet olsun.
Allah onları cennetiyle, cemaliyle şereflendirsin. Amin.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ali Hoca

Mekanları cennet olsun inşallah. Yakınları ne kadar gurur duysa azdır.

Lafzi müennes, izafi müzekker

Şehîde diye bir kelime yok! Ha, bizim millet "Yaşar' dan" bile "Yaşariye" üretir o başka!
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23