• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Murat Alan
Murat Alan
TÜM YAZILARI

Nedir bu çoğunluğun azınlıktan çektiği?

26 Şubat 2026
A


Murat Alan İletişim: [email protected]

Nedir bu çoğunluğun azınlıktan çektiği?
MURAT ALAN

Türkiye’nin toplumsal dokusu apaçık ortada..

Nüfusun kahir ekseriyeti Müslüman. Ramazan ayı, bu milletin ruhunda, geleneklerinde, vicdanında derin kökler salmış bir miras. 

Paylaşma, dayanışma, merhamet ve adalet gibi değerler, hele bu ayda zirve yapıyor. 

Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Maarifin Kalbinde Ramazan” temalı etkinlik genelgesi de tam bu ortak mirası gençlere aşılamayı amaçlıyor. Katılım tamamen gönüllü; zorlama sıfır. Öğrenciler iftar sofralarında bir araya gelecek, yardım kampanyalarına omuz verecek, belki cami ziyaretleri yapacak..

Hepsi kültürel ve manevi uyanış için.. Ama ne oluyor? Bu masum adım, bir avuç gürültücü azınlık tarafından saldırıya uğruyor..


İşte patlıyor o malum bildiri..


168 imzalı “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” rezaleti. 

İmzacılar arasında akademisyenler, sanatçılar, sendikacılar..

Ne ararsan var..

Güya aydın tayfası. Metin, genelgeyi “asimilasyon girişimi”, “tekçi Sünni-İslam dayatması”, “Anayasa’ya aykırı” diye yaftalıyor. 



İdeolojik eğitim sendikaları ortak bildirilerle veryansın ediyor..

“Fişleme belgesi”, “laik eğitim ayaklar altına alınıyor” diye feveranlar. 

Alevi federasyonları “mezhepçi” diye saldırıyor. Bazıları “şeriatçı kuşatma” diye haykırıyor, sanki ülke elden gidiyormuş gibi. 

MEB Bakanı Yusuf Tekin, “Kimin gerici, kimin yobaz olduğunu göreceğiz” diyerek dava açtıklarını söyledi..

Bakın görün, nasıl kıvıracaklar..

Kimisi “ben bildiriyi görmedim bile” diyecek, bazısı “metin bu değildi değişmiş” şeklinde kıvıracak.


Bir tanesi çıkıp, “evet biz hepinize, Türkiye Cumhuriyetinde yaşayan milyonlara yobaz, gerici, örümcek kafalı dedik” diyemeyecek.


 Şimdi soruyorum, nedir bu çoğunluğun bu azınlıktan çektiği rezillik?

Nüfusun ezici çoğunluğu Müslüman olan bir ülkede, Ramazan’ı okulda anmak yaşamak neden “gericilik” damgası yiyor da, Noel ağaçları dikmek, Cadılar Bayramı kostümleri giymek “sevimli kültürel şov” diye alkışlanıyor? 

Bu çifte standart değil de nedir? 

Yahu sizler değil misiniz, diploması iptal edilen, hırsızlıktan tutuklu adamı okullarda anıp, binlerce liseli genci eylem yapmaya teşvik eden?

Günlerdir gazetemiz Akit’in manşetinden bu pespaye güruhu rezil ediyoruz.. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’da AK Parti Grup Toplantısı’nda bu kepazeliğe sert çıktı..

MEB’in genelgesini “doğrudur, yerindedir, hukukidir” diye savundu. 


Etkinliklerin anayasal dayanağı olduğunu vurguladı ve o bildiriye imza atanları yerden yere vurdu..

“Bir kısım yobaz çıktı, o bayat ‘laiklik elden gidiyor’ şarkısını söyleyen, zehir saçan, baştan aşağı millete nefret kusan o malum bildirilerini yayınladı. Dertleri laiklik değil, hiç de olmadı. Bunların derdi laiklik değil, bu milletin ta kendisi” dedi Erdoğan.

Bakan Yusuf Tekin’e sahip çıkarak, bu etkinliklerin çocukların milli ve manevi değerleri içselleştirmesi için olduğunu haykırdı. “Okul bahçelerinde yavrularımızın ilahi söylemesinden kimse rahatsız olmamalı, bu fotoğraf gerçek Türkiye fotoğrafıdır” diyerek toplumun nabzını tuttu. 

Hakk’a tapan milletimizin istiklaline dil uzatanlara da resti çekti, “Hiç kimse el uzatamayacak, dil uzatamayacak!” dedi. 

Bize yıllarca bu tipi tipler, “laiklik dinsizlik değil canım, inanç özgürlüğünün koruması için bir gereklilik. Devlet eşit bakar tüm inanç gruplarına” demedi mi? 


Azınlıklar okullarında vur patlasın çal oynasın modunda ama çoğunluk?!

Toplumun ezici çoğunluğunun inancını yok saymak, kültürel mirasını ve dini değerlerini eğitimden kazımak mı laiklik? 

Yoksa tepeden inmeci bir sekülerizmle çoğunluğu ezercesine bastırmak mı asıl Anayasa’ya ihanet? Laiklik, azınlığı korurken çoğunluğu da ezer mi? 

Bu ne cüret, ne hadsizlik!

Sizin ne olduğunuzu, neyi arzuladığınızı biz çok iyi biliyoruz..

Mücadelemiz sizinle kıyamet gününe kadar da devam edecek..

“Laiklik” maskesi altında bu milletin evlatlarını boğamazsınız..


Türkiye’nin geleceği, gençlerimizi milli ve dini değerlerimizle nakış gibi işlemekten geçiyor. Ramazan’ı kutlamak, bayram etmek, paylaşmak, bunlar bizi parçalayan değil, çelik gibi birleştiren unsurlar. Çoğunluğun sesini bastırmaya çalışan o küçük, gürültücü, nefret dolu azınlığa rağmen, toplumun vicdanı dimdik ayakta. 

Ve o vicdan haykırıyor..

Ramazan bizim hem kutsalımız hem de ortak mirasımızdır, okullarda da yaşayacak, yaşatılacak! Kimse bu milletin inancına pranga vuramaz! Selametle..

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23