• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Murat Alan
Murat Alan
TÜM YAZILARI

“İBB davası çöktü!”

03 Nisan 2026
A


Murat Alan İletişim: [email protected]

“İBB davası çöktü!”

MURAT ALAN

İşletmecisi firari Halk TV, T24, Bianet ve diğer yandaş korosu yine aynı şarkıyı söylüyor..

“İBB davası çöktü, itirafçılar ifadelerinin baskı altında alındığını söyledi!” 

Şaşkınlık içindeyim dosyanın bel kemiğini oluşturan Ertan Yıldız, Adem Soytekin ve Ali Nuhoğlu gibi üst düzey isimler ifadelerini geri mi çekti acaba diyorum..

MASAK raporları, HTS kayıtları, banka hareketleri, ihale belgeleriyle örtüşen ifşaatlar çöp mü artık?

Şaşırmayın, tabii ki değil.. 


Vedat Şahin denilen alt seviyede bir sanık ifadesini geri çekmiş.. Şahin’e döneceğiz ama hatırlamakta fayda var, ne demişti Ekrem’in sağ kolu Ertan Yıldız, Adem Soytekin ve Ali Nuhoğlu..

İşte en çarpıcı örnekler (soruşturma aşamasındaki ifadelerinden kısa ve doğrudan alıntılarla):


Adem Soytekin (“İmamoğlu’nun kasası” olarak anılan ASOY İnşaat sahibi)

-İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan ve yakınları aracılığıyla operasyon öncesi uyarıldığını; paraların “güvenli evlerde” saklandığını, yurt dışına (İspanya, Londra) kaçırıldığını anlattı. Cezaevinde kendisine “Adem dik dur, bizi satma” şeklinde notlar iletildiğini, el yazısıyla İmamoğlu’na ait olduğu öne sürülen notlarla susturulmaya çalışıldığını iddia etti.


-KİPTAŞ projelerinde dairelerin CHP’lilere ve yakın çevrelere ayrıldığını; belirli firmalardan nakit ödemeler (örneğin 500 bin dolar) ve lüks araçlar alındığını detaylandırdı. 

Ali Nuhoğlu (Nuhoğlu İnşaat sahibi)

-Sarıyer Emirgan’daki 3 villayı (değeri yaklaşık 50 milyon dolar olduğu iddia edilen) İSKİ’den gelen paralarla aldığını; ardından bu taşınmazları İmamoğlu İnşaat’a yalnızca 15 milyon TL + Beylikdüzü’nde bir villa karşılığında devrettiğini beyan etti. Ödemelerin İSKİ alacakları üzerinden kurgulandığını; kapalı poşetlerle elden dolar teslimatları yapıldığını; devir sözleşmesine ayrıca 87 milyon TL’lik “belirsiz cari borç” kalemi eklendiğini anlattı.

Sisteme yaklaşık 4 milyon 336 bin dolar aktardığını, kendisine komisyon dayatıldığını ifade etti. Villaların mali ve muhasebe süreçlerinin İmamoğlu İnşaat yetkililerince yürütüldüğünü söyledi.


Ertan Yıldız (İBB İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanı, İmamoğlu’nun yakın danışmanı)

-İhalelerin “örgüt” adına yönlendirildiğini; kazanacak firmaların önceden belirlendiğini; ihale bedelleri üzerinden “sistem payı” adı altında rüşvet kesintisi yapıldığını ve bu paraların aracılar (çantacılar) üzerinden toplandığını anlattı. Hak ediş ödemelerini hızlandırmak isteyen firmalardan ayrıca rüşvet talep edildiğini belirtti.


-Capacity AVM’den 5 milyon Euro rüşvet talep edildiğini (deprem dayanıklılığı üzerinden encümen kararı tehdidiyle) ve bu talep karşılanmayınca 197 milyon lira ceza kesildiğini ileri sürdü. İştirakler içinde kurulan bir koordinasyon ekibiyle tüm sürecin merkezi şekilde kontrol edildiğini ifade etti.

Peki, bu itiraflar yalan mı?

Savcılık bu beyanları “yetersiz” diyerek kenara mı koydu?


Tam tersine; bu ifadeler “örgüt yöneticisi” düzeyindedeğerlendirilmiş, tahliye kararlarında (ev hapsi veya adli kontrol) dikkate alınmış ve iddianamenin temelini oluşturan unsurlar arasına girmiş. Üstelik anlatımların; para transferleri, HTS kayıtları, faturalar ve ihale dokümanları gibi maddi delillerle örtüştüğü saptanmış.

Geri çekilen Vedat Şahin veya Murat Kapki gibi isimlere gelelim. Hani şu fonlu medyanın “ifadelerini çektiler dava düştü” dedikleri elamanlara.. 

Bu isimler cezaevindeyken ek ifade vermek istemişler, savcılık “hay hay” deyip dinlemiş..

Sonra karar vermiş, “yeni delil üretmeyen, kendisini aklamaya dönük” olarak nitelendirmiş.

Yani bu elemanların ifadeleri dikkate alınmamış, pişmanlık hükümleri de uygulanmamış. 


Peki CHP medyası neden sadece zayıf halkaları büyütüyor?

Çünkü asıl itiraflara cevap veremiyorlar..

“Yolsuzluk yok” diyemiyorlar.. “İhaleler temiz” diyemiyorlar..

“Para akışları normal” diyemiyorlar.. Tek sığındıkları alan algı operasyonu.

“Bir itirafçı daha ifadesini geri çekti, dava bitti!”

Oysa gerçek tablo bambaşka..


Yaklaşık 76 etkin pişmanlık beyanı var. Ancak dosyayı taşıyan esas kolonlar; Yıldız, Soytekin ve Nuhoğlu gibi isimlerin detaylı ve iç tutarlılığı olan anlatımlarıdır.

CHP medyasının küçümsemeye çalıştığı “etkin pişmanlık” kapsamındaki bu ifadeler, savcılık tarafından bizzat “örgüt yöneticisi” statüsünde değerlendirilmiş ve haklarında resen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması talep edilmiştir.

Bu ne demek?

Mahkeme, bu beyanları sadece dinlemekle kalmayacak; samimiyet, çelişki ve maddi delillerle uyum açısından tek tek tartacak.

Zayıf ifadelerin geri çekilmesiyle bu dosya çökmez.


Vedat Şahin’in “baskı altında ifade verdim” sözlerine değil; Ertan Yıldız’ın anlattığı “sistem payı” mekanizmasına, para akışlarına ve somut kayıtlara odaklanacak.

Ertan Yıldız, Adem Soytekin ve Ali Nuhoğlu’nun detaylı, somut ve belgelerle desteklenen beyanları ortadayken “dava çöktü” diye bağırmak; sadece bir savunma refleksi değil, hırsızlığı örtme çabası, yetim hakkı yiyeni aklama çabasıdır. 

Bekleyin görün, mahkeme hükmünü, gürültüye göre değil; dosyaya göre verecek. 

Selametle.. 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23