• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Murat Alan
Murat Alan
TÜM YAZILARI

40 sene önce kaybedileni bulalım da.. 5 sene öncekine gerek yok mu?

26 Mayıs 2024
A


Murat Alan İletişim: [email protected]

Cumartesi Annelerinin sesini duyalım tabii ki!..

Cumartesi Annelerini hatırlarken, Diyarbakır Annelerini de unutmayalım!..

Ve ayrıca Cumartesi Annelerinin çocuklarından hiçbirinin, AK Parti Hükümetlerinin iktidar olduğu dönemde öldürülmediğini de aklımızdan çıkarmayalım!..

Bugün büyük kısmı rozet takma törenleriyle CHP’ye katılan ya da parti kurup CHP’yle ittifak yapan siyasi aktörlere bakın..

Onların Adalet Bakanı, İçişleri Bakanı, Başbakan Yardımcısı olduğu veya yüksek yargının tepesinde bulunduğu 90’lı yıllardaki icraat ve açıklamalara bakın..

Cumartesi Annelerinin çocukları için “bakmayın siz bunların numaralarına, çocukları gündüz sivil, gece teröristti” diyorlardı..

Şimdi hem kendileri hem de kitleleri bir mutabakat yaptıkları için ses etmiyorlar..

Bazen aralarından çıkan çatlak seslere de hemen kapıyı gösteriyorlar. 

Cumartesi Annelerinin çocukları, o dönemin egemenlerinin iddia ettiği gibi gerçekten de terörist mi? 

Bunu birkaç tekil vaka hariç bilme imkanımız yok..

Hangi istihbaratla, nasıl bir delilli bu kanıya varılmış anlayamıyoruz..

Hoş bilsek bile ne değişir?

Devlet dediğimiz güç ve onun ete kemiğe bürünmüş elemanlarının görevi, PKK’lı olduğu iddia edilen kişileri beyaz toroslarla evlerinden alıp, işkenceyle öldürmek ve cesetlerini de asit çukurlarında eritmek değildir.

Suç saptanırsa resmi şekilde gözaltına alıp, yargıya teslim etmektir.

JİTEM, Gladyo, Derin Devlet…

Adı ne, üyeleri kimlerden oluşmuş olursa olsun fark etmez. 

Bu duruma hep birlikte ses yükseltelim.. 

Ama dedik ya bahsedilen adam kaçırma ve faili meçhullerin hiçbiri AK Parti iktidarı döneminde yaşanmadı..

90’lı yıllarda gerçekleşen ve tarihi fark etmeksizin soruşturulması gereken hadiseler..

AK Parti döneminde, son 5-15 yıl içinde dağa kaldırılan başka insanlar var!..

Ve daha da korkunç tarafı, kaçırılan ya da kaybedilenlerin büyük bölümü çocuk..

İşin ironik tarafı da, kaçırılan bu çocukların anneleri, Cumartesi Annelerinin eylemlerini organize eden HDP ve tabela partilerini adres gösteriyor.

İsimler veriyorlar..

“HDP yöneticisi şu kişi, evladımı il binasına götürdü. Oradan kızım dağa kaldırıldı”, “Piknik adı altında organize edilen program sonrası oğlum bir daha geri gelmedi, işin peşine düşürsem öldürülmekle tehdit edildim” diyorlar..

Bu eylemlere ve açıklamalara Cumartesi Annelerine destek verenler ne diyor?

HPD ne diyor?

“Bonlar TC’nin ajanları”, “bonlar satolmoş hayınlar” 

CHP, Diyarbakır Annelerinin hakkını hukukunu korumak için kaç eyleme katılmış?

CHP Genel Başkanlarından hangisi o annelerin çadırını ziyaret edip dertlerini dinlemiş?

Mesela Diyarbakır Annesi Fadime Aksu..

Oğlu Eren için eylem yapan anne Aksu, “Oğlumu 10 sene önce kandırdılar ve o tarihten bu yana kendisinden haber alamıyorum. PKK ve HDP’ye çocuğumu yem etmeyeceğim. Oğlum devletimiz, güvenlik güçlerimiz var. Kaçın gelin. Güçlü devletimiz var” diyor. 

Oğlu Ramazan’ı anlatan Mevlüde Üçdağ ise kaçırılma eyleminin 2015 yılında gerçekleştiğini söylüyor.

Evladının kandırılarak dağa götürüldüğünü belirtiyor. 

İsimler veriyor..

Kim bu çocukları Kandil’e götürmüş?

Sormayalım mı?

Kalkın HDP’liler..

Ses verin DBP’liler..

Hiçbir şey yapamıyorsanız, bildiğiniz en iyi işi yapıp AK Parti Hükümetine sallayın.. 

“Sorumlusu AKP’dir” falan deyin..

 “Kaybedilen bu çocukları AKP bulmak zorundadır” ifadesini kullanın..

Buna bile razıyız..

30-40 yıl önce yaşananlarla ilgili hesap soruyorlar..

“PKK’lı” denilerek evlerinden alınan insanların kaybedilmesinin faturasını o tarihte var olmayan AK Partiye kesiyorlar..

Ama daha 3-5 sene önce yaşanan adam kaçırma eylemlerinden bahsedilmesini istemiyorlar.

O çocukları kaçıran çakalların kim olduğunun bilinmesini, soruşturulmasını, faillerin tutuklanmasını hazmedemiyorlar. 

Maalesef bizim arkadaşlarımız da kimi zaman eziklikle..

Bazen karşı cenahın oluşturduğu konfor ortamından istifade etmek için..

Çoğu zaman da fikir yoksunluğu nedeniyle kendilerini ziyarete gelip destek isteyenlere bu soruları soramıyor..

Makul ve ahlaki bulmasam da onları da anlayabiliyorum!..

Diyarbakır Annelerinin sesini duyup, bölücü örgütün şehir eşkıyaları tarafından sindirilmemelerini sağlayan kimdi?

Türkiye Cumhuriyeti tarihinin gelmiş geçmiş en etkili İçişleri Bakanı Süleyman Soylu..

Ona nasıl topluca nefret kustuklarını görünce yutkunuyor olabilirler. 

Sanırım bunları yazıp konuşmakta, Hasan Karakaya ve Mustafa Karahasanoğlu gibi kalem savaşçılarının dizinin dibinde yetişmiş birkaç deliye kalıyor. 

Yine, yeniden ve hep aynı şeyi söyleyeceğim!..

30-40 sene önce evlatları kaybedilen Cumartesi Annelerinin sesi olalım ama daha dün çocukları dağa kaldırılan Diyarbakır Annelerine kör kalmayalım..

Selametle..

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Pusula

Sol medya cumartesi annelerini savunuyorsa bu işte bir bit yeniği vardır.Ama sol medyanın diyarbakır annelerini savunduğunu hatta şehit annelerini savunduğuna hiç şahit olmadım.

Ahsen

Doğru da ;Özlem ablaya ne diyelim. " O kimden"
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23