Şimdi Gülen için malikânede ters dönüp debelenme vakti!
Aslında bizim memlekette başka şey derler ama.. Hadi biz keçi diyelim...
Keçinin uyuzu, suyun gözesinden içermiş...
Nerede para, Paraleller orada.
Nerede avanta, barkodlu beslemeler orada.
İşte Fahri Konsolosluklar da bazı Gülenistlerin, yapışıp vantuzladığı “göze”lerden biriydi.
Ahmet Davutoğlu’nun Dışişleri Bakanı olduğu dönemde, “görevden alınması” için “uyuzlanan”ların, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aleyhinde sinsice muhalefet yürütenlerin, Hakan Fidan’a düşmanca musallat olanların yuvalandığı faaliyet alanlarından biriydi... Gülenistlerin çiftliği...
Peki, bakalım bu fahri konsolosların avantajları nelerdi?
“Bir fahri konsolos Türkiye’nin de imzasının bulunduğu Viyana Sözleşmesi’ne göre yarı diplomat olarak görev yapıyor.
• Fahri konsoloslar şayet askerlik yapmadan bu görevi almışlarsa, askerlikten muaf oluyorlar.
• Fahri konsolosların devletten koruma talep etme hakkı bulunuyor.
• Bulunduğu kentte A sınıfı protokolde yer alabiliyor.
• Ülkelerin ikili görüşmelerinde resmi olarak yer alabiliyor.
• Konsolosluk araçlarına verilen yeşil plaka sahibi olabiliyor.
• Havaalanlarındaki VIP bölümünü kullanabiliyorlar.
• İsterlerse kırmızı pasaport alabiliyorlar.
•İkamet ettiği gayrimenkule konsolosu olduğu ülkenin bayrağını asarsa, orası için de koruma talep edebiliyor.
• Fahri konsolosluk olarak adres gösterilen yer ikametgâh adresi de olsa, tüm evrak ve dokümanların dokunulmazlığı bulunuyor.
Gülenistlerin, Fahri konsolosluklara ne için çöktüğünü anladınız mı şimdi?
Ancak, Allah’a şükür, uluslararası planda Türkiye’nin imajına zarar verenlere karşı “raid etkili” müdahale gecikmedi.
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, elliye yakın ülkenin Türkiye’deki “Fahri Konsolosluk” belgelerini yenilemedi. Yani Paralel Yapı’nın uluslararası kollarını felç etti!
Dolayısıyla, “Gülen Cemaati”ne yakınlığı ile bilinen Nakıboğlu ailesinin de fişini çekti. İsimlerini “Protokol listelerinden” çıkarttı. Yetkilerini iptal etti.
Bu sayede, Paralel Yapı mensuplarına ne tür kısa yollar, ne tür avantajlar sağlandığı da bir kere daha belgelendi. Düşünsenize aynı aileden üç kişi, üç ayrı ülkenin Fahri konsolosuydu!
Avusturya Fahri Konsolosu, Taner Nakıboğlu...
Macaristan Fahri Konsolosu, Bahaeddin Nakıboğlu...
Etiyopya Fahri Konsolosu, Osman Nakıboğlu...
Paralel A.Ş.’nin bu fırsatçılığı kabul edilebilir bir şey mi?
Bu arada Paralel A.Ş., Paralel Yapı’nın sesi olması münasebetiyle, sadece diplomatik alanda değil, Gaziantep’te de sorgulanan bir sermaye haline geldi.
Zira Gaziantep’teki hazine arazisi Paralel dilenme yöntemleriyle, Gülen’in Zirve Üniversitesi için ele geçirildi. “Eğitim kurumu” için talep edilen arazide, şimdi üniversite birimlerinin yanı sıra 3 bin 470 adet süper lüks konut var.”
“Zirve Üniversitesi için araziyi alan, Gülen’e yakın İpek Kültür ve Eğitim Vakfı, Antepia adı verilen konutları yapan ise Paralel Yapı Anonim Şirketi. Her üç “yapı”nın da başkanlığını Taner Nakıboğlu’nun yürütmesi dikkat çekici değil mi?”
Hazine arazisini, metrekaresi 6 TL’den alacaksın...
İşi kitabına uydurup, metrekaresi 2 bin ile 4 bin arasında değişen süper lüks konutlar yapacaksın...
Üç ayrı ülkenin fahri konsolosluğunu kapıp, avantajlarından yararlanacaksın...
Paralel kontenjanındansın diye kimse dokunamayacak.
Kimse hesap soramayacak.
Dokunulmaz olacaksın...
“Peki, bu insanlar ne sanıyorlar kendilerini?” demeyecek mi kimse?
“Bu ülke Gülen’in çiftliği mi?” diye hesap sormayacak, öyle mi?
Yok, öyle yağma!
Şimdi bedduacı Gülen için malikânesinde ters dönüp debelenme vakti!
Çünkü Ahmet Davutoğlu, Paralel Yapı ile mücadelede asla hız kesmeyecek!
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, inlerine girip, canlarına okuyacak!
•
Artık F Tipi konsoloslarını da kaybetti ya, bedduacı bol bol hezeyan geçirir şimdi...
Malikânesinin has bahçesinde üveyik kovalar...
Bağlılarını üzerime salar...
İnleriyle cinleriyle intikam büyüleri, “vudu”lar yapar...
“Kıtmir” kolyesi yazar...
Ananas sayar...
Haşhaşilerini falakaya yatırır...
İmamlarını tekmeler...
Özel uçağıyla gezer, stres atar...