Gaziantep’teki bomba içinizi soğuttu mu Kabil’ler?
Kına yakın, kına...
İşte muradınıza erdiniz, bir canlı bomba daha...
Bir de diyorsunuz ki, “Sen kim oluyorsun? Biz bu yolda Erdoğan’la kardeş gibiydik”
Nasıl bir kardeşlik bu?
Habil miydiniz, Kabil mi?
O’nun için iyi şeyler mi umdunuz, felaket mi?
Gezi kalkışmasında sağ çıkmasını mı umdunuz, Kaddafi gibi linç edilmesini mi?
Cumhurbaşkanı olmasını mı umdunuz, yollarının kesilmesini mi?
Bir deyin hele...
17-25 Aralık’ta neden konuşmadınız?
Kabuğunuza çekilip neyi beklediniz?
Erdoğan’ın bu ihanetin de üstesinden gelmesini mi, yenik düşmesini mi?
Kobani eylemlerinde neden üstü kapalı Erdoğan giderse sorun biter dediniz?
Cumhurbaşkanı olabilmek hırsıyla, Başbakan olamamanın intikam ateşiyle, neden dağ şeytanlarıyla gizli pazarlıklara giriştiniz?
Neden Pensilvanya Şeytanı’nın bu zaaflarınızla sizi kullanmasına izin verdiniz?
Neden baharı beklediniz?
FETÖ-PKK projesi olan “çukur” eylemleri ile nereye varmayı ümit ettiniz?
Çankaya’ya mı?
Beştepe’ye mi?
Eteklerinizdeki taşları dökmenin zamanı mı?
“Makam ateşi”, Türkiye’yi ateşe verecek kadar mı kalbinizi kararttı?
Size bakıyorum da ey Kabil’ler...
Erdoğan adam yerine koymayınca küsüp Kandil’e çıkan Hasan Cemal’den hiç de uzak değilmişsiniz meğer!
Erdoğan üst akıl kabul etmedi diye Kandil şeytanlarının borazanlığını yapan Cengiz Çandar’dan milim farkınız yokmuş!
Erdoğan kiniyle kudurmuş Locaefendi amcası, Bilderberg beşiğinde tıngır-mıngır sallarken, yolunu şaşırıp mason localarına düşen Fehmigül’den farksızmışsınız!
İstanbul Kalkınma Ajansı’nda proje gelirlerini kumanda ederken gıkı çıkmayıp, Erdoğan’a karşı Kandil’li muhalefetin ağzıyla “manyak mısın sen” derekesine düşerek aranızdaki farkı ortadan kaldırmışsınız!
Hamamönü’ndeki “Susam Sokağı” sakinlerini milletin gönül cennetinden kovdurtan, içlerinde Erdoğan’a karşı biriktirdikleri makam hırsı, kibir ve intikam ateşi değil miydi?
Hiiiç kusura bakmayın ama sizde Habil değil, Kabil istidadı var!
Sizde Yusuf (as) değil, onu kuyuya atan kardeşlerinin içindeki kıskançlık ateşi var!
Erdoğan’ı yok ederek, onun makamını ele geçirme hırsı...
İşte sizdeki bu “hırs, sebeb-i hasarettir(zarar-ziyan).”
Milletin gönül cennetinden kovulup, “lanetlenmiş” bir şeytan gibi karanlıkların kucağına düşmenizin sebebidir.
İşte bu yüzden, ne Kilis’e düşen roket mermilerini, ne FETÖ-PKK’nın terör eylemlerini, ne de Gaziantep’te infilak eden bombayı zerre kadar umursamadığınızdan eminim!
O kadar bencilsiniz çünkü!
Hatta Cumhurbaşkanı’na, Başbakan’a çatmak için elinize malzeme verdiler diye neredeyse HDP-PKK’lılar gibi halay çekeceksiniz!
Kına yakacaksınız...
Aman ha, elinizden geleni ardınıza koymayın...
GAZİANTEP EMNİYET MÜDÜRÜ ERHAN GÜLVEREN NEDEN HEDEF?
FETÖ-PKK-DAEŞ’e yaptığı eş zamanlı operasyonlarla teröre nefes aldırmadığı için...
FETÖ sermayesinin inlerine girdiği için!
Putin tasmalı PKK’nın “amonyum nitrat” rezervlerini ele geçirdiği için...
DAEŞ’in canlı bomba yeleği üretim inlerini başlarına yıktığı için...
FETÖ sayesinde “uçurulan” Gaziantep’teki bir kısım “terör destekçisi” sermaye grubuna asla eğilmediği için...
Gaziantep’in savcı Zekeriya’sı malum savcı gibi rüşvetçi olmadığı için...
FETÖ’nün “Barkodlu beslemesi” olmayı reddettiği için...
Gelene “Hocam” gidene “Paşam” demediği için...
Teşkilatıyla arasına mesafe koyan, üstenci bir müdür olmadığı için...
Teröre göz yummadığı, ihanete geçit vermediği için...
Gülveren, FETÖ’nün en güçlü olduğu il diyebileceğim Gaziantep’te büyük bir şans bence...
Gaziantep Emniyet Müdürü’nün şahsında tüm emniyet teşkilatının başı sağ olsun... Geçmiş olsun...
¥
FETÖ şeytanı parayı sever... Para da Gaziantep’te... Burada kaos olmasını sizce kim ister? Kimler ister?
Kimler DAEŞ’e akıl localığı eder?
Kimler devletin kılcallarından PKK ve DAEŞ’e istihbarat sızdırır?
PKK ile ASALA ile Putin ile ittifak eden FETÖ, DAEŞ’e hayır der mi sizce?
Demez tabii ki...
Bu terör eylemlerinin sonu gelmez, FETÖ yok edilmedikçe...