Trump’ın Ortadoğu ziyaretindeki gerçekler…
Trump’ın Ortadoğu ziyaretindeki gerçekler…
MEHMET KOÇAK
İran-ABD arasında İran’ın nükleer programı müzakereleri devam ediyor. ABD Başkanı Trump, Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE)’ni kapsayan Ortadoğu turunda. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile müttefik ülkelerin Dışişleri Bakanları ve diğer üst düzey NATO yetkilileri Antalya’da. Ayrıca, Rusya-Ukrayna Savaşı’nı bitirme müzakereleri için tarafların üst düzey heyetleri İstanbul’da bir araya gelmesiyle son zamanlarda dünyada baş döndürücü bir hızla yaşanan gelişmelere şahit oluyoruz.
Yakın tarihin geleceğini yeniden şekillendiren bu tarihi görüşmelere ve buluşmalara ev sahipliği yapan Türkiye, son yıllarda Rusya-Ukrayna Savaşı’ndan Kafkasya’daki çatışmalara, Orta Doğu’daki gerilimlerden Asya ve Afrika’daki ihtilaflara kadar varan geniş yelpazede uzlaşıcı girişimleri ve arabuluculuk faaliyetleriyle en çok dikkat çeken ülke oldu.
Başkan Erdoğan’ınliderliğindeki Türkiye, deneyim, tecrübe ve strateji belirleme kabiliyeti ile hem küresel hem de bölgesel düzeyde izlediği dengeli politikalarıyla etkili ve de itibarı olan bir ülke konumundadır.
*
Kararları ben alır, ikili görüşmeleri ben yönetirim.
Riyad’da gerçekleşen ‘Körfez-ABD Zirvesi’nde Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera ile görüşen Başkan Trump, Suriye’ye yönelik tüm yaptırımların kaldırdığını açıklaması, Suriye adına olduğu kadar bölge içinde önemli bir gelişmedir.
Trump’ın eş Şara ile görüşmesi ve yaptırımların kaldırılması kararı Türkiye ve S. Arabistan’ın ısrarlı girişimlerinin bir sonucudur.
Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ında hazır bulunduğu görüşmeye Başkan R. Tayyip Erdoğan’ın çevirim içi olarak katılımını isteyen Trump, ikili görüşmelerde kendi başına kararlar alma ve yeni ilişkiler kurma girişimlerini yönetme yaklaşım ve tarzının en bariz örneğidir.
Ayrıca, Riyad’daki toplantıya Erdoğan’ın da davet edilmesi, Suriye başta olmak üzere bölgedeki gelişmeler konusunda Erdoğan’ın görüşlerine başvurması, Trump’ın Türkiye ile geliştirilen işbirliği ve diyalog sürecine verdiği önemin yansımasıdır.
*
İsrail, üzgün ama sessiz…
Trump’ın ziyareti öncesi hem Hamas hem de Yemen’deki Ensarullah yani Husilerle anlaşma yapılması, Riyad’da gerçekleşen ‘Körfez-ABD Zirvesi’nde Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera ile görüşen Başkan Trump, Suriye’ye yönelik tüm yaptırımların kaldırdığını açıklaması ve Başkan R. Tayyip Erdoğan’ın görüşmelere dahil edilmesi, Trump’ın Ortadoğu ziyaretine dahil edilmeyen İsrail’i rahatsız etti.
Katil Netanyahu, Trump’ın kararlarından ve görüşmelerinden üzgün ama sessiz…
Bunlar gerçek ancak bunların da ötesinde bir diğer gerçek var oda şudur.
ABD Başkanı Donald Trump, ilk döneminde olduğu gibi yeni bir dış politika vizyonunun yanında kendine has kişisel özellikleri ve ilişki kurma tarzıyla özellikle önemli aktörlerle ikili ilişkileri bizzat kendisinin yönetme yaklaşımını, ikinci döneminde de sürdüreceği anlaşılmaktadır.
*
•Trump, haraç topladı
Trump’ın ilk resmi ziyaretinin adresi olarak Körfez’i tercih etmesinin asıl sebebi yüklü parayla ABD’ye dönmek ve İsrail’in güvenliği ve varlığını meşrulaştırmaktır.
Trump, Körfez Arap ülkeleri S. Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE)’den toplamda 3.2 trilyon dolar topladı ve ABD’ye kesesi dolu olarak dönmüş oldu.
Anlaşılan o ki; Trump, 20 Mart 2018 tarihinde Beyaz Saray’da ağırladığı Suudi Veliahtı Prens Muhammed bin Selman’a “sizi biz koruyoruz, eğer biz olmazsak orada iki hafta oturamazsınız, bizim ordumuz için ödeme yapmalısınız” tehdit niteliğindeki ikaz ve uyarısının etkisi hala devam etmektedir.
Ne diyelim:
Demek ki, “At Binenin Kılıç Kuşananın” atasözü, boşa söylenmiş bir söz değilmiş.