Suriye’deki Dürziler arasında çatlak sesler…
Suriye’deki Dürziler arasında çatlak sesler…
Mehmet Koçak
İsrail ve ABD desteğiyle ayrılmayı hedefleyenler ile “Dürziler, Suriyelidirve Suriye’nin ayrılmaz bir parçasıdır”görüşünde olanlar arasındaki görüş ayrılığı her geçen gün artarak devam etmektedir.
Bir kesim Dürziler silahlarını Şam yönetimine teslim etmeyi kabul ederken, diğer bir kesim ise Şam yönetimine güvenmediklerini ileri sürerek, İsrail’den aldıkları silahları teslim etmemekte direniyor.
29 Nisan’da Sünni silahlı gruplar ile Dürziler arasında patlak veren çatışmaların fitilini, Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV)’e hakaret edilen bir ses kaydının yayınlanması ateşlemişti. Şam kırsalında Dürzilerin çoğunlukta olduğu Ceramana kasabasında başlayan çatışmalar daha sonra yakınlardaki Sahnaya kentine sıçramıştı.
Şam yönetiminin müdahalesi ve Dürzilerin ileri gelen Şeyhlerinin de desteğiyle kontrol altına alınan olayları görüşmek üzere Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara, Dürzilerin ileri gelenlerinin oluşturduğu heyetleri ve ziyaretçileri Halk Sarayı’nda kabul ederek uzun süren görüşmelerden sonra barış sağlanmış oldu.
Suriye’deki Dürzi topluluğunun ruhani lideri Şeyh Hikmet Selman el-Hicri’nin ve onunla hareket eden bazı cemaatlerin dışındaki, Suriye Dürzilerinin ileri gelenleri, yaşanan kanlı olaylara tepki gösterdikleri açıklamalarında, Suriye’nin bölünmesine karşı olduklarını, Dürzilerin “Suriye’nin ayrılmaz bir parçası” olduğunu vurgulamış olmaları Siyonist İsrail ve destekçisi ABD’yi rahatsız etti.
Çünkü, Ceramana kasabası ile Suveyda şehrinde yaşanan ve Suriye’yi sarsan kanlı olayları kışkırtan ve yönlendiren İsrail istihbaratı olduğu ve hedefinin Suriye’yi bölmek olduğu, Şam yönetimi tarafından hazırlanan raporda yer almaktadır.
Olayların başlaması üzerine ‘Dürzileri koruma’ bahanesiyle Şam başkanlık sarayına yakın askeri alanların İsrail tarafından bombalanması ve devamında katil Netanyahu’nun “İsrail, Suriye’deki Dürzileri koruma konusunda kararlıdır” açıklaması ile ‘uluslararası müdahale talebinin’ gündeme getirilmesi bunun en bariz örneğidir.
*
Golan Tepeleri’ndeki Dürzi lideri Şeyh Mufavak Tarif ile Suriye’deki Dürzi topluluğunun ruhani lideri Şeyh Hikmet Selman el-Hicri’nin dış güçlerin etkisinde kaldıkları dikkat çekmektedir.
Tarif, Dürzi toplumuna sahip çıktığı için katil ve işgalci Netanyahu’ya teşekkür ederken, el-Hicri ise ‘uluslararası müdahale’ istiyor.
el-Hicri’ın “katliamlara uğrayan bir halk için meşru bir hak” olarak uluslararası güçlerin müdahalesi talebine karşı Muvahhid Dürzi Cemaati Şeyhliği ile Suveyda şehrindeki Dürzilerin ileri gelenleri olan Şeyh Yahya el-Haccar, Şeyh Latif el-Bal’us, Şeyh Hammud el-Hanavi ve Şeyh Yusuf Carbu ve Suriye Dürzilerinin dini mercilerinin öncülündeki önemli bir kesim ise dış müdahalelere karşı tavır almış durumdadır.
Kısacası; bir yanda ABD destekli Siyonist İsrail’in Suriye’den ayrılmaları yönündeki silah ve mali destek ile kışkırtma faaliyetleriyle bölünmeyi teşvik eden girişimleri, diğer yandan Şam merkezi yönetimin ‘birlik çağrısı’ arasına sıkışan Suriye Dürzileri, kendi içinde bölünme tehlikesiyle karşı karşıyadır.
Sünni ve Dürziler arasında çıkan olaylar bahane edilerek, Suriye’nin içişlerine Siyonist İsrail ve destekçisi ABD başta olmak üzere dış güçlerin müdahalelerini kınayan, bölünmeye karşı olan Dürzi kesim, İsrail’in yakın dostu olan ruhani lider Şeyh el-Hicri’ın ‘uluslararası koruma’ talebini reddeden bir bildiri yayınlamaları, ülkenin bölünmez bütünlüğü adına önemli bir gelişmedir.
Bugün maalesef Suriye, İsrail ve ABD desteğindeki Dürziler, İran’ın yönlendirdiği Alevi kesim ile ABD ve İsrail’in her türlü desteğine sahip PKK Terör Örgütü’nün uzantısı bölücü Kürtler olmak üzere 4 ayrı parçaya bölünme tehlikesiyle karşı karşıyadır.