Öcalan’ın çağrısı ve cevap bekleyen sorular…
Öcalan’ın çağrısı ve cevap bekleyen sorular…
MEHMET KOÇAK
Bölücü terör örgütü PKK’nın siyasi uzantısı (DEM Parti)’den yedi kişilik heyet, İmralı Kapalı Cezaevi’nde bulunan PKK elebaşı Abdullah Öcalan’la görüşmesinin ardından görüşmenin içeriği hakkında bilgi verildi ve ardında Öcalan’ın beklenen çağrısı okundu.
“Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı” adı verilen açıklamada, PKK’ya seslendi. “Kongrenizi toplayın ve karar alın; tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir”..
Böylece bölücü terör örgütü PKK’nın elebaşı terörist Öcalan’ın Kenya’da paketlenip Türkiye’ye getirildiği 26 yıl önce havada iken, “Son bir görev varsa onu da yapmaya hazırım” sözünü “Silahlar bırakılmalı, PKK feshedilmeli” çağrısıyla yerine getirmiş oldu.
*
Terör örgütü PKK’nın kurucusu terörist Öcalan’ın silah bırakma çağrısının ardından Türkiye’de her kesimden faklı sesler yükselmeye başladı.
Türk halkı, PKK terörüne ve Kürt ayrılıkçılığına karşı aşırı duyarlı olmaya devam etse de Devlet Bahçeli tarafından başlatılan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mesafeli ve ihtiyatlı olmakla birlikte desteğini açıkladığı operasyona karşı sert ve güçlü bir halk muhalefet dalgası oluşmadı.
Öyle ki Cumhur İttifakı içindeki en muhafazakâr ve milliyetçilerin bazı endişeleri olmasına rağmen barış ihtimaline bir şans vermek istiyor gibi görülüyor.
Cumhur İttifakı ile sürece katkı sağlamak isteyen DEM ve HÜDA PAR başta olmak üzere farklı siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarından oluşan önemli bir kesim “Gerçek bir uzlaşı için ender yakalanan bir fırsatla karşı karşıya olabiliriz. Bu fırsat değerlendirilmeli ve terör bitmeli” düşüncesinden hareketle Bahçeli’nin çağrısı üzerinde başlatılan ve İmralı ziyaretlerinin devamında ise bölücü terör örgütü PKK’nın kurucusu A. Öcalan’ın PKK terör örgütüne “kongre toplansın silahlar bırakılsın ve örgüt feshedilsin” çağrısıyla ete kemiğe bürünen ‘Terörsüz Türkiye’ girişimine CHP desteklerken, meclis içi veya meclis dışındaki muhalefet cephesindeki partiler tümüyle reddettiği gibi karşı “Bu bir ihanettir” başlıklı açıklamalarıyla karşı bir siyasi tavır aldıkları dikkat çekmektedir.
Bu süreçte Türkiye’deki Kürt vatandaşlarımızın önemli bir kesimi ile faklı ülkelerdeki Kürtlerin PKK’nın terör faaliyetlerine son vererek silah bırakmasını istediği sosyal medya ağlarında dolaşan paylaşımlarda görülmüştür.
Ancak PKK terör örgütü ve uzantısı olan çeşitli isimler altında farklı ülkelerde faaliyet gösteren terör yapılanmaları içinde bir kesim “liderlik emridir” uyulacak derken, diğer bir kesim ise “elde edilecek kazanımlar” görüldükten sonra çağrıya uyulmasını görüşünde. Hızlı devam eden bu süreçte, PKK ve uzantıları olan örgütler içinde bir fikir birliği olmadığı görülmektedir.
Kısacası, “Terörsüz Türkiye” projesi önemli bir ivme kazanmaya başladığı bu süreçten memnun olup destekleyenler ile karşı politik tavır takınıp itiraz edenler olduğu gibi her iki taraf arasında “bu yeni gidişat bakalım nereye varacak” görüşü üzerinde ihtiyatlı hareket ederek zamana oynayanlar da az değil.
*
Bu kadar faklı görüşün olması ve konuya faklı bakış açılarıyla yaklaşılmasının yanında asıl sebebi ise süreç hakkında kamuoyunun net ve ayrıntılı bir şekilde bilgilendirilmemesinden kaynaklanmaktadır.
Çünkü, bilinen kadar bilinmeyen, görünen kadar görünmeyen yanları olduğu gibi henüz aydınlanmayan ayrıntılar söz konusudur.
Şimdi cevap bekleyen asıl sorular ise şunlar:
Bu çağrıya kurucusu olduğu terör örgütü PKK, Öcalan’ın yaptığı çağrı yönünde kongresini toplayıp örgütü lağv ederek silah bırakacak mı? Örgütün Suriye, Irak ve İran ile Avrupa ülkelerinde uzantıları tarafından bu çağrı ne derece kabul görecek?
Öcalan samimi ise bu çağrıyı neden daha önce yapmadı? İşin içinde bir oyun mu var?
PKK ile kirli işlerini yürüten ülkeler var. Taşeron olarak kullanan ABD ve diğer emperyalist ülkeler bu sürece müsaade edecekler mi?
Kısacası kafalar fevkalade karışık ve daha birçok soru işaretleri var..
Sözün özü şu:
Daha işin başındayız ve nereye evrileceği henüz belli değil…
Bekleyelim görelim.