• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mehmet Koçak
Mehmet Koçak
TÜM YAZILARI

Filistin’de bitmeyen acının adı “en-Nakba”

18 Mayıs 2024
A


Mehmet Koçak İletişim: [email protected]

 

Tekrar bir Yahudi devleti kurma hayaliyle yaşayan Yahudiler, bu rüyaları için yaklaşık iki bin sene beklemek zorunda kaldılar. Bu hayalleri, gasp edilen Filistin toprakları üzerinde İngiltere öncülüğündeki Batı’nın yardımıyla 14 Mayıs 1948’de İsrail’in kurulmasıyla gerçekleşti.

Bu tarih Siyonist İsrailliler için bir zafer olmakla birlikte Filistinliler için ise büyük felaket anlamına gelen “en-Nakba” olarak adlandırılmaktadır. 

Diğer bir ifadeyle: “Büyük Felaket” anlamına gelen “Nakba” Filistin halkının yaşadığı derin acıların adıdır.

Çünkü İsrail’in devlet ilanıyla birlikte 500’den fazla köy Siyonist İsrail tarafından yerle bir edildi, çok sayıda Filistinli hayatını kaybetti, hayatta kalan yaklaşık 800.000 Filistinli öz vatanlarını terk ederek en yakın Arap ülkesine sığınmaya mecbur kaldı.

‘NAKBA’ yani ‘Büyük Felaket’ olarak tarihe gecen 15 Mayıs 1948 ise Filistinli mülteciler sorununun da başlangıcını oluşturmaktadır.

O tarihte başlayan Siyonist İsrail işgali ve gasp girişimleri sonucu halen Filistin’in 10 milyonu aşkın nüfusunun yaklaşık 6 milyonu kendi yurtlarından uzakta mülteci olarak yaşamakta ve işgal edilen evlerine dönecekleri günü beklemektedir.

*

Dünyanın dört bir yanındaki Filistinliler, 15 Mayıs’ı “En Nakba” yani “Felaket Günü” olarak anıyor. 

Nakba Günü’nde, hem o yerinden edilme günleri, hem de sonraki onlarca yıl boyunca milyonlarca Filistinlinin bitmeyen acıları ve sürgünü anılıyor. Anma etkinliklerinde Filistinliler Nakba’da kaybettikleri evlerinin sembolü olarak “dönüş anahtarı” taşıyorlar. 

Filistinlilerin anavatanlarına “geri dönüş hakkı”, çözülmesi gereken ana taleplerinden biri.

Filistinlilerin geri dönüş ya da tazminat hakkı BM Genel Kurulu’nun 11 Aralık 1948’de kabul ettiği 194 sayılı kararla da uluslararası olarak tanındı.

Bu karar “Evlerine geri dönerek komşularıyla barış içinde yaşamak isteyen mültecilere mümkün olan en yakın zamanda bu iznin verilmesini” öngörüyordu.

Ancak İsrail, Filistinlilere geri dönüş hakkının verilmesinin, bundan yararlanacak insan sayısı bakımından, Siyonist İsrail devletinin varlığını sona erdireceğini öne sürdü, sürüyor.

Çünkü İsrail’in asıl hedefi, Filistinlileri yok etmek suretiyle Filistin’i İsraillileştirmektir. 

Bugün, Gazze’de Siyonist İsrail ordusu tarafından devam ettirilen büyük yıkım ve soykırıma varan toplu katliamlar, o hedefi gerçekleştirme planının bir sonucudur.

Kısacası Gazze’de devam ettirilen eşi benzeri görülmeyen o büyük vahşetle 2. NAKBA yani ‘İkinci Büyük Felaket’ yaşanmaktadır.

Diğer bir tarihi gerçek ise şudur:

Filistin’de Osmanlı sonrası akan kan hiç durmadı ve gözyaşı hiçbir zaman dinmedi. 

Osmanlı sonrası bölgeye hakim olan İngiltere’nin öncülüğündeki Batı destekli Siyonist siyasi yapılanmalar ve silahlı Siyonist çeteler, bir yanda Filistinlileri göçe zorlarken, diğer yandan ise başlattıkları işgal ve gasp girişimleriyle yayılmacı politikalarını aralıksız devam ettirdiler.

Batı destekli Siyonistlere karşı vatan müdafaası vermeye başlayan Filistinliler ’in başlattığı şanlı direnişle çatışmalar bitmeyen bir kavgaya dönüştü. 

Bitmeyen bu kavganın asıl müsebbipleri ise Siyonistlere sınırsız destek sağlayan ABD ve İngiltere öncülüğündeki Batılı emperyalist ülkelerdir.

Başlayan bu kavganın bugün büyük yıkım ve bir insanlık faciasına dönüşerek devam ediyor olması tek kelimeyle Uluslararası Toplum adına faaliyet gösteren Birleşmiş Milletler (BM), Lahey Uluslararası Adalet Divanı ve Lahey Uluslararası Savaş Suçluları Mahkemesi gibi Uluslararası kuruluşların bir ayıbıdır.

Ayrıca bu vahşet karşısında sessizliğe gömülen İslam ve Arap ülkeleri ile İsrail’in suç ortakları olan ABD ve İngiltere öncülüğündeki Batı’nın da utancıdır. 

Gelinen noktada ise Filistin sorununun öngörülebilir bir gelecekte çözüleceğine dair hiçbir işaret bulunmuyor.

Çünkü İsrail, barış istemiyor.

Siyonist İsrail, Filistinlileri yok etmek ve işgallerle Filistin’i İsraillileştirmeyi tek çözüm yolu olarak görüyor.

İsrail bu görüşünden vazgeçmedikçe  “Büyük Felaket” anlamına gelen “Nakba” maalesef tekrarlanarak devam ediyor ve de edecektir.

Rabbim, sahipsiz kalan Filistin halkının yardımcısı olsun…

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Şeffaf yorumcu

Terör devleti israil geldi ortadoğunun bağrına zehirli bir hançer gibi saplandı.Hedefine bugün ulaşamasa da er geç muhakkak ulaşacak,abd ve avrupanın desteğiyle.Bunun gerçekleşmemesi için özellikle Türkiyeye büyük görev düşüyor,çünkü kendi iç siyasetindeki vatan hainlerine karşı son 22 sene her alanda özellikle savunmada önemli atılımlar yaptı ve yapıyor.Asırlardır hakimiyetimiz altında yaşayan ortadoğuya vefa borcumuz var bazıları bunu istemese de görmese de Türkiye bölgesinde süper güç olmak zorunda.Ben buna inanıyorum ülkemizi idare edenler de inanıyor ki Türkiye sürekli kendini yeniliyor,büyüyor,güçleniyor

Metin

Amin
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23