Devlet değil, bu kafayla dernek bile yönetemezler
Devlet değil, bu kafayla dernek bile yönetemezler
MEHMET KOÇAK
ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail’in başbakanı katil Netanyahu, görüşmelerinde düzenlenen ortak basın toplantısında Netanyahu, Türkiye ile olası bir “çatışmayı engellemek” için neler yapılabileceğinin konuştuklarını ve Trump’un bu konuda en iyi aracı ve muhatap olabileceğine inandığını ifade ederek adeta yardım dilenmişti.
Başkan Trump’ın bu konulardaki yorumu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile iyi ilişkiler içinde olduğunu ancak Netanyahu’nun da taleplerinde “makul” olması gerektiği şeklindeki cevabı ise sadece İsrail’in başbakanı katil Netanyahu’yu değil, Türkiye’de CHP’nin vekil genel başkanı Özgür Özel ile İP genel başkanı Dervişoğlu’nu da rahatsız ettiği görüldü.
Netanyahu’nun şaşkınlığının sebebini anlamak mümkün. Çünkü Trump bu açıklamasıyla Netanyahu’yu hem ikaz etmiş hem de ona sınırlar çizmiş oldu. Doğrusu bu Netanyahu’nun beklediği bir açıklama değildi. Dünya basının önünde doğrusu bu şekilde bir açıklamayı Trump’dan beklemiyordu.
İsrail basınına göre; Netanyahu’nun Washington’a dört dosyada (İran, Türkiye’nin Suriye’deki konumu, gümrük tarifeleri ve Gazze savaşı) başarı elde ederek dönme hayaliyle gitmişti. Daha doğrusu bu nedenle çağrılmış olduğunu düşünüyordu. Ancak şimdi gerçeği gördü ve toplantıdan kayda değer hiçbir başarı elde edememenin şokunu yaşıyor…
Başkan Trump’ın açıklamaları ve o görüşmede katil Netanyahu beklediği cevabı alamamış olması, Başkan Erdoğan’ın etkili liderliği ve Türkiye’nin ulaştığı noktanın etkisi olduğu açıktır.
Böylece o görüşmede aradığı desteği bulamayan Netanyahu, istediğini alamadığının dünya basını önünde ortaya çıkmasından rahatsızdı.
Ancak benim anlamadığım, bizim muhalefet cephesindeki CHP’nin vekil genel başkanı Özgür Özel ile İP’in genel başkanı Dervişoğlu’ndaki rahatsızlıktır.
*
Gecen Salı günü CHP ve İYİ Parti’nin grup toplantılarını canlı yayından takip ettim. Hem de CHP’nin vekil genel başkanı Özgür Özel ve İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu’nun konuşmalarını dikkatle dinledim. Ağızlarından salyalar akıtarak yüce milletimizin oylarıyla seçilmiş Cumhurbaşkanımız Sayın R. Tayyip Erdoğan aleyhinde ağza alınamayacak kadar edepsiz ifadeler, hakaretlerde bulunmaları tek kelimeyle bir siyasi kepazeliktir.
Muhalefetin en önemli görevlerinden biri yanlışları eleştirmektir, ancak Özel’in “Cuntacı” ve Dervişoğlu’nun “Çakma padişah!” şeklindeki sözleriyle başlayan konuşmaları eleştiri değil, başından sonuna kadar sabır sınırlarını aşan hakaretlerdir.
ABD Başkanı Trump’ın, Netanyahu’ya ikaz niteliğindeki sözlerini konu etmeden Başkan Trump’ın övgüleri üzerinden hayal ürünü karalama kampanya yarışıyla Erdoğan’ın itibarını sarsacak, küçümseyici, aşağılayıcı cümleler kurmaları, ahlaki seviyeleri ile kendi çapsızlıklarının bir sonucu ve dışa vuruşudur.
Her ikisi o pervasız ifadeleriyle aslında, eylem ve söylemlerinin yanında davranışlarıyla öngörü, siyasi bilinç ve bilgi birikimi ile siyasette strateji belirleme kabiliyetinden yoksun olduklarını göstermiş oldular.
Her ikisi de iyiden iyiye zıvanadan çıktı! Bu kafayla değil devlet, bunlar dernek dahi yönetemezler…
Her ikisine de; siyasi ve ahlaki olarak ifade edilen temel kavramlar ve onlara dayanak olarak alınan temel fikirler açısından çok önemli olan Kutadgu Bilig ve Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nun, devletin düzeninden sorumlu olan kişi ‘Nizâmülmülk’ Ebu Ali Kıvamuddin Hasan bin Ali bin İshak et-Tûsî tarafından kaleme alınmış ‘Siyasetname’ adlı eserini okumalarını tavsiye ederim.
Çünkü bu eser bizlere Ahlaki ve siyasi alana ilişkin toplumların ortaya koyduğu değer yargıları ve hukuk kuralları, onların dünyaya bakış açıları hakkında bize bilgi vermektedir.
Aslında siyaset sahnesine çıkmadan önce okuyup içselleştirmeleri gerekirdi, ancak eğer gerçekten bir şeyler öğrenmek isterlerse yine de okuyunca içine sürüklendiğiniz yanlışlardan kurtulma ve bu milleti, millet yapan değerleri bilme ve anlama şerefine nail olma şansını elde etmiş olabilirler.
Eğer bunu başarabilirlerse yıkıcı değil, yapıcı muhalefet yapmış olurlar ve ülkeye faydalı hale gelirler, aksine bu gidiş onların bitişine sebep olur…