--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ailede huzur(3)

Latif Erdoğan
Latif Erdoğan
12

 

“Onlara ısınıp kaynaşasınız diye size kendi türünüzden eşler yaratıp aranıza sevgi ve şefkat duyguları yerleştirmesi de O’nun kanıtlarındandır. Doğrusu bunda iyi düşünen kimseler için dersler vardır.” (Rum, 21)

İnsanlar için kendi nefislerinden eşler yaratılmış olması değişik şekillerde açıklanmıştır. Bunlar arasında, insanın eşinin kendi özünden ve kendi türünden yani kadın ve erkeğin aynı özden yaratılmış olduğu mânası, Kur’an’ın diğer açıklamalarına en uygun görünenidir (bilgi ve değerlendirme için bk. Nisâ 4/1).

Âyetin “Onlara ısınıp kaynaşasınız” şeklinde çevirdiğimiz kısmı eşlerin yaratılış amacını açıklamakta, dolayısıyla insanın eşini kendisiyle huzur ve mutluluk bulacağı varlık olarak görmesini telkin etmektedir. Şu halde aile hayatında mutluluğun ön şartı eşlerin böyle bir bakış açısına sahip olmalarıdır.

“Sevgi ve şefkat duyguları” şeklinde tercüme ettiğimiz meveddet ve rahmet kelimeleriyle ilgili olarak tefsirlerde değişik yorumlar yapılmıştır; bunların ortak noktası şudur: “Eş olma” hissinin ve olgusunun, kan hısımlığına dayalı olmaksızın hatta –çoğu defa– yakın zamana kadar birbirlerini tanımayan iki ayrı cinsi çok güçlü psikolojik ve biyolojik bağlarla birbirine bağlaması, bunun üzerine insana yaraşır bir üreme ve yaşama biçiminin yani temelinde iffet anlayışı bulunan, karşılıklı güven, sevgi ve esirgeme duygularıyla geliştirilen aile kurumunun bina edilebilmesi, yüce Allah’ın insanlığa en büyük lütuflarındandır. Âyette ifade buyurulduğu üzere iyi düşünen kimseler için bundan çıkarılacak önemli dersler vardır. (Kur’an Yolu)

Huzurlu bir ailenin eğitime katkısı büyüktür. İnsan, eğitime ait bütün temel ilkeleri ilk önce, görerek ve yaşayarak ailesinden öğrenir. Karakter, ailenin yapmacıktan uzak, tabii ortamında şekillenir, belirgin hale gelir. Dayatmacı değil; fakat disiplinli hallerin hemen hepsi aile ortamında kazanılır. Hedef belirlemelerde, ailenin motivasyon gücü çok fazladır. Akran eğitiminin temeli kardeşler arasında atılır. Anne-babalar yanında kardeşler de birbirine doğal birer öğretmen, doğal birer yardımcı olur. 

Aile içi eğitimde başat rol hiç kuşkusuz annenindir. Onun söylediği her söz, sergilediği her tavır çocuğun zihnine kazınır, ömür boyu unutulmayan izler bırakır. Ne kadar ümmi olursa olsun her insanın ilk öğretmeni öncelikle annesidir. Sonra baba, sonra kardeşler sonra diğer öğretmenler gelir. Bediüzzaman Hazretlerinin aşağıda aktardığımız ifadeleri bu pedagojik gerçeği işaretlemesi bakımından çok önemlidir:

“Evet, insanın en birinci üstadı ve tesirli muallimi, onun validesidir. Bu münasebetle ben kendi şahsımda kat’î ve daima hissettiğim bu manayı beyan ediyorum:

Ben, bu seksen sene ömrümde, seksen bin zatlardan ders aldığım halde, kasem ediyorum ki en esaslı ve sarsılmaz ve her vakit bana dersini tazeler gibi merhum validemden aldığım telkinat ve manevî derslerdir ki o dersler fıtratımda, âdeta maddî vücudumda çekirdekler hükmünde yerleşmiş. Sair derslerimin o çekirdekler üzerine bina edildiğini aynen görüyorum. Demek, bir yaşımdaki fıtratıma ve ruhuma, merhum validemin ders ve telkinatını, şimdi bu seksen yaşımdaki gördüğüm büyük hakikatler içinde birer çekirdek-i esasiye müşahede ediyorum.”(24. Lema)

Peygamber Efendimiz, “Allah’ın hiç hoşlanmadığı helal boşanmaktır” buyurur. Boşanma, insanın aile denilen küçük dünyasının kıyametidir. Fıtri arızalar, şiddetli geçimsizlik gibi sabrı zor haller dışında boşanmaya asla teşebbüs edilmemeli, bu huzur sarayının yıkılmaması uğruna elde mevcut bütün imkânlar kullanılmalıdır.

Aslında evlilikleri sonlandıran en önemli faktör, insandaki bütün kötülüklerin kaynağı olan hevadır. Heva, hem erkeğin hem de kadının önündeki mayınlı tarladır. Hevaya boyun eğmiş insanların hem kendi içlerinde hem de yakın çevrelerinde huzurlu bir hayat sürdürmeleri imkânsızdır. Hevayı terk, bütün olumlu davranışların başarı kaynağı olduğu gibi, huzur denen sonsuz saadetin de başarı kaynağıdır. Ne ki, heva başlı başına bir yazı hatta bir kitap konusudur. Onu da bir başka yazımızda ele alalım. 

 

Yorumlar

(12)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Saygı

24 Haziran 2024 13:07

Latif bey, daha aktüel konulara da el at. Ülkemiz, faiz cenneti haline geldi. Her türlü yatırım durdu, herkes sermayesini faize yatırır oldu. Faizle mücadele etmesini beklediğimiz iradeler şu anda en büyük faiz savunucusu. Neler oluyor, bilen varsa beri gelsin anlatsın...

Necip

23 Haziran 2024 11:28

İslam bir bütün olarak yaşanmadıkça, İslami bir aileden bahsetmenin de imkanı yoktur. O zaman da ailedeki huzur göreceli bir değerlendirme sayılır. Mutlak huzur, huzuru ilahiyi idrak ölçüsünde gerçekleşir. Ancak böylece her türlü haksızlık son bulur. Haksızlığın olduğu yerde huzur söz konusu edilemez, vesselam.

Serdar

22 Haziran 2024 22:12

Bu tür konular, soyut anlatımların yanında örnek modellerle somutlaştırılsa sanırım daha etkili olur. Herhalde köşe yazısında imkan bu kadar oluyor. Ne diyelim, buna da şükür.

Sempatizan

22 Haziran 2024 18:48

Latif Hocam, heva konusuyla ilgili yazacaklarınızı şimdiden merakla bekliyoruz. Selamlar...

Beyzade

22 Haziran 2024 15:02

Peygamberimizin Efendimiz: İnsanlar islam fıtratı üzere doğarlar. Sonra annesi, babası onu hristiyan, yahudi veya Mecusi yapar, buyurur.Esasen bu buyruktan, annenin, babanın çocuk terbiyesinde ontolojik ölçekte etkisi olduğu gerçeğini okuyabiliriz. Tabii, anne, baba olmanın ağır sorumluluğunu...

Teoman

22 Haziran 2024 14:44

Bediüzzamanın annesiyle ilgili eğitim analizi bana çok ilginç geldi. Pedagojik referansı yönüyle mutlaka işin uzmanları tarafından incelenmeli, diye düşünüyorum.

Saba

22 Haziran 2024 10:57

Aile kurumunun önemi gibi bir konu sürekli canlı tutulmalıdır. Unutmayalım, unutturmayalım. Konuyu üç yazıdır detaylandıran Latif Erdoğana bu vesile ile teşekkürler...

Adem

22 Haziran 2024 08:30

Elbette, anne, baba, kardeş ve diğer aile büyüklerinin çocuk üzerindeki etkisi büyüktür. Fakat bu hal her zaman olumlu sonuç doğurmaz. Burada önemli olan aile içi öğretilerin pozitif olmasıdır. Aksi halde bütün etkiler de aksi yönde yani negatif olur.

Filozof

22 Haziran 2024 08:18

İnsan için anne kucağı kadar şefkatli bir sığınak, anne öğretileri kadar güçlü ve köklü bir öğreti yoktur. Bu ontolojik gerçekten eğitim adına maksimal düzeyde yararlanılmalıdır.

Laedri

22 Haziran 2024 05:18

Aile kurumunu yıkmak için uzanan eller kurusun. Rabbim bu son karakolu ebed müddet korusun. Sudan bahanelerle boşanmaya giden gafillere de akıl ve hidayet versin.

Latif Erdoğan Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle