• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Kıvanç Tığlı Bulut
Kıvanç Tığlı Bulut
TÜM YAZILARI

Yakınını kaybeden kişide yas süreci

07 Aralık 2014
A


Kıvanç Tığlı Bulut İletişim: ,

Değerli okuyucular, eminim ki bir sevdiğimizin veya yakınımızın ölmesi, doğal olarak bir yas süreci yaşamamızı gerektirir. Her birey yas sürecini farklı yaşar. Genel olarak yas sürecinde kişi, birkaç hafta içinde iş yaşamına dönebilir. Birkaç ay içinde sosyal rolleri ile denge kurmaya ve 6 ay-1 sene içinde de yeni ve sağlıklı ilişkilerle hayatına yeni bir yön verebilir. Ancak bu yas, komplike olduğunda yani çözülemediğinde, normal yas sürecinde 1-2 yıl süren tepkiler yıllarca devam edebilir. Bu durum yadsımada saplanma, hiç keder olmayışı, ölen kişiyle ilgili zıt duygular yaşama, ölen kişiyle yapılan sağlıksız özdeşimler gibi belirtilerle kendini gösterebilir. (Volkan ve Zintl, 2006)

 Bir yakınımızı kaybettiğimizde sırasıyla aşağıdaki süreçleri yaşarız;

-İnanamama ve inkar; Hiçbir şey olmamış gibi davranma, şok ve rededme süreci; kaybın ilk öğrenildiği ilk zamanlarda yaşanır ve kişi kayıp gerçeğini kısa bir süre reddeder. 

-Geri dönüş beklentisi: Kayıp inkar edilerek geri gelmesi arzu edilir ve beklenir. Kızgınlık ve öfke bu sürecin önemli bir parçasıdır. 

-Çaresizlik: Kaybı önleyemedikleri için suçluluk duygusu bu aşamanın en önemli bir parçasıdır. Hissedilen kaygı ile, iş hayatı ve sosyal ilişkilerde güçlükler yaşanır. 

-Davranışları ve hayatı düzenleme: Yeni ilişkiler ve projeler için yatırım yapılır. Hayata devam edebilmek için kaybın gerçekliğini kabullenmek, acıyı yaşamak ve yas tutmak, kaybedilen kişinin içinde olmadığı bir dünyaya uyum sağlamak ve yaşamın diğer alanlarına yatırım yapmak önemlidir. 

 Danışanım Ali beyin kız kardeşi, onun iş yerinin önünde iki ay önce intihar etmişti. Ali beye acı veren, bu intihardan kendisini sorumlu tutmasıydı, bu konuda öne sürdüğü ifadeler oldukça ikna ediciydi. Kendisinin de ölmeyi hakettiğine inanıyordu ve bana başvurduğunda depresyondaydı ve intihar etmeyi düşünüyordu. 

Kardeşi, üniversite öğrencisiydi ve depresyon tedavisi görüyordu. Birkaç ay önce ruh sağlığı hastanesinde yatarak tedavi görmüştü. Doktorları onun hastaneden çıkmasının henüz erken olduğunu söylemişlerdi, ancak Ali bey kardeşinin isteğine dayanamayarak onu hastaneden çıkarmıştı. Ali bey kardeşiyle bu süreçde fazla ilgilenememişti. Yüksek lisansını bitirmek için tezini bir an önce yetiştirmesi gerekiyordu, bunun için kütüphanede araştırma yapıyor ve eve geç geliyordu. Üstelik yoğun bir iş temposu vardı. 

 İlk birkaç terapi seansında neden kendini suçladığını anlattı; “Kardeşimin ölümünden kendimi sorumlu hissediyorum. Bu benim, onu yeterince destekleyemediğimi gösterir. Ciddi bir durumda olduğunu bilmeliydim; önleyemedim. Daha önce bir kez daha intihar girişiminde bulunmuştu. Beni aradığında detaylı sorular sorsaydım, onun hayatını kurtarabilirdim. Ölmeden önceki aylarda ona birçok kereler çok kızdım, çoğu kez benim için bir yük ve kaygı kaynağı oluyordu. Bir keresinde onunla kavga ettik ve ona “geber lanet olasıca” dedim. Bunun için suçluluk duyuyorum, belki de ölmesini istedim bilmiyorum” diyerek ağlamaya başladı. 

 Danışanım Ali bey ile “Bilişsel -davranışçı terapi” ve son üç seansta “EMDR terapisi” yaptık. Ali bey, yaşadığı bu suçluluk duygusundan kurtuldu ve yaşamına tekrar dönmeye başladı. 

 Değerli okuyucular yas sürecinin yaşanma biçimlerini şöyle sıralayabiliriz;

*Duygusal tepkiler: Şok, üzüntü, öfke, suçluluk, kaygı, korku, yalnızlık, yorgunluk, çaresizlik, isteksizlik, umutsuzluk

*Fiziksel tepkiler: Midede boşluk duygusu, kalpte ve boğazda sıkışma, gürültüye karşı duyarlılık, ağız kuruluğu

*Düşünsel tepkiler: İnanamama, düşüncede dağınıklık, karışıklık, çarpık-hatalı düşünceler, dikkat dağınıklığı, unutkanlık, rahatsız edici düşünce ve rüyalar. 

*Davranışsal tepkiler: Uyku ve yeme bozukluğu, dikkatsiz veya takıntılı davranma, alkol sigara ya da başka bir madde kullanma, sosyal çevreden ve kaybedileni hatırlatan uyaranlardan kaçma veya bu uyarıcılardan ayrılamama. 

 Kimi kişiler, sevdiği bir yakınını kaybedince yas süreci oldukça uzun sürer ve normal hayatına dönemezler. 

 Yas sürecinin uzamasına sebep olan faktörler;

-Yas tutan kişi sosyal desteğe sahip değilse, 

-Yas tutan kişinin ölen kişiyle, sonuca bağlanmamış eski bir tartışma ya da hiçbir zaman ifade edilmemiş sevgi ya da kızgınlık gibi yarım kalmış bir mesele varsa, 

-Ölümün koşulları zor olmuşsa, ya da ölüme sebep olan kişi cezalandırılmamışsa, 

-Kişi kayıpsa ve akıbeti ile ilgili kesin bir haber yoksa, 

-Cenaze olmadıysa veya yas tutan kişi çeşitli sebeplerden dolayı cenazeye katılamadıysa bu tip nedenleri olan bireylerde yas süreci patolojik bir hal alabilir.
 

Değerli okuyucular, bir yakınını kaybeden kişilerde daha çok depresyona rastlıyoruz. Bu kişilerde uyku sorunları, yeme bozuklukları, içe kapanma, aşırı öfkelenme, saldırganlaşma, tikler ve psikosomatik rahatsızlıklar görülebilir. İmanlı olan insanlarda yakınını kaybetme daha az hasarla atlatılabiliyor. Kişi biliyor, ölen yakınıyla ahiret aleminde tekrar beraber olacak. Kendisi de bir gün ölecek. Ölüm bir hiçlik değil, ebedi hayata açılan bir kapı… 

Esas mükafat görülecek, rahat edilecek yer ahiret hayatı… İşte bütün bu düşüncelere ve gerçek imana sahip kişiler ölüm karşısında daha güçlü olabiliyor ve daha az depresyona giriyor.
 Ölen kişinin ardından tabii ki birey, yas dönemi yaşayacak ve belirli bir süre hayattan zevk alamayacaktır. Ama bu yas dönemi uzun sürüyorsa ve kişinin hayatını olumsuz yönde etkiliyorsa o zaman mutlaka bir uzmana danışmalıdır. Yasla başa çıkmada en etkili yöntemlerden biri de EMDR terapisidir.
 

Huzurlu, hayırlı günler geçirmeniz duasıyla Allah’a emanet olunuz. 

PSİKOTERAPİST KIVANÇ TIĞLI BULUT

DNŞ TEL: 0 212 503 79 95-0 506 401 79 91

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23