Taciz en büyük travma…
Değerli okuyucular, kişinin bedensel, zihinsel ve duygusal sınırlarını tehdit edici davranışlar taciz olarak nitelendirilebilir. Tacizin kaynağını sevgi, sahiplenme, koruyuculuk (Senin iyiliğini istediğim için bunu yapıyorum. Seni seviyorum o yüzden … gibi) aksine güç ve kontrol oluştururlar. Taciz eden kişinin tek amacı karşısındakini kontrol etmek ve onu tahakküm altına almak, dolayısıyla güçlü hissetmektir. Kişi, onun için sadece bir nesnedir.
Taciz, kişinin benlik değerini, kendine olan sevgi ve saygısını, kendi algılayış biçimini ciddi biçimde tahribata uğratır. Taciz edilen kişi, kendini değersiz ve umutsuz hisseder. Korku ve endişe içinde daha çok içine kapanır. Bu duruma eşlik eden utanç ve suçluluk duyguları ise kişinin kendini, çevresinden soyutlamasını, yalnızlığını tehlikeli boyutlata taşır.
Taciz davranışı 5 şekilde görülür;
lFiziksel taciz: Kişinin bedeninde acı, ağrı, yaralanma gibi fiziksel zarar oluşturan davranışlardır. Yumruk atmak, tokat atmak, itmek, tekmelemek, dizle vurmak, boğmak, uyutmamak, yemek vermemek, tehlikeli araba kullanmak gibi davranışlardır.
lCinsel taciz: Kişinin isteği dışında psikolojik veya fiziksel baskı ile çeşitli cinsel davranışlara maruz bırakılmasıdır. Cinsel taciz sadece fiziksel temastan ibaret değildir. Cinsel içerikli eleştiri, istem dışı cinsel ilişki, cinsel ilişki öncesinde ve sonrasında sevgi göstermemek, cinsel ilişkiyi kişi üzerinde bir ödül olarak kullanmak, fiziksel taciz sonrasında cinsel ilişkiye zorlamak, kişi hasta ve yorgun iken onu beraberliğe zorlamak gibi davranışlar cinsel tacize girmektedir.
lSözel taciz: Bağırmak, tehdit etmek, hakaret etmek, küfür etmek, kişinin duygu, düşünce, inanç seçimleri ile ilgili alay etmek, başkalarının yanında aşağılamak veya azarlamak, isim takmak, kişiyi onaylamamak, destek vermemek, onunla konuşmamak, yıkıcı eleştiri, kişi için önemli konuları konuşmamak ve dinlememek, dalga geçmek, gülmek, suçlu hissettirmek... gibi davranışlar sözel tacize girmektedir.
lMaddi taciz: Kişiyi para yoluyla kontrol etme veya suiistimal etme davranışıdır. Kişinin işe girmesine engel olmak, ev idaresi için (olmasına rağmen) yeterince para vermemek, kişinin harcadığı her kuruşu hesaplamak, bütün faturaları kişinin ismini yazdırmak, fatura ödemek için ayrılan parayı harcamak gibi davranışlar maddi tacize girmektedir.
lDuygusal taciz: Reddetmek (kişinin varlığını ve değerini kabul etmemek, kişinin duygu ve düşüncelerini değersiz bulmak..) Aşağılamak (hakaret etmek, dalga geçmek, dehşet uyandırmak, gözdağı vererek kişiyi baskı altında tutmak..) Ayırmak /tecrit etmek (kişinin bağımsızlığını sınırlamak, kötüye yönlendirmek, kişinin yakınlarıyla ilişkisini kesmek...) İstismar etmek (kişiyi kar amaçlı kullanmak, çocuğun suistimal eden tarafça kendi ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik eğitilmesi...) Duygusal sorumluluğu kabul etmemek (duyarlı ve etkili biçimde ilgi sağlayamamak, ilgisiz ve duyarsız olmak, kişi ile sadece mecbur olduğu zaman iletişime girmek...)
Travma geçiren kişilerde en çok güvenlik duygusu kaybolur, yani kişi her şeyi kendi kontrolünün dışında olarak görür. Örneğin, bir deprem olayına şahit olmuşsa ve çok korkmuşsa en ufak bir sarsıntıda deprem korkusunu çok şiddetli olarak yaşar. Kişi çaresizim, güçsüzüm, kontrol bende değil diye düşünür. Böyle düşünmesi de onu umutsuzluğa, mutsuzluğa yani depresyona sürükler. Travmaya maruz kalmış kişiler, kendilerini rahatsız eden olayı tam uyuyacağı sırada hatırlar, uykuya dalamaz, dalsa da kâbuslar görür. Uyku kalitesindeki düşme zaten depresyonda da görülen bariz bir durumdur.
Travma yaşayan kişiler daha sinirli ve daha tahammülsüzdürler. Kendilerini diğer kişilerden ayrı ve yabancı hissederler. Eskiden keyif aldığı etkinliklerden artık zevk alamaz hale gelirler, bunları yaparken mutluluk hissetmezler. Sevinilecek bir durum olduğunda diğer insanlar gibi bu duyguyu yaşayamazlar. Dikkatlerini yaptığı işe tam olarak veremezler, iş verimleri düşer. Her an tetikte gibi yaşarlar. Daha çok olumsuz duygulara odaklanırlar, her olaydan bir olumsuzluk çıkarırlar.
Travmalar olumsuz yaşam olaylarından, anılardan oluşur. Travmatik anılara psikolojide “hazmedilememiş anılar” deniyor. Travmatik anı kolayca basit uyaranlardan tetiklenebilir. Kişinin korkması için, geçmişte tek ve şiddetli bir korku geçirmesi yeterlidir. Örneğin, işi gereği uçak yolculuğu yaparken, uçak türbülansa girdiğinde çok korkan, yoğun bir kaygı yaşayan kişi , 5 sene sonra halen uçağa binemeyebilir.
Tacizden dolayı yaşanan travmaların tedavisinde son derece kısa süren ve tedavi edici özelliği çok güçlü olan bir psikoterapi yöntemi var; bu yöntemin adı “EMDR yani Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme”. Bu yöntem ilaç ve hipnoz kullanmadan yapılan bir psikoterapi tekniğidir.
Tacizsiz, huzurlu günler geçirmeniz duasıyla Allah’a emanet olunuz.
PSİKOLOJK DANIŞMAN KIVANÇ TIĞLI BULUT
DNŞ TEL: 0212 503 79 95 -0506 401 79 91