İki dehşetli bakana iki dehşetli mektup!
İki dehşetli bakana iki dehşetli mektup!
İDRİS GÜNAYDIN
Sayın Sağlık Bakanı doktorlarımızın reçetesi bizi iyileştirmiyor!
Maalesef doktorlarımızın reçetesi bizi iyileştirmiyor. Eskiden böyle miydi?
İlacın ismini yazarlardı. Biz de gider o ilacı alırdık. İçerdik veya yutardık, fil gibi olurduk. Ama o zamanlar Dr.’ların önlüğü vardı. Gözlüğü vardı, muayenehaneleri vardı.
Şimdi Dr.’larımız bir şifre yazıyorlar. Söz gelimi: MLKF!İ… Akşam sabah okuyoruz bu şifreyi lakin hastalıktan kurtulamıyoruz. Reçetede mi bir hal var biz de mi?
Aynen, İslam Aleminin durumu böyle. Kur’an’ın sadece Arapçasını okuyarak hayatlarına Müslümanca bir istikamet vereceklerini sanıyorlar. Bu reçetenin şifrelerini ne kadar okursan oku, istersen ezberle; gidip eczaneden ilacı almayınca, yani Kur’an’ın anlamını okumayınca fayda vermez. Onun için Bangladeş çöplük, Afganistan bir köy, Hindistan sokakları pis, Afrika ülkeleri bağnazlıktan geçilmez.
Elbette Kur’an ayetleri ile bir kulun yazdığı reçete okunuş itibarı ile değer bakımından aynı olmaz. Biri Allah’ın sözüdür. O sözü okumak manen mutlaka bir ibadettir. Ancak dünya için her ikİsi de reçetedir.
Eğer Kur’an reçetesini uygulamazsan, Kur’an temiz ol derken, sen çöpte yatarsın. Kur’an çalış derken, uykuyu hayatının gayesi yaparsın.
SAYIN BAKAN YUSUF TEKİN! KUYUYA ATILMAK İÇİN Mİ UĞRAŞIYORSUN?
Sayın Bakan! Artık seni kuyuya atmayı düşünenler başarılı olamayacaklar inşallah. Ama, şunu bil ki; kendilerini Dr. Abdullah Cevdet’in muhibbi sayan bir kesim var; CHP .. nu koysa oy veririz diyorlar. Sana öyle hırslılar ki, bu defa kuyudan çıkarmamak üzere niyetliler ama senin yanında Bünyamin’ler var.
Neden öfkeliler? Bundan iki ay önce bir genelgeniz ile felekleri şaştı. “Kâbe’de hacılar hu” derken, bunlar, “Bölemedim felek ile kozumu” söylemeye başladılar.
Ardından küçücük çocuklar “Kahret vatan düşmanını, Çeksin o MELUN zilleti” derken Yunanlı dayılarının Sirtakisine sığındılar. Şimdi şundan korkuyorlar: Ya yeni bir genelge ile “Kadiri zikri” okursa çocuklar? Kadiri zikri sesli olur malum. Ya onun arkasından hatim için cüz ve sayfa taksimi olursa…
Şu an öyle durumdalar ki; bir vatan düşmanı terörist ile affınıza sığınarak söylüyorum; sizi karşılarına alsalar, ellerindeki silahı birinize tercih etseler, sizi tercih edecek durumdalar.
Aslında şimdi, Merhum Kadir Mısıroğlu’nun “Keşke Yunan galip gelseydi” sözünü çok iyi anlamaları gerekir ama nerede o idrak?
Yani, keşke şu terörist bakan olsaydı en azından okula bunları sokmazdı!
Sayın Baknım! Bu milleti köklerine döndürmek için cesur adamlar gerek. Bu mücadele korkak adamların işi değil. Eğer bu topraklar gereği gibi cesur aslanlar yetiştirmiyorsa, fetret devrindeyiz demektir.
Siz, aslınıza uygun mücadeleye devam edin. Allah, yanlş iş yapanların gayrı ahlaki yanlışlarını ortaya çıkarmakta ve onları rezil etmekte acelecidir.
Hatırlayınız; bir zamanlar o koltukta Hikmet Uluğbay namında biri otururdu. İmam Hatip okullarına tahammül edilemeyecek laflar etti. Gayretullaha dokundu ve kendi silahı ile kendi eli ile kendi dilini parçaladı. Eh, öyledir inkarcıların sonu. Kendi sivrisinekleri kendi beyinlerinde yuva yapar, vesselam.