• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İdris Günaydın
İdris Günaydın
TÜM YAZILARI

Eğer Kemalistler...

21 Kasım 2025
A


İdris Günaydın İletişim: [email protected]

Eğer Kemalistler...

İDRİS GÜNAYDIN

Recep Tayyip Erdoğan eğer inançsız olsaydı, iki sınıfın banko adayı idi. Öve öve bitiremezler, inançlarında sakınca olmadığı için Kemalistler tapar, Süleymancılar da mehdi ilan ederlerdi.

Tayyip Erdoğan bütün zamanların en başarılı lideri olduğu halde yine de yaranamıyor.

Bilmemek ne gülünç şey. Tayyip Erdoğan tüm zamanların en başarılı siyasi lideri olduğu halde sırf inançlı olduğu halde hiç bir başarısını görmezden geliyorlar.

Tüm zamanların en başarılı icrai hükümeti olduğu halde onu başarısız kılmaya uğraşıyorlar.


Şunu hatırlatmakta fayda var: 


Çok eskiden peygamberlikle vazifelenmiş bir kimseye Allah Teala bir görev vermiş. Demiş ki; yarın evden çıkacaksın ve şu tarafa doğru gideceksin. İlk karşına çıkanı yutacaksın. İkinci çıkanı gömeceksin… v.s. Adam evinden çıkmış ve denilen cihete yürümeye başlamış. İlk rastladığı şey dağ olmuş. Dağ yutulur mu? Emredilen o dağı yutmaktı. Kocaman dağı nasıl yutacak? Düşünmüş ve bana emredilen yutmaktı deyip yoluna devam etmiş. Yaklaştıkça dağ küçülmüş, yaklaştıkça dağ küçülmüş ve bir lokma haline gelince onu yutmuş.


İkinci karşılaştığı bir altın leğen olmuş. Verilen talimata göre onu gömecekmiş. Altın leğeni gömmüş. Yanından ayrılınca leğen tekrar dışarı çıkıp parlamaya başlamış. Tekrar gömüp gizlemek istemiş ama nafile. Tekrar parlamaya başlamış. Bana emredileni yaptım deyip yoluna devam etmiş. Akşam evine döndüğünde Allah karşılaştığı şeylerin hakikatini kendisine öğretmiş: İlk karşılaştığın dağ, öfke idi. Sabredersen öfke dağ gibi küçülür. İkinci karşılaştığın altın leğen iyilikti. Ne kadar gizlesen onu gizleyemezsin…  Tarih ve millet önünde iyiliğin unutulmaz.


Şu duruma ne demeli? Tayyip Erdoğan’ın yaptıklarını, sadece Hitler  Almanya’ya yol olarak yapmış. Sanayi olarak yapmış. Lakin konut meselesine el atmamış. Tayyip Erdoğan’ın el atmadığı alan da kalmadı. 

Onu Kamal Atatürk’le kıyaslıyorlar.  İnsaf. El insaf… Boy ölçüştürecekleri başkası yok. Olağan üstü yetkileri haiz liderle kıyaslıyorlar.


Demirel başbakan iken Gırgır karikatür dergisi bir karikatür yapmıştı. Bir Kanuni Sultan Süleyman’ın bir de Süleyman Demirel’in resmini yan yana çizmişti. Kanuni tığ gibi delikanlı, Demirel gebeş karınlı. Kanuni’nin resmi altına “varlık devri” Demirel’in altına da “yokluk devri” yazmışlardı.


Atatürk 1927/1930 yıllarında yaklaşık 15.000 tl maaş alıyordu. Yaklaşık 3000 gram altın. Tayyip Erdoğan 260.000 tl alıyor. 46 gram altın. Tayyip Erdoğan varlık devrinin cumhurbaşkanı, Kamal Atatürk yokluk devrinin. Tayyip Erdoğan aynı maaşı alacak olsa 16.800.000 tl maaş alması gerekir. Yine Tayyip Erdoğan kötü.

Yuh sizin sıfatınıza.

Gerçekçi olun. Sevmeseniz bile “yiğidi öldür hakkını yeme” gerçeği, değerini kayıp mı etti?


Bir kıyaslama daha: Kamal Atatürk devrinde anayurt hariç tüm ihtilaflı veya ayağımıza bağ olan yerlerden geri çekilip, Anadolu’ya sıkıştık. 3.000.000 (milyon) km2 araziden 780.000 km2’ye çekildik. Bunu başarı olarak görenler, Tayyip Erdoğan dönemindeki Balkanlar, Libya, Suriye, Azerbaycan, Somali, Etiyopya şimdi de Sudan ve daha niceleri ülkelere bugünün ruhuna uygun hükmettiğimizi görmezler. Yani Türkiye’nin hinterlandının yaklaşık 10.000.000 km2’ye çıktığını başarısızlık olarak görürler.

Tekrar sormak gerekmez mi; “İnsafın bu yerde namı yok mu?”


Beni yazılarımdan dolayı yalakalık yapmakla eleştirenler, kendi ruhunuzun ifrazatını hangi yüze boşaltacağınızı iyi hesap edin vesselam.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Yaman

İdris bey, hangi birini nasıl düzeltsek? Sayfalarca anlatmak gerek ama burada uzunca yazamam. Sadece sondajlama usulü ile birkaçına değineyim: 1) Maaş hesabınız doğru olabilir. Ancak şimdiki CB nın geliri sadece CB maaşından mı ibaret? Tüm gelirleri toplasanız Atatürk'ün maaşını kimbilir kaça katlar. Ve bunlar kendi ailesine miras olacak. Atatürk'ün ise hep millete kaldı. Mirasçısı sayılabilecek kardeşi Makbule'ye ve diğer akrabalarına kalmadı. Bu yöndeki bu bildiklerimiz yanlışsa bizi aydınlatın. Size teşekkür borcumuz olsun. 2) Konut mes'elesinde asgari ücretli ve geliri az olanlar konut sahibi olabiliyorlar mı? Konut fiyatları uçuk. Konut sahibi olmak için çok yüksek gelir sahibi olmak gerekiyor. Hem çekmek zorunda kalınan konut kredisi borçlarını, hem konut taksitlerini ödemek mümkün mü? (Çünkü konutu alabilecek kadar kredi çıkmıyor. Cepten ilave etmek gerekiyor.) Bir de taksitleri memur maaşlarına endekslemişler. Memur maaşı yükseldikçe taksit miktarı da azalacağı yerde artıyormuş. Konutun zamanında teslim edilmemesi veya edilememesi de ayrı bir sorun. Ev sahibi olmak isteyenlerle siz bunları konuştunuz mu sayın yazar? Daha başka şartlar da varmış bu satışlarda. Sizden rica ediyorum. Bu konularda bizi bilgilendirin, bize yol gösterin, bizi aydınlatın. 3) Yapılan hizmetler: Köprüler, tüneller, yollar, hastaneler, İHA, SİHA hava araçları vd. sizlerin daha iyi bildiği muhtelif hizmetler. Her hizmet için iktidara teşekkür ediyor, "Allah razı olsun" diyoruz. Lakin bunların hepsi sürekli bakım onarım gerektiren ve para yutan hizmetler. Bunlar yapılırken yeni gelir kaynakları oluşturuldu mu yoksa hep mevcut gelirlerden mi, cepten mi karşılandı ve sürdürülebilecek mi? Yoksa ileride bakım ve masraflarını karşılamak için satmak zorunda kalınacak mı? 4) Hizmetler yapılırken millete çok yüklenildi. Aşırı vergiler ve zamlar, değerli kamu mallarının satışları arttı, dolarla borçlanmalar çok yükseldi. Toplan vergiler, gelirler giderleri karşılayamaz seviyede. Sadece faiz borçlarını ödeyebiliyormuşuz. Borçlar 500 milyar doları aşmış durumda. (Tam miktarını bilmiyorum ama aşırı yüksek) Bu borçları karşılayacak, bu sıkıntıları giderecek tarım, sanayi, fabrika üretim ve ihracatımız var mı? 5) Altın, gümüş, bor, torf toprağı, vd. muhtelif yeraltı zenginliklerimizi değerlendirebiliyor muyuz? Maden çıkarmak için gelen yabancı firmalar, madenin çok az bir kısmını bize bırakıp % 90 veya 98 ini yani neredeyse hepsini istiyorlarmış. Bu sebeple millet sevinmesi gerekirken bu işten korkar oldu. Her maden arama çalışmasında dirençle, problemlerle karşılaşılıyor. Millet haksız mıdır? Yanlış biliyorsak düzeltin, haksızsınız deyin. Kesinlikle darılmayız. Bize yanlışlarımızı gösterenlere minnetdar oluruz. 5) Tarım ve sanayideki gelişmeleri anlatın, yapılan fabrikaları sıralayın. Karşı mahalle Atatürk ve İnönü döneminde yapılan fabrikaları tek tek sayıyorlar. Siz de son dönemde yapılan fabrikaları sayıp gösterin ve karşı mahalleyi susturun. İleriki yazılarınızda tüm bunlara temas etmenizi talep ediyoruz sayın yazar. İyi dileklerimle Allah'a emanet olun.

Partilerinin

İçine ettiler.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23