• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İdris Günaydın
İdris Günaydın
TÜM YAZILARI

Bir Cumhuriyet Bayramı yazısı

31 Ekim 2025
A


İdris Günaydın İletişim: [email protected]

Bir Cumhuriyet Bayramı yazısı

İDRİS GÜNAYDIN

Bu yazı Cumhuriyet Bayramına atıftır. Eğer yaşasaydı, Kemal Atatürk bu minvalde konuşurdu:

Muhterem vatandaşlarım! Cumhuriyetimiz kurulalı 102 sene oldu. Bugün aynı zamanda Altay Tankımızın envantere giriş günü. Neler çekmedik bugünleri görebilmek için. Daha buraya gelinceye kadar yüzlerce hava savunma sistemleri, kendi uçağımız, kendi gemimiz, yağ gibi yollar, muhteşem köprüler, akıl almaz hastaneler, hızlı trenlerin hem yolu hem kendisi, Avrupa’yı kıskandıran havaalanları, sıraların üstünde kitaplar, spor salonları, millet bahçeleri, denizin altından geçen köprü ve tüneller. Nükleer santraller, deniz ve karada yakıt aramaları... Bu ne yav? Kurtuluş savaşını bir mermi atmadan kazandık. Bunlar ne?

Bunlar cumhuriyetin kazanımları. Bir hata yaptık. İnançla, tarihle savaştık. O yüzden bu yatırımlar yüz yıl gecikti.


Bunları yapabilen şahsın elini öperim gerekirse.

Benim ülkeme yapılmış bunlar.


Geçen zaman gösterdi ki; memleketin muhtelif yerlerine çıplak heykelimi diktiler. 

Zerre utanmadılar. Benim gibi, denize girerken bile şort giyen birine bu yapılır mı? 

Sanki ben Adem’le Havva mıyım? 

Yanımdaki delikanlının edep nahiyesinde incir yaprağı olsun var, benimkinde meşe yaprağı bile yok.



Rica ediyorum hükümetten. Böyle erotik heykelleri kaldırsın. Ayıptır yahu. Ar namus tertemiz mi? Sanki bu heykeltıraş benim edep yerimi mi gördü? La havle vela kuvvete...

Sonra uyduruk kaydırık hikâyeler. Ne imiş ben Hint vedalarını okuyormuşum?

Okurum. Vedaları da okurum Fikrimin ince gülünü de... Latife’nin defterlerini okuyacak değilim ya. Onu siz okuyun.

Yani ki cumhuriyetimizin on yedi yılı suikastlarla ve yabancı hatunların bize adaptasyonuyla, yirmi senesi, kendini bişey sanan başbakan ve arkadaşlarının idamıyla, 30 senesi sağ sol kavgası ve telefatla, on yılı başörtüsü zulmüyle, kalan süresi de anıtkabrimde hüngür hüngür ağlayanların şangır şangır ağlamasıyla geçti.


Lakin bağdan boşanır gibi hizmetler yapıldı. Kutluyorum. Böyle bu hizmet kervanı devam etsin.

Ben bir Hatay’ı zorla almıştım. Siz Suriye’de, Libya’da, Azerbaycan’da, Somali’de, Etiyopya’da tarih yazdınız.


Yavaş yavaş ateş bana yaklaşıyor. Farkındayım. Ne yapayım? “Ve bir devrim evvela devrimi devirecek”..

Her şeyin bir zamanı var. Her faninin bir ömrü ve ölümü var.

Yazarın notu: Her can fanidir, zulüm de fanidir.


“Zannetme böyle gitmez bu devran,

Nihayet sonuncu durağa gelir.

Hasretle beklenen gelir mutlaka, 

Sultan fikir şanlı otağa gelir.

Yırtılır güneşin kapkara zarı,

Dünyamız yeniden bir çağa gelir.”


Mutlaka yıkılacak. Bu millet bu kadar puta tapma aşıklısı olamaz. Hele içimizdeki kriptolar temizlensin.

Bugün kutlu olsun mesajı çeken ikiyüzlüler, yarın gusül abdesti alıp tevbe de edecekler. “Atlılar put şehrine kapılardan girecek.”

Cumhuriyetimiz payidar olsun. Ona itiraz eden yok vesselam.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Yaman

Siz Atatürk'ü anlamamışsınız, o bugünkü tablodan memnuniyet duyamazdı. İlkin hürriyet, tam bağımsızlık, borçsuz, tarım ve sanayisi gelişmiş, iktisadi olarak ta bağımsızlığını elde etmiş bir Türkiye isterdi. Sizin hayalen konuşturduğunuz Atatürk, yapılan hizmetlerin yerli kaynaklarla mı yoksa yabancı kaynaklarla mı ve elde avuçtaki değerlerimizi satarak mı yapıldığını sorardı ve bu hizmetlerin en çok kimlere yaradığını, Türklere mi, yabancılara mı diye sorardı. Kusura bakmayın sayın yazar ama hayalinizde Atatürk'ü yanlış konuşturmuşsunuz.

Ahmet

Kim kimin elini öpüyor
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23