• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İdris Günaydın
İdris Günaydın
TÜM YAZILARI

Bilen alim anlayan ariftir

19 Ekim 2022
A


İdris Günaydın İletişim: [email protected]

 

Son zamanlarda okuduğum en güzel sözdür: “Bilen ‘alim’, anlayan ‘arif’tir.”

Aynen de öyledir.

Arapça “arafe:bildi,” kelimesinden türemiş bir ismi faildir. Bilmek anlamı taşır. “Örf ve İrfan” kelimesi de aynı kökten gelen ve aynı anlamları ihtiva eden ifadelerdir.

Okuyan alim olur anlayan arif. İrfan sahibi olur.

Alim olmak için mutlaka bir mektep/medrese/okul sürecinden geçmek gerekir lakin arif olmak için bu şart değildir. Bulunduğu ortam, çevre, aile irfan ehli ise o ortamda yetişen de arif olur.

Bir millet kolay kolay bir “örf” sahibi olmaz. Kolay kolay da örfünü/irfanını unutmaz. Hâlâ Anadolu’da yer yer eski Türklerden gelen/kalan kültür izlerine rastlanmaktadır. Ve bugün Osmanlı’nın, Selçuklu’nun üzerimizdeki, hayatımızdaki, ruhumuzdaki izleri dipdiridir.

Bizim milletimiz alim değil ama ariftir. Sık sık söylenir bu söz. Çok doğrudur.

Milletimiz ilim ve kültür noktasında hem arif hem de ilim ehli iken veya ilim ehline son derece hürmetli iken, dil, harf inkılapları ve kültür devrimi ile cahil haline getirildi. Dünkü kitabı, makaleyi, gazeteyi okuyamaz hale getirildi.

Okullar yapılsa da millet okullara tepki gösterdi. Önceleri erkek çocuklarını vermek istemedi. Sonra uzun yıllar kız çocuklarını vermedi.

Her yeniliğe karşı çıktı. Yenilik, çağın gelişmesinin gereği olduğu halde Cumhuriyet rejiminin bir oyunu olarak görüldü ve karşı çıkıldı.

Eskiden saatlerimiz 7 olduğunda öğleni, 12 olduğunda akşamı gösterirdi. Radyo yaygınlaşmaya başlayınca köy başı bir iki radyo alan ancak bulunur ve meraklıları “ajans” dinlemeye giderdi, radyosu olanın evine. Saat 12 olmuş… Akşam ajanslarını verecek. Radyo cıngılı çalıp “saat on dokuz. Haberleri veriyoruz” dediğinde halk; “Allah belanızı versin. Saati de on dokuza çıkardınız ya!” diyerek tepki göstermekteydi.

İşte böyle bir vasatta halkımız 14 Mayıs 1950 de milletin irfanı sayesinde CHP’ye büyük bir ders vermiş ve yirmi yedi yıllık iktidarı sandığa gömmüştü.

Yani Mustafa İsmet ve Mustafa Kemal’in partisini başarısız i’lan etmişti başka bir deyişle!..

O, on yılda on beş milyon genç yaratmayı, demir ağlarla yurdu baştan başa örmeyi, fabrika üstüne fabrika açıldı iddialarını birer sille gibi CHP’nin suratına çarpmıştı.

Arif olduğunu buradan da anlamak mümkün...

O ruh hâlâ devam etmiyor mu?

CHP’ye bakalım: Milletin sillesi öyle aşk etmiş ki; CHP bir türlü kendine gelemiyor. Çok karizmatik bir lider bulamıyor. Fikir ve proje üretemiyor. Halka kendini sevdirecek dil geliştiremiyor.

Sürekli zik zak çizen bir CHP var milletten oy alırım belki diyen. Sürekli hat değiştiren, ray değiştiren, yörünge değiştiren…

“Atatürk Atatürk” demek prim yapmıyor deyip uzun bir süre ağzına dahi almayan… Yıllarca Demirel’i, “Meydanlarda Kur’an öpüyor” deyip dini siyasete alet etmekle suçlayan, Ülkücülerle kavgalı dövüşlü yıllar geçirip sonunda onların bir kısmı ile (kendilerini öyle tanımlıyorlar) bir araya gelen, Erbakan’ı memleket için en tehlikeli lider olarak anlatıp sonunda onu anma toplantısına katılan, Saadet Partisi’yle sarmaş dolaş olan, başörtüsüne özgürlük düzenlemesi yapmaya kalkan…

Halbuki CHP!.. Milletin sinesinde öyle yara açmışsın ki; ve milletten öyle sille yemişsin ki… Ne senin açtığın yarayı her hangi bir merhem tedavi eder ne de milletin vurduğu sillenin sedası kürre-i arz’dan kesilir…

Firavun sade Musa’yı engellemeye çalışıyordu. Nemrut sade İbrahim’i… Onlar birer kulübe yapmak istiyorlardı Hak adına; lakin Firavn Musa’ya, Nemrut İbrahim’e Ebu Cehil ve taifei müşrikun Hz. Muhammed (S.A.V) izin vermiyordu. Onun için Kur’an’da da Sünnette de, tarihte de, hafızada da Allah’ın büyük düşmanları olarak bilindiler.

Ey CHP sen; İslam’ın müesses nizamını berhava eyledin. Otuz katlı apartmanı imha eyledin. Bin dört yüz senelik bir oluşumu Batının süfli değerlerine kurban eyledin.

Anadolu irfanını Avrupa kültürü menşeli inkılaplara paymal eyledin.

Ama bilen alim, anlayan arif olur. Millet arif oluşu sayesinde seni de niyetini de, yürüyüşünü de, çömelişini de sezdiği ve anladığı içindir ki; sizin ağız büzüşünüzden ne diyeceğinizi anlıyor.

Siz helalleşme diyorsunuz halk ihlalleşme anlıyor ve oy verirsem yine hak ihlalleri, özgürlük ihlalleri, ekonomik ihlaller… Ardından helalleşme, ihlali; ihlaller, ihtilali doğurur. Başa döneriz deyip size kapıyı kapatıyor vesselam.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Şeref

"Millet Arif oluşu sayesinde......" bu yüzdenmi millet K.Evren anayasasına %83 oy verdi...

ADİL

CHP VE ZİHNİYETİ BU ÜLKEDEN SİLİNİP YOK OLADIĞI SÜRECE BU ÜLKEDE HUZUR OLMAZ
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23