• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İbrahim Karataş
İbrahim Karataş
TÜM YAZILARI

İsrail ile barış(ma)mak

28 Aralık 2020


İbrahim Karataş İletişim: [email protected]

Uzun zamandır gergin olan Türk-İsrail ilişkilerinin düzelmesi için perde arkasında atılan adımlar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ilişkilerin düzelmesinin iyi olacağını beyan etmesiyle birlikte açığa çıkmış oldu. Türkiye, Filistin davasını Araplardan bile daha çok savunan bir ülke. Filistin’i sadece Ak Parti hükümetleri değil, geçmişteki hükümetler de savundu. Savunmakta beis olmadığı gibi bilakis sahiplenmek hakkı savunmanın bir gereğidir. Çünkü Filistin işgal altındadır ki susmak ne ahlaka, ne uluslararası hukuka ne de Müslümanlığa sığar. Türkiye’nin en çok savunan olması da anormal değil çünkü orası eskiden Suud, BAE, Mısır ya da Suriye toprağı değil Türk toprağıydı. 

Ancak Türkiye’nin Filistin davasını savunurken verdiği tepkinin ölçüsü ve izlenen politikalar tartışmaya açıktır. Mesela ilişkiler hangi ülkeyle kötü olursa olsun büyükelçi çekmek yanlış bir karardır. Eğer bir ülkeyle savaşta değilseniz büyükelçinizin olması diyalog bağlamında elzemdir. Ayrıca ikili ilişkilerdeki kopuş çok sert ve keskin olmamalı ki bir daha ki sefere barışmak kolay olabilsin. Sanırım hükümet bu konuda daha iyisini yapabilirdi. 

 Diğer yandan kanaatimce İsrail ile ilişkiler tam olarak düzelmeyecektir. Yarın öbür gün bakarsınız yeniden büyükelçiler atanır ve fakat ne bu halk ve hükümet İsrail’in Filistin’e zulüm etmesine razı olur, ne de İsrail zulümden vazgeçer. Bilhassa Netanyahu’nun başında olduğu bir İsrail bildiğini okumaya devam edecektir. Erdoğan’ın başında olduğu bir Türkiye de zulme karşı çok sabırlı olmayacaktır. Dolayısıyla İsrail ile ilişkilerin düzelmesini beklemek biraz fazla iyimser olmak demektir. 

Öte yandan; İsrail arkasına aldığı Yahudi diasporasının desteğiyle hasmına karşı her zaman avantajlı durumda. Ellerindeki global medya gücü, lobicilik faaliyetleri ve büyük sermaye İsrail’i hiçbir zaman yalnız bırakmamıştır. Türkiye nadir ülkelerden biri olarak İsrail’e kafa tutmuştur. Ancak karşısında beklendiği gibi sadece İsrail’i değil diğer ülkelerdeki Yahudileri de bulmuştur. Bugün Türkiye’nin dünyadaki imajı kötü ise mezkûr Yahudi medyası yüzündendir. ABD kongresi Türkiye aleyhine kararlar çıkarabiliyorsa Yahudi lobisi yüzündendir. 

Böyle bir güce karşı gelmek elbette zordur ve bu güç yeni oluşmuş değildir. 1881 tarihli bir Osmanlı vesikasına göre Theodor Herzl’in yakın arkadaşı Ritter Von Newlinsky, Osmanlı padişahına yani II. Abdülhamid’e bir mektup gönderir. Eğer Filistin Yahudilere verilirse Osmanlı’nın tüm borçlarının ödeneceğini söyler. Ya ödenmezse? O zaman Yahudilerin sahip olduğu Avrupa’nın büyük gazeteleri Osmanlı’ya saldırır. Oysa ki Filistin’de özerk bir Yahudi bölgesi kurulursa aynı medyanın destek vereceğini söyler. Abdülhamid bu talebi reddetti ve sonunda bir şekilde devrildi. 

140 yıl sonra değişen pek bir şey yok. Filistin’i kim savunursa yine aynı küresel sermaye gruplarının ve medyanın hışmına uğruyor. Türkiye bu yüzden son 10 yılda epey bir zorluk yaşadı. Hükümet dik durmaya çalıştı ama çok bedeller ödedi. Konsolosluklarda adam kesenler, darbe yapan sapkınlar ve sömürgeye devam eden liderler el üstünde tutulurken, hakkı söyleyenler diktatör gibi yaftalarla karalandı. 

Diğer bir sorun şu k; Arap ülkeleri pes etti ve İsrail ile barışmak için sıraya girdiler. Batıdaki ülkeler çok önceden pes etmişlerdi. Öyle ki İsrail’i eleştirmek bile suç sayılmakta ve soykırımı inkâr etmek hapisle cezalandırılıyor. Hal böyleyken Türkiye tek başına kaldı ve bu şartlar altında hem ülkenin menfaatlerini düşünüp hem de Filistin davasına desteğini sürdürerek ilişkileri normalleştirmeye çalışıyor. Bugüne kadar ki dik duruş, diğer ülkelerle kıyaslandığında takdire şayandır. Ancak diğer ülkelerin haksızlığa karşı susması Türkiye’yi yalnız bıraktı. Türk-İsrail ilişkilerine bakınca tek başına bırakılmanın neden olduğu zorlukların da göz önünde bulundurulması lazım. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Can

Filistin bizim icin ne yapti yeter bizim icin KKTC tanidi mi? uygurlari icin nedense yazdiklarini uymuyor onlar da isgal edilmis zülüme ugrayan bir halk degil mi. Bizimkiler Cin ile kredi karsi daha yeni iade antlasmasini imza atmadilar mi. tek bir kinama duyduk mu veya akit ten tek elestiri. Filistin tek ic tribünleri costurmak icin kullanilan bir meta dindarlarin yahudi refleksleri kullanmak icin. Allahin sözünü güya takip eden Kiliseler de yahudi refleksini bol bol kullanmistir ve sessiz sedasiz karsi koymadan hitler 6 milyon yahudi insani yakti.
  • Yanıtla

Şeref

1948 De İsrail kurulduğunda ilk tanıyan "müslüman" ulke hangisidir.?!!!!!!!!
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23