• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İbrahim Karataş
İbrahim Karataş
TÜM YAZILARI

Gazze’de katliam var çünkü güçsüzüz

04 Aralık 2023
A


İbrahim Karataş İletişim: [email protected]

 

İsrail, hepimizin gözü önünde bir katliam yapıyor ve maalesef birey olarak bir şey yapamıyoruz. Devletler de bir şey yapmıyor veya yapamıyor. Hristiyan dünya zaten bir şey yapmak zorunda değil çünkü Protestanlardan türeyen Evangelistler katliamın olmasını istiyor -ki İsrail devleti baki kalsın ve Hz. İsa tekrar yere insin. Evangelizm de bir Siyonizm projesi ama şimdilik burada bahsetmeyelim. Kalan Hristiyanlar içinde İsrail terörüne tepki koyanlar var ama neticede katledilenler Müslüman. Dolayısıyla katliamı durdurmak Müslümanların görevi. 

Ancak onlar da bir şey yapamıyorlar. Zulmü onaylayan hiçbir Müslüman ülke yok ama hiçbirinin de durduracak gücü yok. Ağzını açan diplomatik çözümden, arabuluculuktan bahsediyor. Taraf olanlar bir tarafsız gibi arabuluculuk yapamazlar ama neyse. Eleştirecek durumda değiliz çünkü güçleri olsa mutlaka müdahale edeceklerinden şüphemiz yok. Bu durumda tek sorun güçsüzlük. Güç yoksa savaşmanın da anlamı kalmıyor çünkü savaşın sonucu az çok bellidir.

Bahsini yaptığımız gücün askeri güç olduğunu unutmayalım. Müslüman dünya maalesef kendini savunacak güçte değil. Türkiye bile son yerli silah üretim hamleleri olmasa kolay lokma olurdu. Ancak Türkiye’nin de büyük bir savaş için eksiklerini tamamlaması gerekiyor. Daha önce de yazdık ama zaafiyet devam ettiği için yine yazmamız gerek. Diyeceğimiz şudur ki; Müslüman dünya arasındaki dayanışma ve birliktelik en azından askeri alanda gerçekleştirilebilir. 60 civarında Müslüman ülkeden bahsediyoruz. 

Bu ülkelerin tamamı silah sanayisinde az ya da çok dışa bağımlı. Bir ambargoya maruz kaldıklarında silahsız kalıyorlar. Kendileri üretmek isteseler ya üretmeyi bilmiyorlar ya da üretecek bütçeleri yok. Onun için diyoruz ki bazıları üretim kapasiteleriyle bazıları da sermaye ile bir araya gelsinler ve üretmeye başlasınlar. Daha önce Kaan projesine başka ülkelerin de katılması gerektiğini söylemiştik. Pakistan ve Azerbaycan katılacak gibiler ama ne kadar katkı sunacaklar henüz belli değil. Yine de katılmaları iyi olacak ama daha fazla ülkenin katılması gerekiyor. Örneğin Suudiler Avrupalılardan Eurofighter alacaklarına o parayla Kaan’a ortak olabilirler. Türkiye de Eurofighter isteyeceğine Kaan için ambargoya takılmayacak geçici bir motor temin etse daha iyi olmaz mı? Üretim planına göre ilk uçaklar Amerikan malı motorlarla uçacak. Amerikalılar o kadar motor verir mi daha belli değil. 

Bahsettiğimiz işbirliği sadece jetler için değil tüm silahlar için geçerli. Batı dünyası Gazze’de tarafını belli etti. Müslümanlarını katledilmesinden rahatsız olmayan bu ülkeler İsrail’in tek bir talimatıyla herhangi bir Müslüman ülkeye silah satışını engellerler. Belki de bu yüzden BAE’ye F-35, Suudilere Eurofighter satılmadı. Mevzu gerçekten insan hakları olsaydı İsrail gibi insan düşmanı mı var ki bu terör devletine silah satıyorlar? Hem muhtemelen burada da durmayacaklar. Eğer Müslüman ülkeler İsrail’le savaşa girseler İsrail’in yanında savaşa bile girerler. Mesele bu kadar ciddi.

İşte bu yüzden Müslüman ülkelerin askeri işbirliğine gitmekten başka çareleri yok. Bu hususta bir adım önce olanlar üretecek, diğerleri de hem parasal destek verecekler hem de müşteri olacaklar. Yeri gelmişken söylemeden geçmeyelim. Türkiye neden Pakistan’ın nükleer müşterisi olmuyor? Uluslararası anlaşmalara imza attığı için mi? Dünya o anlaşmaları hazırlayan beşten büyüktür demiyor muyuz? O zaman onlara niye taahhüt verelim? İsrail bize karşı nükleer silah kullansa bizi korurlar mı? Bir kişi de çıkıp Evet der mi? İsrail bu cesareti nükleer silahlardan almıyor mu? Peki, Müslüman ülkelerin çekingenliği de nükleer yokluktan ileri gelmiyor mu? 

Bir an önce kalkıp silkelenme vakti gelmedi mi? 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Gazete katliam var

Çünkü ticaretimize bakıyoruz.

Okur

Ülke olarak güce sahip olmak istemiyorsun ki! İlimin her alanında icat ve keşifleri kendin yapmalısın ve desteklemelisin. Ülkende ilime aşık bir kimse yok gibi, olsa da desteklemezsen sonuç böyle olur. Elinde en azından her biri 4 kg olup 10 km2'de etkili 10 nükleer silahın olsaydı dokunulmazlığın ve saygınlığın olurdu. 200 üniversitede sadece hergele yetiştirip bol bol en yüksek unvanı donunu toplamaktan aciz aynı zamanda torpilli avanelere dağıtıyorsun. Nükleer enerji ve silah üretmek için haddinden fazla cevher ülkede mevcut. Bunu gerçekleştirecek birkaç akademik uzman yok ülkende. Kitapta okumuş fakat ne olduğunu anlaması imkansız. Pakistan'a gelince Abdulkadir Han (merhum) nükleer programı henüz öğrenciyken planlamış sonra kolayca gerçekleştirmiş, normal kimya ve metalurji bilgisine sahipmiş. Önce madenden uranyumu saf olarak kazanıp sonra zenginleştimeyi tasarlamış. Bu iş için çok yüksek bilgiye de ihtiyaç yok. Ufak bir ekip bu işin projesini yapıp 30-50 milyon dolarlık tamamen yerli bir işletmede yeterince nükleer yakıt (toryum) üretilebilir. Ülkede uranyum cevheri yok sayılır. Uranyum zenginleştirme hem pahalı hem zor hem riskli. Yani eski yöntem. Hem yerli proje hem yerli nükleer yakıt... Taklit yok! Düşünce, proje, işletme, filiz, uzman yerli!... Ülke kalkınması için proje geliştirmeyen kişiye değil akademik derece /unvan, tuvalet kağıdı bile vermem, maaşa gelince asgari ücret! Devlet olarak fakir milletin vergileriyle etrafta sadece husye sallayanları besleyecek halim yok.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23