• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
  • VAV TV CANLI YAYIN
İbrahim Karataş
İbrahim Karataş
TÜM YAZILARI
15 Şubat 2021

ABD ile husumet ve kendimizi ifade edememek

Türkiye-ABD ilişkileri bağlamında bugünleri bile arayacağımız söylenebilir. Çünkü Biden ve ekibi gibi amansız Erdoğan düşmanı bir yönetimin bu kibir varken “düşmanıyla” anlaşması için bir neden yok. Amerika, gücüne dayanarak Türkiye ve tüm dünya ülkelerine karşı kibirlenmekte ve onları kendisiyle eşit statüde görmemektedir. Konumunu beğenmeyen veya haddini aşan (!) ülkeler olduğunda başını ezmek ister. Nitekim Türkiye son yıllarda daha bağımsız bir dış politika izleyerek Amerika’yı epey kızdırmaktadır. 

Ayrıca Erdoğan ve Trump arasındaki dostluk da Amerikalı Demokratları rahatsız etti. Eğer birini sevmiyorsanız onun sevdiğini de sevmezsiniz. Biden ve kurmaylarının bakışı da bu şekilde. Onlara göre Trump’la iyi geçinen kimse Amerika’nın dostu olamaz. Onların böyle bir psikolojiyle hareket ettiklerini pek yakında pratikte de görürüz. 

Hal böyleyken Türkiye’ye olan husumet büyük olduğu için verilecek herhangi bir taviz yenilgi olarak algılanacak ve yeni tavizler istenecek ama yine de tatmin olmayacaklardır. Nitekim S-400’lerle ilgili sunulan Girit modeli kabul görmedi. Görmeyeceği de belliydi. Türkiye belki iyi niyet göstergesi olarak böyle bir tavizde bulundu ve cevabını aldı. Hatta ABD’li 54 senatör Biden’a bir mektup yazarak, Türkiye’yi terör örgütlerinin üzerine gittiği için cezalandırmasını istedi. Mektupta YPG’sinden tutun FETÖ’süne kadar tüm terör örgütleri ve bazı mensuplarının ismi geçiyordu. Malum, öncesinde de Osman Kavala serbest bırakılsın demişlerdi.

Ancak hiçbiri, Türkiye’nin YPG’ye verilen desteğin sonlanması ve FETÖ liderinin iadesiyle ilgili çağrılara kulak asmadı. Adeta “benden bir şey isteyecek konumda değilsin” demeye getirdiler. Bu tavırlarını önümüzdeki dört yılda da sürdürecekler ve Türkiye’yi dize getirmeye çalışacaklardır. Hükümet duruşunu değiştirmemeli. Bu ülke belki acılar çekecektir ama taviz verdikçe çektiği acılar daha fazla olacaktır. Çünkü isyanlara sponsor olan birini salıvermek, terör örgütlerine taviz vermek veya ülkenin savunmasını Amerikalıların iki dudağı arasına hapsetmek bu ülkeyi yeniden terör ortamına sürükler. 

Dikkat edilirse Türkiye’ye son birkaç yılda huzur geldi. Artık sokak ortalarında bombalar patlamıyor. Çünkü tüm terör örgütlerinin başı ezildi. Amerika’nın dediğini yapmak, örgütlere yeniden nefes aldırmaktır ki bu da yeni terör eylemlerine neden olacaktır. Diğer yandan Türkiye’nin pozisyonu ne olursa olsun yeni terör saldırılarına ve göç dalgalarına hazır olması gerekiyor. Çünkü ABD (ve Rusya) bugüne kadar Türkiye’yi ya ambargolarla, ya terörle ya da göçle terbiye ettiler. Yine aynı metotla gelecekleri muhakkaktır. 

Ancak taviz vermemek tüm ilişkileri de kesmek demek değildir. Türkiye’nin ciddi bir lobi sorunu olduğunu yabancı gazeteciler bile söylüyor. Bugün eğer dış dünyada PKK/YPG özgürlük savaşçısı, FETÖ ise mağdur olarak görülüyorsa bunun sebebi gerçeklerin tam anlatılamamasıdır. Mesela geçtiğimiz Cuma günü Avrupa Parlamentosu terörist Enes Kanter’i konuk etti. Bu hainin söyledikleri doğru sayılacak çünkü karşısında alternatif bir konuşmacı yoktu. Oysa ki yalanlar gerçeklerin karşısında köpük gibi uçar gider.

Öte yandan; Amerika’da 54 senatörün Türkiye aleyhtarı mektup yazması, kendisine ulaşılabilecek 46 senatörün olduğunu gösteriyor. Acaba bunlara ulaşılıp gerçekler anlatılacak mı? Bazıları Türkiye’ye davet edilir mi? Onlarla özel olarak ilgilenilecek mi? Bu konuda ne gibi çalışmalar var? 

Varsa bile, demek ki çok etkili olunamamış. Oysa nasıl ki FETÖ’cüsü, PKK’lısı, Ermeni’si, Rum’u birlikte hareket ediyor, mesela Türk, Azeri, Pakistanlı ve Katarlı büyükelçilikler ve STK’lar da birlikte hareket edebilirler. Senatörler için kimin haklı olduğunun önemi yok. Kim parayı verir ve ilişkilerini sıcak tutarsa onu savunurlar. Bu kadar kolayca kazanılabilen senatörler için pek bir şey yapmamak bizi haklıyken haksız duruma düşürüyor. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Özcan çolak

Güç olmadan hakk elde edilemez. Güç sadece silah ve paradan oluşmuyor bir de kültür olacak. Bakın batının pkk için coğrafyalara göre isim takmasına UYMAMAK o pkk dır ve onlara HER ORTAMDA SADECE PKK diye seslenmek bir kültür gücüdür. Yeterli silah ve para gücün olmayabilir ama kültür gücün kelime ve kavramları İNATLA AZİM VE GAYRETLE kullanmak güçtür. Kötü Yunan’ın ve İran’ın kültür gücünü çok iyi kullandığını görüyoruz. Türkiye cumhuriyeti bütün bürokrat ve siyaset adamlarını kültür gücü konusunda UYARMALIDIR.
  • Yanıtla

m a

ne yaparsan yap anlatamazsin seytanin cocuklarina
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23