Yıkık Minareler Şehri Bilecik
Yıkık Minareler Şehri Bilecik
HÜSEYİN ÖZTÜRK
Minareler bir ülkenin Müslüman olduğunun tapu belgesidir. Cami ve minare, Müslüman toplumun amentü simgesidir.
Minare birliktir, cami birliğin toplandığı yerdir. Yani “Elhamdülillah Müslümanım” diyen bay yahut bayan her fert, bu sözüyle Allah’a senet vermektedir.
Bu sebeple; siyaseten, fikren, ekonomik veya hangi sebeple olursa olsun, Müslümanlar birlik ve dirlik içerisinde olmak mecburiyetindedirler.
Çünkü “Müminler kardeştir” ilkesine iman ettikleri için kullara değil, Allah’a söz vermelerinin haysiyet ve şerefini yaşamak ve icraya koymak zorundadırlar.
Yazı, Bilecik’in tarihine dair bilgilerle devam edecekti ama söz uzadı. Geçelim.
………………
Bilecik’e varır da Şeyh EdebalıHz.lerini ziyaret ederseniz, İstiklal Savaşı’nda İngilizlerin kobayı Yunanlıların işgalinden sonra şehrin tarihinin nasıl yerle bir edildiğini şahit olursunuz.
Şeyh Edebalı’nın kabrinin arkasında, yıkık veya yalnız minareler görürsünüz. O kısım, işgalden önce şehrin ana merkezini oluşturan alan imiş. Minarelerden anlaşılıyor zaten.
Yunanlılar işgalle birlikte bugün İsrail’in Gazze’de yaptığı vahşetin benzerini, o günkü şartlarda aynısını yapmışlar ve nice Müslüman kadın ve erkekleri süngülerle delik deşik etmiş, üzerlerindeki elbiselerini bile soyup, soğukta ölsün diye bırakmışlar.
İsraillilerin canilikleriyle, Yunanlıların caniliklerinin bir farkı yok. Maya aynı, tıynet aynı, zihniyet aynı, düşmanlık aynı! Ortak noktaları Müslüman düşmanlığı!
İtilaf Devletleri Birinci Dünya Savaşı’nda istediklerini elde edemeyince, ardından Yunanlılar, Fransızlar, İngilizler, İtalyanlar ve sömürgeleriyle işgale başlamışlardı.
İç Anadolu hariç, bütün bir vatan sathı, işgallerle savaşıyordu ve hedefte dini mekânlarla Müslüman vatandaşlar vardı.
Ayrıca işgalcilere bir de içimizdeki azınlıklar büyük faydalar sağlıyor ve canilere yol göstererek katliamların müsebbibi oluyorlardı.
İşte o işgallerde en büyük zararı gören illerimiz ve ilçelerimiz, Bilecik ve civarıdır. Prof. Dr. Taner Bilgin’in, “Milli Mücadelede Bilecik” kitabında resmi kayıtlara bağlı bilgileri bulmak mümkündür”.
………………….
İtilaf Devletleri destekli Yunanlılar, Bilecik’i hangi tarihlerde işgal etmiş ve katliamlar yapmışlardır?
8-4 Ocak 1921 arası 3 gün, 24 Mart 1 Nisan 1921 arası 8 gün, 12 Temmuz 1921 ila 6 Eylül 1922 arasında da 14 ay 25 gün süreyle Bilecik ve çevresini talan etmişlerdir.
Takatsiz, güçsüz ve silahsız Müslüman bir milletin, son gücüyle düşmana karşı yeniden dirilişe geçmesi ve zafere yürümesiyle, 4 Eylül 1922’de Bozüyük ve Söğüt, 5 Eylül 1922’de Pazaryeri, 6 Eylül 1922’de de Bilecik, düşman işgalinden kurtarılır.
Ezcümle:
Şeyh Edebalı’nın türbesinden; yakılan, talan edilen şimdi yerinde yıkık ve yalnız minarelerden başka bir şey olmayan Bilecik’e bakınca, yukarıdaki şehri görmek bile istemiyor insan.
Bir şehre nereden nasıl baktığınız önemli. Minarelerden bakarsanız camileri, meyhaneden bakarsanız, meyhanecileri görürsünüz.
Ve şu soru akla gelip dayanıyor: Devletim adına bu şehrin bir sahibi var mı?