• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI

Toroslarda Bir Köy Taşlıca

16 Mayıs 2022
A


Hüseyin Öztürk İletişim: [email protected]

Bu hafta söz edeceğimiz kitap, Ötüken Neşriyat’tan çıkan; “Toroslarda Bir Köy Taşlıca” ismini taşıyor.

Eseri, Gazi Üniversitesi-Gazi Eğitim Fakültesi-Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Cemal Kurnaz kaleme almış.

Şehirlerin sosyolojik tarihini yazabilmek için köylerin ve köy hayatının yazılması şarttır. Köyleri bilmeden, köy hayatını oluşturan; barınma-beslenme-çalışma ve bunların bütününü teşkil eden; gelenek-görenek-örf-adet ve sosyal hayatın bütününe dair töreleri bilmeden, irili ufaklı şehirlerin ekonomik, sosyal, siyasal ve kültür tarihini yazmak zordur.

Cemal Kurnaz hoca, diğer çalışmalarında olduğu gibi yine çok önemli bir esere daha imza atmış ve kayıt altına alınması imkânsızlaşan bir kültürün kodlarını yaşar hale getirmiştir.

Cemal Kurnaz kendi doğduğu köy olan Taşlıca başta olmak üzere; Konya’dan, Isparta’dan, Burdur’dan Antalya’ya kadar geniş bir coğrafyada asırlardır “sözle gelen” kültürel değerleri kayıt altına alarak önemli bir hizmette bulunmuştur.

Bir hatırlatma ile söze devam edelim.

Aynı isimle anılan bir “Taşlıca” da Balkanlar’da vardır. 1465 tarihinden, 1912 Balkan Savaşına kadar Osmanlı toprağı olan ve bugün Karadağ ülkesi sınırları içerisinde yer alan Taşlıca kasabası halen Osmanlı şehridir.

XVI. yüzyılın büyük Osmanlı şairi Taşlıcalı Yahya Bey ile ayrılmaz bir şekilde, bugün Taşlıca’da; Karadağlılar, Sırplar, Müslüman Boşnaklar barış içerisinde yaşamaktadır.

Bu ayrıntıya şunun için yer verdim. Cemal hocanın eserini okuyunca gördüm ki, Balkan Taşlıca’sındaki Osmanlı dönemi inanç merkezli örf, adet ve gelenekler, Toroslardaki Taşlıca ile birbirinin takipçisi gibi.

Yine ayrıca “Toroslarda Bir Köy Taşlıca” kitabı önemli bir gerçeği daha ortaya çıkarmaktadır.

Askerlikten eğitime, barınmadan beslenmeye, üretimden kalkınmaya kadar birlik ve beraberliğimizi sağlayan insani değerlerin tümü, esasında Anadolu’nun her yerinde yaşanmış ve kısmen de olsa halen muhafaza edilmektedir.

Batılılaşma adına, devlet-millet bütünlüğümüzün çimentosu olan yerli ve milli kültürel değerlerimizi ötelemek, beğenmemek veya reddetmek, hastalıklı bir haldir. 

“Buradan olmasın da nereden gelirse gelsin” zihniyetiyle hareket edilerek, Batılıların da fikir ve düşünce olmaktan çıkarıp terk ettiği ve bitpazarına düşürdükleri müstamel hayat biçimleri, Anadolu irfanının temelini oluşturan kültürün ötelenmesine sebep olmaya devam etmektedir.

Hâlbuki büyük şehirlerimizdeki nüfusun yüzde doksanı; köylerden, kasabalardan kırsaldan gelen halen ve daha önceki nesillerin göçü değil midir?

Ezcümle:

Köylerin tarihinin yazılmaması başka bir kayba sebep olmaktadır. Dilimizin zenginliği gittikçe ölmektedir. Yeri gelmişken şunu da söyleyelim:

D. Mehmet Doğan’ın dilimizin ihyası için didindiği “Büyük Türkçe Sözlüğündeki” kelime sayısı 120 bini geçmiştir.

Cemal hoca dilimize de çok yerinde bir hizmet yapmış ve kültürel tapumuzu çıkarmıştır.

Kitap hakkında: Ötüken Neşriyat; 0212-251 03 50 www.otuken.com.tr

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23