--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Tarih ve dil şuuru

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
5

Tarih ve dil şuuru

HÜSEYİN ÖZTÜRK

Tarih ve dil şuuru; her devletin ve milletin bekasının temel taşlarındandır. Tarih ve dil şuuru; istiklal ve istikbalin bekçisidir.

Hangi millet ve devlet olursa olsun, dilini koruduğu, tarihini sahiplendiği müddetçe varlığını sürdürebilir ve sömürge olmaktan kurtulur.

D. Mehmet Doğan’ın ifadesiyle; “Dil insanın kendisidir, insan diliyle vardır.

Dil dünyadaki yerimizi tayin eder. Dil bizi sadece konuşturmaz; yazmak da bir konuşma/anlatma biçimidir. Düşünmek dille mümkündür, hâfıza dille mümkündür.


Şahsiyet dille mümkündür; hafızası olmayanın şahsiyeti olmaz. Dilini kaybeden kendini kaybeder, kişilik meselesi ile karşı karşıya kalır.

Hafıza kaybı, söz kaybı, kelime kaybı, ciddi psikolojik rahatsızlıklara yol açar. Bu vesile ile yazılan, konuşulan bir dil yok olmaz.

Üzülerek belirtmek gerekir ki, tarih şuuru ve dil konusunda, üniversiteler başta olmak üzere eğitim kurumlarımızda, garip bir dil ve tarih erozyonu yaşanmaktadır.

Ana dilimiz, sömürgeci batı dillerinin kelimeleriyle yer değiştirdikçe, meramlarımız buz gibi kalmakta, ne derdimizi ne de dermanımızı anlatamamaktayız.


Tarih ve dil şuurunun, millet ve devlet üzerindeki etkisinin kaybolması, ortaya serseri bir dil ve ötelenen bir tarih çıkarmakta ki, günümüzde bunu yaşamaktayız.

Bir dil, kelimelerin kaybıyla yahut değiştirilmesiyle hercümerç olur. Zaten bizim dilimiz budanmış bir dildir.

Bir de medyanın, siyasetin, ekonominin ve bunlara sahip çıkması gereken kültür bakanlığı gibi kurumların, esas işleri yerine dilden ve tarihten uzak meselelerle uğraşmaları anlaşılır gibi değildir.


Kelimelerin kaybı dedik. Evet, kelimelerin kaybı, dil tarihimizin yapısından bir taşın düşmesi gibidir. Tarih şuurunun pekiştirilmemesi, tarihin unutulması demektir.

Dünyanın en zengin diline sahipken, üç bin kelimeye düşmek ne büyük hicaptır.

Eğer bir ülkenin dilinde, yani bizim dilimizde, yüz bini aşkın kelimenin sözlüğü varsa, o dilin ne hale geldiğini siz hesap edin.


Osmanlı bir dil medeniyeti kurmuştur. Arapçadan, Farsçadan ve Türkçeden oluşan öyle bir dil medeniyeti meydana getirmiş ki, asırlarca 22 milyon metrekarede konuşulmuştur.

Bugün o topraklar üzerinde 64 ülke vardır. 8’de vergi ile bağlı ülke vardır. Halen söz konusu topraklarda dilimize ait binlerce kelime yaşamaktadır.”

Ezcümle:

Dilimize sahip çıkmak isteyenler için Türkçe temel edebiyat metinleri tavsiye edelim. Yunus, Dede Korkut, halk âşıkları başta olmak üzere:


Mehmed Akif’, Ömer Seyfeddin, Refik Halit, Yahya Kemal, Memduh Şevket, Necip Fazıl, Tanpınar, Kemal Tahir, Tarık Buğra, Nurettin Topçu, Peyami Safa, Nihad Sami Banarlı gibi ustalar okunmalıdır.

D. Mehmet Doğan’ın; “Bir Lügat Bulamadım”, “Yüzyılın Soykırımı”, “Devlet Sözlük Yazar mı”, “Kelimelerin Seyir Defteri”, “Söz Okyanusunda Yolculuk”, “Türkçenin Cenaze Töreni” gibi eserler, dilimizin muhafızları kitaplardır.

Yorumlar

(5)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Bu dil konusunda muhafazakar çevrelerin bakışını yüzde 65

17 Ocak 2026 22:18

Bu konuda muhafazakarlarin bakış açısını yüzde 65 düzeyinde destekliyorum ve de pozitivistlerin fikirlerini yüzde 35 düzeyinde destekliyorum

************

16 Ocak 2026 20:49

Cumhuriyet ile alınan değerlerimiz iade EDİLSİN DEVLETİMİZDEN BEKLİYORUZ dilimizi değiştirdiler geçmiş ECDADIMIZLA dedelerimizle geçmişimizle bağı kopardılar yapılacak olan projelerini uygulamak için dilimizi değiştirdiler dilimizi istiyorum

Şeref

16 Ocak 2026 20:33

" Varmı Türkçeyi Nazım gibi kullanan" İ.Sabri Çağlayangil...

Rabbülalemin akıl fikir versin bu insanlara

16 Ocak 2026 10:13

Osmanlıca 22 milyon metrekarede ne zaman konuşulmuş, nerde şimdi bu osmanlıca konuşan insanlar, az küçük atın da civcivlerde yesin, Anadoluda bile Osmanlıca denen dil konuşulmadı, bak Yunus Emre'ye öz be öz Türkçe, Yunanistanda Osmanlının kaç karakolu var, Osmanlıca konuşan kimse yok, TÜRKÇE var

ata

16 Ocak 2026 12:16

atma bilader bilmiyorum din kardeşi miyiz ama... git gazihüsrevbey camiinin külliyesinde bulunan kütüphaneye, eğer okuyabiliyorsan osmanlıca günlük hayatta yazılmış mesela mektuplar orda duruyor, oku öğren... türkçe, osmanlıca aynı şeydir... anadilini öğren... hatta cumhuriyetin ilanından sonra basılan osmanlıca elifbalar, okul kitapları da sahaflarda bulunur. git araştır... yunanistanı da bilmediğini belli. adamlar bizim kurduğumuz yenişehrin bütün karakteristik osmanlı eserlerini yıkmışlar yok etmişlerdir. osmanlıda iki yenişehir vardır. biri kasaba biri şehirdir. şehri yunan larissa ismi ile hesapta antik yunanın hatırasını yaşatmaktadır. yani sen yunanı da pek bilmiyorsun. lütfen öğren. osmanlı bizim atamızdır. tabi ki herkesin değil....

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle