• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI

Nallıhan ve Tabduk Emre

28 Ağustos 2026
A


Hüseyin Öztürk İletişim: [email protected]

Nallıhan ve Tabduk Emre

HÜSEYİN ÖZTÜRK

Ankara İstanbul arasındaki ilk devlet karayolu üzerinde bulunan Nallıhan, Ankara’ya 170 km uzaklıkta, tarihi bağlarını koruyan ve henüz insani değerlerini kaybetmemiş bir şehir.

1930 senesine kadar devlet yolu olan bu güzergâhın başlangıcı; Ankara, Sincan, Ayaş, Beypazarı, Nallıhan, Mudurnu, Taşkesti, Akyazı, Sakarya, Kocaeli İstanbul.

Günümüzde bu yol Ankara’dan Nallıhan’a kadar duble yol olmuş ve çok güzel. Nallıhan’ın manevi sahiplerinden birisi de Tabduk Emre ile Yunus Emre Hz.leridir.

Nallıhan merkezinden Ankara istikametine doğru giderken, 10 km uzaklıkta Emremsultan Köyü vardır.

Selçukluların sonunun, Osmanlı’nın başlangıcının büyük müderrislerinden ve manevi öncülerinden Tabduk Emre Hz.leri orada medfundur.


İlk devlet yolu; bin yıllar ötesine uzanan tarihi itibariyle, Bizans döneminden Selçuklu ve Osmanlı devrine kadar öncelikle “Ordu Yolu”, “Hac Yolu”, “Kudüs Yolu”, “İpek Yolu” ve “Kral Yolu olarak tarihleri ve medeniyetleri birbirine bağlayan istikamettir.

Üzerleri ormansız ama içleri katı ve sıvı madenlerle dolu dağları ile buğday başta olmak üzere çeşitli meyve ve sebzelerin ana vatanı sayılan bozkırın ortasındaki bu kadim şehir, maddi ve mana itibariyle hâlâ sekülerleşme belasına bulaşmamış, bulaşmamak için de gayret sarf etmektedir.


*

Nallıhan’ın Nallıhan yapan isim Nasuh Paşa’dır. Günümüzde Yunanistan sınırları içerisinde bulunan ve halkın çoğunluğunun Türk olduğu Gümülcine’de doğmuş. Sultan Ahmed’e, 1611-1614 yılları arasında sadrazamlık yapmış birisi.


Suriye bölgesinden İstanbul’a dönerken, Nallıhan’da bir müddet konaklamış ve bugün şehrin ayakta kalan nadir eserinden birisi olan Kocahan Kervansarayını şahit bırakmış.

Nallıhan da diğer şehirler gibi büyüyen bir şehir ama kendi yağı ile kavrularak, kendisine yatırım yaparak büyüyen bir şehir.

Bir şehri, yerel yöneticiler berbat edebilir, hizmet etmeyebilir, siyasi ve ideolojik sebeplerle şehre sahip çıkmayabilir. CHP’li belediyeler bu örneklerin şahıdır.

Yalnız bizim devlet terbiyesi geleneğimizde bir şehre, şehrin mülki amirleri sahip çıkmak zorundadır ve çıkarlar. Elbet arızalar ve arazlılar olacaktır. Onlar konumuz dışı.

Nallıhan’ın, Semih Doğanlıoğlu isimli genç bir kaymakamı varmış. Kendisini tanıma imkânı bulamadık ama şehre sahipliği övgülerle anlatılıyor.


*


Kocahan Kervansarayı son yıllara kadar ihmal edilen, üç beş falcının fal baktığı ve kendilerine göre eğlence yaptıkları mekândı.

Kaymakam Semih Doğanlıoğlu, Vakıflar Genel Müdürlüğü ile iş birliği yaparak, Kocahan’ın tarihindeki ihtişamına kavuşmasını sağlamış.

Hana bir güzel de sofra kurmuş. Sofranın adına da “Tabduk Emre Sofrası” denilmiş.

Esas özelliği ise burada yöreye ait yemekler sunulmasının yanı sıra, masraflar çıktıktan sonra kârın bir kısmının, Nallıhanlı öğrencilere burs olarak verilmesiymiş.

Ezcümle:

Tabduk Emre Hz.lerinin hürmetine yemek isimlerinden söz edemiyorum. “Söz duyulur, can ister” derler. Nallıhan görülmesi gereken bir şehirdir vesselam.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23