Güreş ve voleybolcuların ‘başarı’ takıntısı, ‘günah-vebal’ yolunda bizi aldatmasın!..
Güreş ve voleybolcuların ‘başarı’ takıntısı, ‘günah-vebal’ yolunda bizi aldatmasın!..
AHMET GÜLÜMSEYEN
Birilerine göre bayan (kadın) güreş takımı Akdeniz Oyunları’nda tarihi başarıya imza attı, bir başkasına göre de Bayan (kadın) Voleybol Takımı Avrupa Şampiyonası’nda dörtte dört yaparak, başarı yolunda hızla ilerliyor. Haklılık payı olan ‘Kime göre, neyin başarı?’ sorusuna takılıp, tüm bu yaşananların İslam’la bağdaşır yanının olup olmaması konusunu araştırma gereği duyduk. Düne kadar ‘güreşecek’ bayan bulamazken, bugün bunun adına ‘başarı’ denilerek ‘servis’ yapılıyor. Düne kadar voleybol sporunu sağlıklı ve zinde kalmak için herkes katılım gösterirken, farklı şekilde işletilen süreçle benzeri sporlar-sporcular, uygunsuz kılık kıyafetiyle çocuk ve gençlere kötü örnek oluyor. Sahi, bugünlere nasıl gelindi? Bir olay-hadise-uygulamanın doğruluğu Müslüman kimliğimize katacağı olumlu-olumsuz katkıyla ölçülür. Bugün sportif başarı diye sevinmemiz yerine gelecek neslin nasıl çıkmaza-uçuruma sürükleneceğini örnekleri oldu, güreş ve voleybol adı altında sergilenenler. Yine altını çizerek hatırlatıyoruz; ‘Kimse spor yapmasına değil, spor adı altındaki uygulamaların İslam’la bağdaşmamasına karşıyız…”
TMOK BAŞKANI ÇAKIR’IN DİKKAT ÇEKTİĞİ KONU
38. Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışları hafta sonu İstanbul’da yapıldı. Kız ve erkek karışık Anadolu yakasında başlayan yarış, Avrupa yakasında tamamlandı. 64 ülkeden 2 bin 500 sporcu 6,5 kilometrelik parkurda mücadele etti. Alışkanlık haline gelen yarışların kazasız belasız tamamlanma sevincini Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı Prof. Dr. Veli Ozan Çakır (aynı zamanda Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü, aynı zamanda Gazi Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyeliği görevleri-‘bir koltukta birden çok karpuz’), yarışlar hakkında “İlk kez katılanlar da var. Umarım hepsi, çok keyif almıştır. Önceliğimiz sporcuların güvenliği…Avrupa Yüzme Birliği Başkanı Antonio Silva da organizasyona hayran kaldı.” şeklinde,ifade kullandığını görüyoruz. Organize eden ve seyreden belli, şeklinde olası bir soru geldiğinde bizim cevabımız şu oluyor; “Boğazda yüzerek, o kadar mesafeyi başlandığı gibi sapasağlam bitirmek tamam, bizi de memnun etti. Rahatsız edici yanı, etkinliğin İslam’ın şartlarına-gerekliliğine, toplumumuzun dini inanış ve yaşam tarzına (kılık kıyafet ve bayan-erkek karışık) ne kadar uygun! Bu da demek oluyor ki, spor adı altında yapılan faaliyetler tek başına değerlendirmekten daha çok, etkinliklerin toplumun inancıyla birlikte, kültürel, gelenek ve görenek, örf ve adet açısından değerlendirip, ona göre organize etmek-etmemek gerekmektedir. Diğer türlü, elin yabancısı (Avrupa Yüzme Birliği Başkanı Antonio Silva) ‘alkışladı’ diye, süreci tek taraflı değerlendirip, toplumun manevi değerleri yıpratılmasını görmemezlikten gelinmemeli…
Tüm bu yaşananları gördükçe ‘spor’, kuralları ve yapılış şekliyle ‘belli’ düşüncenin tekeline bırakılmayacak kadar önemli ‘mevzuları’ içeriyor. Gerek voleybol, gerekse güreş ve yüzme gibi spor branşlarında ‘madalya’ kazanılması bahanesiyle, çocuk ve gençler başta olmak üzere toplumumuzun dini ve kültürel değerlerini de zedeleyen bu tür durumlar, her geçen gün artarak, hız kesmeden devam ediyor. Tüm bu yaşananlara şahit oldukça, Kur’an-ı Kerim’den şu ayet-i kerime geliyor aklımıza; “Ona âyetlerimiz okununca ‘eskilerin masalları der. Hayır hayır! Doğrusu onların kazanmakta oldukları kalplerini paslandırmıştır.” (Mutaffifin Sûresi-13. ve 14. Ayet). Dileriz, yazın son günleri yaşadığımız şu günlerde, daha etkili-keskin ‘kış’, ‘fırtına’ gelmeden, gaflet uykusundan uyanırız...
Bu vesileyle, Cuma gününün hikmet ve bereketi üzerimize olsun inşallah… Amin.