--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kapitalizmin nefret ettiği tek şey aile bağlarıdır

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
6

Kapitalizmin nefret ettiği tek şey aile bağlarıdır

HÜSEYİN ÖZTÜRK

Dünyada ve ülkemizde, sonu “izm”le biten ne kadar ideoloji, fikir, görüş varsa, her biri istisnasız haram ve kara paranın hükümranlığı altında olan kapitalizmin uşağıdır.

Böyle oluşumlara ancak aileler karşı durabilir. Aile bağları güçlü kimseler durabilir. Bu sebeple kapitalizmin ve diğer izmlerin nefret ettiği tek şey güçlü aile bağlarıdır.


Dünyada ayakta kalabilecek, istiklalini koruyabilecek yine tek devlet ise aile bağları sebebiyle ülkemizdir.

Aile bağlarımızın darmadağın edilmesi için gençlik üzerinde bir tüketim imparatorluğu kurulmak istenmekte ve gençlik ısrarla tüketime sevk edilmektedir.

Tüketim hırsı bir hastalıktır. Bu hastalığa tutulmuş kim olursa olsun, yaşı ne olursa olsun, hayatını toplumsal değerler ölçüsünde düzenlemesi imkânsızdır.


Türkiye’nin üzerinde oynanan en büyük oyun, milletimizin temeli olan aile bağlarını zayıflatma, koparma ve insanları yalnızlığa terk ederek, obje olarak kullanmak üzeredir.

Televizyonlarda, sosyal medyada, dizilerde, haberlerde, reklamlarda, üründen ziyade kadının cinsel obje olarak dizayn edilmesi bu sebepledir.

Kadavrayı restore edip, içeriyi boşaltmak operasyonu olan bu sistemin sahibi elbette kapitalizm ve kapitalizme uşaklık eden sermaye çevreleridir.


Örneğin, haberlerde alkol ve alkole bağlı olaylar sunulurken, asla alkolün ne tür bir musibet olduğuna vurgu yapılmaz.

Cinayetlerin büyük çoğunluğunun altında yatan ana sebep ise aile bağlarından koparılmış; alkol-uyuşturucu-şan-şöhret, tüketim hırsı ve kaynağı belli olmayan para kazanma tamahının neticesinde; sorumsuz yaşam alanları oluşturmak üzere meydana gelen hadiselerdir.


Her şeyin paraya dönüştürüldüğü; hız ve haz tempolu, tahrik edici, cinselliğin ön plana çıkarıldığı icraatlar, tüm sosyal sınıflardan insanları duygusuzlaştırmaktadır.

Duygusuzlaşmış kişilerin ailesinden kopması normaldir. “Benden ötesi tufan” diyerek kendi nefsine tapması, ailesinden ve toplumdan kopmasına yeterli sebeptir.


Yine kapitalizmin insana yüklediği acımasızlıklardan birisi de inançsızlıktır.

Hangi dilden, dinden, ırktan olursa olsun; inançsızlık kuyusuna düşmüş kimseler bir çıkmazda boğulmaktadırlar.

Bu dehlizden ancak tüketirse, alkol alırsa, uyuşturucuya müptela olursa ve isyan eden birisi olursa, kendisi olabileceğine inanmakta ve inandırılmaktadır.


Yani “Kenanlar” istenmektedir. Adı Kenan olanlar alınmasın. Kenan’dan kastedilen; Nuh (a.s.)’ın kurtuluş gemisine binmeyen oğuldan söz ediyoruz.

Mevlana Hz.leri bu hususta:

-“Kenan gibi gemiye karşı çıkma, ayrılık yapma, babana ve ona uyanlara uy” dedikten sonra; “Onu kibri ve gururu aldatmıştı” der. Nuh (a.s.) gemisine binmeyenlerin sonunu biliyorsunuz.


Ezcümle:

Şimdilik bizim toplumumuzu koruyan en önemli bağımız ailedir. Bu bağları koparanlar, kopartılması için mücadele edenler, bilmeliler ki, kendi kazdıkları çukurlara düşecek ve bedellerini ödeyeceklerdir.

Bugüne kadar su testisinin su yolundan başka yerde kırıldığı görülmemiştir. Kim kötü bir adet koyarsa, açık yahut gizli, daima lanetleneceğini bilmelidir.    

Yorumlar

(6)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Tamirci

12 Ocak 2026 10:19

Kadavrayı restore edip, içeri... Keşke "tamir" diyebilseydiniz. İstirham ederim. Dikkat ediniz. Tamir eden kalmadı koca ülkede!!! Herkes (muhafazakar, milliyetçi dahi olsa) restore ediyor. Hayret.

İbrahim Atalay

11 Ocak 2026 15:10

Teşekkür ederim.

İbrahim Atalay

10 Ocak 2026 20:42

Sn Öztürk, aile ile ilgili 15 yıllık tecrübemi ve Yargının aile yıkımını nasıl gerçekleştirdiğini yazmıştım size. 6284 ve 175 sayılı aileleri yıkıyor, kadınları kötü yola gönderdiğini, sonuçta ailenin arenada aslanlara suçluları parçalatarak öldürüldüğü gibi ailenin de parçalandığını bizzat yaşayarak size anlatmıştım. ZİNANIN bir çıkış yolunun da süresiz nafakalı Yargı kararlı boşanma olduğunu anlatmaya çalışmıştım. Zülfüyare mi dokundum da yorumlarda yer vermediniz? Bu durumda ZİNANIN

Turgut

9 Ocak 2026 12:02

28 şubatçıların dayattığı; akp iktidarının da devam ettirdiği 12 yıllık zorunlu eğitim her şeyi mahvetti.. 7+12=19 yaşına gelen hiçbir, beceri, yetenek, meslek öğrenemeyen gençler; . mecburen üniversiteye gitmek zorunda . . bu nedenle her yer 26-30 yaşında çoğu iş bilmez üniversite mezunu dolu.. bu nedenle evlilikler azaldı, nufus azalıyor. üniversite bitirenlerin çoğu devlet işi istiyor.. uzun eğitim hayatının ülkeye -millete hiçbir faydası yok.. ara elaman sıkıntısı had safhada. tarım-sanayi- hayvancılık yapacak genç kalmadı.. köyler boşaldı.. şehirdekiler de üretim yapmıyor.. . hem sigara-alkol- uyuşturucu kullanma yaşı 12-13 yaşına kadar düştü.. okullarda disiplin kalmadı.. üniversite öğrencilerinin çoğunda ahlak sıfır.. Ahalakın olmadığı yerde de düzgün bir aile yapısı olmaz.. önce şu 12 yıllık zorunlu eğitim zorbalığından kurtulmalıyız.. herkesin okuması şart değil.. önce herkes meslek öğrenmeli..

okur

9 Ocak 2026 08:25

emekli yilinda emekliyi aile yilinda aileyi mahvettiler

Vicdan

9 Ocak 2026 07:01

Ailenin en büyük düşmanı nafakadır.6284 sy.kanun ve diğer bütün pozitif ayrımcılıklardır.Tabiki kadem denilen,içinden aile bakanının atandığı şer derneğidir.Aile bakanı artık erkek olmak zorundadır.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle