Beyan Yayınlarından Yeni Kitaplar
Beyan Yayınlarından; dünü bugüne, bugünü yarına; akıl, mantık ve inanç çerçevesinde taşıyan yeni kitaplar yayınlandı.
Bu hafta sözünü etmeye çalışacağımız eserler şunlar:
İlk kitap, Prof. Dr. Ali Osman Ateş’in kaleme aldığı; “Kur’an ve Hadislere Göre Şeytan ve Satanizm” ismini taşıyor.
Satanizm, diğer inançlarda da olduğu gibi İslam dinine mensubiyet taşıyan ama yaşamaya ve anlamaya direnen pek çok kimsenin, “ahiret inancına dur”, dünyaya “gel” diye şeytanın kayığında oynadığı zihni çelişkilerle boğuşulan garip bir durumdur.
Yazarın da ifade ettiği gibi insanoğlu, varlık âlemine imtihan olmaya geldiği günden bu yana bir an yalnız bırakılmayarak yoldaşlık eden bazı ruhani varlıklar mevcuttur.
Bunlardan bir kısmını meydana getiren melekler; kişinin iyiyi, doğruyu, güzeli bulmada yardımcısı iken, ruhani varlıkların diğer bir bölümünü oluşturan şeytanlar da; insanoğluna kötüyü, yanlışı çirkini telkin ederek, kuyularını kazma gayesi gütmektedir.
İslam’dan önceki semavi din ve kitaplarda olduğu gibi, Kur’an ve hadislerde de mü’minler, şeytanın hile ve tuzaklarına karşı uyarılmış, ona tabi olmamaları istenmiştir.
İşte meselenin ana ekseni buradadır. Şeytana ve şeytana hizmet eden insanlara mı yoldaş olacağız, yoksa hakikate dost olanlara mı yoldaş olacağız? Sorunun cevabı kitapta!
•
Bir diğer eser; “İslam Tarihçiliğinin Yeni Siması Muhammed Hamidullah”.
Abdullah Macit’in kaleme aldığı kitapta Hamidullah, İslam medeniyetinin Batı medeniyeti karşısında yaşadığı siyasi, iktisadî ve fikrî işgali anlatmakla birlikte, bu işgalin uzantısı olan Müslümanlardaki özgüven kaybı, kendi medeniyetinin geleneğinden şüphe duyulması ve medeniyet birikimine sorgulayıcı bakılması üzerine inşa edilen yaralı bir İslam tarihi algısını gözler önüne sermiş.
•
Üçüncü kitap; “Gençlerin İnanç Rehberi”. Yazarı Abdulhakim Ak.
Ergenliğinin ortasında, kanlarının fıkır fıkır kaynadığı bir dönemde, gençler üzerinden kişisel çıkarlarını temin etmeye çalışan kapitalizm odaklı “siyaset, medya, sanat ve tüketim kompradorlarının” oyuncağı haline getirilen bu çocuklara bir “Z Kuşağı” yakıştırması yaptılar ve çocukları aileleri başta olmak üzere ülkemize dair tüm yerli ve milli değer yargılarından uzaklaştırdılar.
Bu tuzağa düşen gençlerin haliyle ilk şüphe ettikleri husus dini konular oldu. Yaşanılan değil, anlatılan bir din ile karşılaşan gençler de doğal olarak şüphe, sorgulama ve kaygı meydana getirildi.
Bu şüphe, kaygı ve sorgulamaları fırsat bilen malum bir kısım “siyaset-medya-sanat” kamuflajlı kapitalizmin uşakları da tüketim özgürlüğü adı altında gençlere; “sorgusuz, vicdansız ve muhasebesiz” bir hayat vadederek; “ateizm, deizm, agnostisizm” gibi diğer inançlarda bile olmayan garip girdaba sürüklediler.
Bu eser gençleri, dini inançlarıyla dünyevî arzuları arasına sıkıştıran sapkın inançlardan korumayı ve uyarmayı amaçlamaktadır.
•
Beyan Yayınları; 0212-512 76 97
Email:[email protected]