• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

Başka seçenekleri yok, çirkeflikle suç bastıracaklar

10 Mart 2026
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

Başka seçenekleri yok, çirkeflikle suç bastıracaklar
ALİ KARAHASANOĞLU

Bir değil, iki değil, on değil, yüz değil..

142 ayrı suçlama ile hakim önüne çıkartılan örgüt lideri ve yolsuzluk sanığı Ekrem İmamoğlu’ndaki utanmazlığı görüyor musunuz.

Belediyeden yürüttükleri paralarla, 600 bin TL’lik aylık kirası olan (Maddi hata olmadığını hatırlatmak için söyleyeyim: Bir işçinin 22 ay boyunca çalışıp, evine götürebileceği helal parayı, bir ay oturduğu villaya veren zübükler dün sanık sandalyesinde idi) villalarda günlerini gün edenler..

Yargılama sırasında da, mahkeme heyetini tehdit ediyorlar..

Bugüne kadar milyonlarca dosyada tekrarlanan usulün dışında, hırsızlığı alkış ile kutsayan ceplerine para doldurulmuş bindirilmiş kıtaların eşliğinde, hakimlere, savcılara hakaretler ediliyor..


Kimse kusura bakmasın..


142 ayrı suç isnadı ile tutukla yargılanan utanmaz bir rüşvetçinin masumiyet karinesi olduğunu iddia eden ahlaksızlar, CHP Genel Başkanı Özgür Özel başta olmak üzere. Bu söylemle rüşvetçi Ekrem’in dünkü duruşmada savcıya parmak sallamasını bile savunan, hakime “ekranın arkasına saklanmayın” alçakca tahkiratını yapan, duruşmaya ara verildiğinde “yargılayacaktınız, nereye kaçıyorsunuz” küstahlığını yapan rezil adamı savunan ne kadar ahlaksız var ise, hepsine söylüyorum:

“Sizin yolsuzunuzun masumiyet karinesi var, Ona hakimin ‘sen’ diye hitap etmesi bile itirazınıza tabi de.. Savcıya parmak sallamak serbest mi?”


Sizin hırsızlarınız, sizin tecavüzcüleriniz bile saygın.. Masumiyet karinesinden yararlanma hakkı var..

Ama mahkemelerin hakimleri, çirkef öyle mi?


Hakimler ekranın arkasına saklanıyor, öyle mi?

Hakimler kaçıyor, öyle mi.

Hakimlerin yargıladığı kişilere, alkış tutuyorsunuz, öyle mi.

Hakim salona girdiğinde kalkmayan reziller, milletin milyarlarını yürüttüğü iddianamede tek tek anlatılan sanık için ayağa kalkıyor, öyle mi?

Ne kadar ahlaksızsınız..

Ne kadar hokkabazsınız.. Ne kadar şaklabansınız..


Özgür Özel’den birebir aktarıyorum:


“Karşısında ömrü ceza yargılamasında geçmiş tecrübeli avukatların bilgisi karşısında kıvranıyor, çirkefliğe başvuruyor!”

Ahlaksıza (Kimse kusura bakmasın. Hakime çirkeflik isnadı yapan adam kim olursa olsun, ahlaksızdır. Nokta) bakın..

Çirkefin kralı, bu ülkenin hakimine o isnadı yapandır.

Kimse kusura bakmasın.

Yolsuzluk isnadı ile yargılanan adamlar, suç örgütü kurmakla suçlanan sanıklar, eğer savcıya parmak sallıyorsa, eğer hakime “Ekranın arkasına saklanma” diyorsa.

Kimse bizden nezaket beklemesin..

Kimse bizden, “Size dava açarlar. Mahkum olursunuz” tehditleri altında, korkaklık beklemesin.

Hırsızlık yapanların korkmadığı bir ülkede, biz rüşvetçilerden korkacak isek.

Onların, yolsuzluk yaparak edindikleri paralara güvenerek yapacakları tehditlere boyun eğecek isek..


Kalemimizi kırarız, daha iyi..

Net söylüyorum..

Bize, Ramazan günü bu ifadeleriniz “hiç yakışık almadı” diyecek okurlarımıza da hatırlatıyorum..

40 yıllık hukukçu kimliğimle söylüyorum..

35 yıllık gazeteci kimliğimle söylüyorum..

Dünkü duruşmada sanıkların ve sanığa alkış tutacak kadar gözü dönmüş holiganların sergilediği tavır, “Hırsızların baskın çıkma operasyonu’ndan başka bir şey değildir..

402 sanığı olan dosyada, mahkeme heyeti herkese savunmasını yapmak üzere süre verecek..

Belki saatlerce, belki günlerce konuşma imkanı tanınacak..

Ama suçlarını çok iyi bildikleri için..


Hakime haraket ederek, kendilerine bir tepki verilmesini, verilen tepkiyi de reddi hakim için gerekçe olarak kullanmak istiyorlar..

Solcusundan sağcısına..

Dinsizinden dindarına..

Namussuzundan, ehli namusuna..

Herkese soruyorum:

Bana bir tane, bir duruşmada, hakime “Ekranın arkasına saklanma” diyen terbiyesiz, küstah, utanmaz, ahlaksız bir sanık..

Bırakın sanığı..

Bir avukat gösterebilirseniz, buyrun gösterin..

Bu ne ahlaksızlıktır. Bu ne küstahlıktır..


İstanbul 38. Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi Sevda Karahmetoğlu ve benzerleri bekliyordur..

“Ali beyin eleştirdikleri bir dava açsalar da, biz de mahkumiyeti versek” diye..

Canan Kaftancıoğlu’nun, Cumhurbaşkanı’na küstahca en ağır küfürleri ettiği ortada iken..

Bizim Kaftancıoğlu’na ettiği hakaretlerden bir tanesini, karşı cevap olarak kendisine iade ettik diye, bize mahkumiyet verildiği ülkede..

Biz bunlardan korkacak isek..

Biz yolsuzlara meydanı bırakacak isek.

İhaleye fesat karıştırıp, aldığı milyarlarla duruşma salonlarını holiganlar getirtip, yargılanan sanığa alkış tutturup, bile bile suç işleyenlerden/işletenlerden korkacak isek.

Onlar, “Ne olacak? Olsun olsun duruşma salonundan çıkarırlar. Olsun olsun, bir hafta cezaevinde yatırırlar” diyerek, aldıkları paralar karşılığında duruşmayı provoke etmeye kalkışabildikleri halde..


Onların para ile beslenen cesaretleri kadar, biz dürüstlükten beslenen cesaretimizle, adalet duygusundan beslenen cesaretimizle hareket edemeyecek isek..

Yazıklar olsun bizlere..

Özgür Özel’in, “Karşısında ömrü ceza yargılamasında geçmiş tecrübeli avukatların bilgisi karşısında kıvranıyor, çirkefliğe başvuruyor!” sözlerini tekrar hatırlatıyorum.

Kimmiş bu avukatlar?

Hasan Fehmi Demir..

Akit’e geçtiğimiz hafta, ceza verdiren avukat.. Ekrem İmamoğlu’na “şizofren”’ diyen Canan Kaftancıoğlu’nun avukatı..

Şimdi, bir müvekkilinin “şizofren” dediği Ekrem İmamoğlu’nun, bu sefer avukatı olarak karşımıza çıkıyor..

Evet. Düşünceye pranga vurdurmakta mahir bir avukat.. Tayyip Erdoğan karşıtlarını örgütlemekte mahir.. konuşanı savcıya verip, susturmaya çalışanlar..


Şimdi yolsuzlukların avukatlığını yapıp, Türkiye’nin özgür olmadığını ileri sürüyorlar..

Özgür olmayan var ise, onlar bizleriz..

Bu ülkenin öz çocukları..

Her devirde garip, her devirde parya..

Onların yolsuzluktan suçüstü oldukları dönemde bile bu ülkenin öz be öz çocukları bugün dahi parya muamelesine tabi tutuluyorlar...

Gazetecisine ceza veriliyor..

Hakimine hakaret ediliyor.. Tehditler savruluyor..

Her olaya maydonoz olan Mahmut Tanal da, dünkü olayların içinde. Duruşma salonundan görüş alırken, Jandarma uyarı yapıyor: Kibir bunlarda. Jandarmayı tahkir bunlarda.. Hukuksuzluk bunlarda..

“Sen uyarmayacaksın, hakim beni uyaracak” diyor.


Devam ediyor: “Keresteci miyim ben. Kebapçı mıyım?”

Kerestecilikte ne var, kebapcılıkta ne var?

Rüşvetçinin şakşakçısısınız siz..

İki villayı rüşvet olarak alan yolsuzluk sanığı adam için duruşma salonunda boy gösteren adamlar, sadece hakimlere savcılara değil, işte bu örnekte oluğu gibi ülkenin esnafına da hakaret ediyorlar.

 Milletvekilliği dokunulmazlığı, rüşvetçilerin duruşmasına gidip, şakşakçılarla birlikte, yolsuzluk yapanlara destek vermek için mi konulmuştur?

Ki, Mahkeme duruşmaya ara veriyor.. Salonun boşaltılmasını istiyor..

Özgür Özel, “Hiçbir yere gitmiyoruz. Salonu boşlatmıyoruz” diyor.. 


Yuh size..

Hukukun balyoz yumruğunu size gösterip, o salonu boşaltmayanlara da, eyvahlar olsun..

Olması gereken usulü de anlatayım:

Dün yolsuz Ekrem’in ahlaksızca şovu olmasa idi. Kimlik tespiti bitmişti. Bugün de iddianamenin özetinin okunması tamamlanırdı. Tutuklu sanıkların ifadesine bile başlanırdı..

Bakalım, Ekrem İmamoğlu suç örgütü, mahkemenin bu olağan gidişatını, daha ne kadar engelleyecek..

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23