• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Halit Kanak
Halit Kanak
TÜM YAZILARI

Oğuz’un Kayı Boyundan Osmanlı Devleti’nin kuruluşu (27 Ocak 1300)

28 Ocak 2023
A


Halit Kanak İletişim:

Osmanoğullarının mensubu bulunduğu “Kayı Oymağı” Oğuz Boylarının yoğun yaşadığı Aral Havzasından Selçukoğullarının mâiyetinde Amu Derya Nehrini geçerek Merv civarında Mâhân’a yerleştiklerinde tarihler (1.000) bininci yılın başlarını gösteriyordu.

Kayı Oymağı’nın büyük kısmı Sûltân Alpaslan ile Malazgirt’e gelmişler, ardından Artukoğullarıyla güneydoğuya yerleşmişlerdi. Bunların bir kısmı sonra kalkıp Ahlat’a yerleştiler ve uzun yıllar burada kaldılar.

Türkmenistan’ın Merv Şehri yakınlarındaki Mâhân da kalan Kayı Oymağı’ndan küçük grup ise Kaya Alp ve oğlu Gündüz Alp’in (Süleyman Şâh) başkanlığında Moğol istilasının yoğun yaşandığı 1220’lerde göç ederek önce Ahlat’a gelmiş, burada evvelden gelen sülaleleriyle birleşmişlerdi. Sonra Erzincan taraflarına geldiler, orada yeterli otlak olmayınca Halep’e indiler.

Burada  Gündüz Alp (Süleyman Şâh) vefât edince oğulları Sungur Tekin ve Gündoğdu Bey Ahlat’a geri döndüler. Diğer oğullar Ertuğrul ve Dündar Anadolu’yu kuzeye doğru çıkarak Pasinler Ovasında Sürmeliçukura geldiler. Burada Oba Beyi Ertuğrul Bey büyük oğlu Saruyatı Savcı Bey’i yurt yeri istemek üzere Selçuklu Hükümdarı Alâaddin Keykubat’a gönderdi.

Kendilerine Ankara civarı yurt olarak verildiyse de o sıralar cereyan eden Yassıçimen muharebesinde Ertuğrul Bey’in Selçukluları destekleyerek zafer kazanmalarında pay sahibi olunca bu kez de yeni yurt olarak Eskişehir, Kütahya, Bilecik’in kesiştiği bölge kendilerine verildi ve Ertuğrul Bey Uc Bey’i olarak daha büyük Uc Bey’i olan Kastamonu Bölgesindeki yine Kayı Boyundan olan ve 1204 yılından beri hüküm süren Çobanoğlu Beyliğine bağlandı. Çobanoğulları da Konya’ya bağlıydı.

Bu bağlılık Kösedağ savaşından sonra silsile yoluyla Konya, oradan İlhan’lıların başkenti Tebriz’e, onların üzerinden de o zamanki ismi Hanbalık olan başkent Pekin’de hüküm süren Büyük Kağan Kubilay Hân’a bağlanıyordu. O zamanlar; Çin, Kamboçya, Vietnam, Malezya ve Endonezya’yı fetheden Kubilay Han başkenti Karakurum’dan Hanbalık ismini verdiği Pekin’e taşımıştı. Kubilay Hân’ın 17 yıl hizmetinde bulunan ünlü seyyah Marco Polo Kubilay Hân’ı, “ilk Ademoğlundan sonra gelmiş geçmiş en  büyük ve en zengin hükümdar” diye tanımlıyordu..

Bu tâbi olma işi 1335 yılına kadar sürmüştür. Osman Bey’in 43 yıl görev yaptıktan sonra vefât ettiği 1324 şubatına kadar İlhanlılar ve onların umumi valisi ile hiç bir problem çıkartmamaya özen göstermiştir. Hatta çocuklarından birine Çoban ismini vererek Çobanoğullarına iyi niyetini göstermiştir.

Osmanlı Devleti’nin kuruluşu ise aslında Osman Bey’in 1281’de Beyliğin başına geçtiği tarihte başlar. Ancak esas devletin kuruluşu ders kitaplarına geçtiği şekliyle 1299 tarihinde değil 27 Ocak 1300 tarihinde Osman Bey zamanında olmuştur. 

Osman Bey önce, harikûlâde stratejik dehâsıyla beyliği İznik ve Ulubatlı Gölleri’yle Gemlik Körfezine taşımış, sonra Porsuk Çayı ile Sakarya arasına yerleşmiş, bir satranç ustası gibi Bizans’ı kuşatmayı başarmıştı. Bu çalışmaları yaparken 1291’de Karacahisar’ı, 1299’da Bilecik, Yarhisar ve İnegöl’ü fethetti ve 1300’ün ilk ayında Osmanlı Devleti’nin kuruluşunu tamamladı.

Sonra sırasıyla 1301’de Yenişehir, 1302’de Koyunhisar, 1308’de Lefke, Gölpazarı, Yenipazar, Geyve, Taraklı, Akyazı ve Hendek fethedildi.

Savaş meydanlarında yeni topraklar fethedilirken, gönüllerin fethi de ihmal edilmiyordu. Türkmen Alperen-Gâzi Dervişler Türk Tarihinde Türk Milleti’nin en müteşebbis grubunu oluşturmuşlardı. Horasan Erenleri bunları tasavvuf ehli yaptıkları gibi, “İlây-i Kelimetullah” görevi vererek gâzâ ve şehâdet aramaya Anadolu ve Balkanlar’a gönderiyorlardı. 

Dobruca’da binlerce müridi ile faaliyet gösteren Saltuk Baba, Altın-Ordu prenslerinden Nogay Hân’ın hizmetinde çalışmalarına aralıksız devam ediyordu. Halifelerinden Tokatlı Barak Baba İlhanlı hükümdarı Gazan Hân’ı Tebriz’de ziyaret etmiş o bölgede on binlerce Tatar’ın İslâm’a girmesine vesile olmuştur. 

Barak Baba’nın Halife’si Horasanlı Tapduk Emre ile Azerbaycanlı Geyikli Baba Batı Anadolu uclarında önemli çalışmalar yapmaktaydı. Tapduk Emre’nin Halife’si Yunus Emre ise Osman Gâzi’den dört yıl önce vefât edene kadar bölgede, Türkleşme-İslâmlaşma faaliyetlerini aralıksız sürdürmüştür. Osman Gâzi’nin kayınbabası Şeyh Edebâli Yunus Emre’nin Halifelerinden birisidir.

Fatih’in oğlu Cem Sûltân şehzâdeliği sırasında meşhûr tarihçi Bayâti’ye çağırarak Osmanoğllarının şeceresini çıkarma görevi vermişti. İşte bu Bayâti’ye göre Osman Gâzi Mete Hân’ın 46. kuşak torunudur. Osman Gâzi Ertuğrul Gâzi’nin, o Süleyman Şâh’ın (Gündüz Alp), o Kaya Alp’in, o Kızıl Buga’nın, o Baytemir’in, o Aykutluğ’un, o Tuğrul’un, o Kara Batur’un, o Sakur’un oğludur..

Aral Gölü havzasından Söğüt’e ulaştıklarında katettikleri yol  7.000 km.’yi bulan Oğuzlar’ın 24 boyundan en asili sayılan Kayı Boyu’nun Bey’i Osman Bey, etrafına aldığı önemli şahsiyetlerle 600 yıldan fazla varlığını devam ettiren devletinin temelini atmıştır. 

Bunlardan amcası Dündar Bey, önemli hizmetler yaptıktan sonra beyliği ele geçirmeye çalışırken 1298’de öldürülmüş, Köprühisardan Çakır Pınarına giden yol üzerinde gömülmüştür. 

Kardeşlerinden Savcı Bey, babası Ertuğrul Gâzi’nin Söğüt’teki türbesine defnedilmiştir. Osman Gâzi’nin yeğenlerinden Aydoğdu Bey, 27 Temmuz 1302’de Koyunhisarı Muharebesinde şehit olmuş, Koyunhisarı-Dinboz yolu üzerine defnedilmiştir. 

Diğer yeğeni 1285’te şehit olan Bey-Hoca Ermeni Beli’nin sonunda Hamza Köy’de yatmaktadır. Oğulları Mal Hatundan olma Orhan Gâzi ile Bala Hatundan olma Alâaddin Bey’dir. Yenişehir Bey’liği de yapan Alâaddin Bey babası Osman Gâzi türbesinde yatmaktadır. Orhan Gâzi’nin ayrı türbesi vardır.

Fahreddin lakaplı Osman Gâzi’in diğer çocukları; Savcı, Melik, Çoban, Hamid ve Pazarlı Beylerdi. Kızı ise Fatma Hatundur.

Osman Gâzi, 1281’de görevden alınarak İlhanlılar tarafından Tebriz’de mecburî ikâmete tâbi tutulan III. Keyhüsrev zamanında icâzet alarak fermanla uc beyi olmuştu. Osman Bey’e uc beyliği fermanını veren III. Keyhüsrev kendi yerine göreve getirilen II. Mesud'u devirerek tahta geçmek için 1283'te Anadolu'ya girince Erzincan'da boğduruldu.

Sûltân II. Mesud 22 sene hükümdarlık yaptığı (arada 5 yıl III. Keykubâd geldi, gitti) Kayseri'de 1308'de ölünce, zâten Türklerle akraba iken artık tamamen Türkleşmiş ve Müslüman olan İlhan'lıların Hükümdarları önce Olcaytu sonra oğlu Muhammed Hüdâbende vâris sıfatıyla Türk Hâkânlığı tahtına geçtiler.

Sûltân II. Mesud aynı zamanda Cengiz Hân'ın torunun torunu idi. Cengiz Hân’ın oğlu Cuci'nin oğlu olan Altınordu Hâkânı Berke Hân'ın kızı Urbay Hanım II. Mesud'un annesiydi. Berke Hân'ın hanımı da Sultân I.Alaaddin Keykubâd'ın kızıydı.

İlhanlılar, Osmanlı Beyliği dâhil Anadolu Beyliklerini bir müddet Anadolu Valisi sıfatıyla Uygur Türkü Eretna'lılar üzerinden yönettilerse de 1335'de Muhammed Hüdâbende'nin çocuksuz ölümüyle İlhanlı'lar dağılınca, Anadoluda'ki en güçlü yapı olarak Orhan Gâzi ön plana çıktı.

Ancak Anadolu'da birliğin sağlanması için Osmanlı yaklaşık 200 sene uğraşmış çok emekler harcanmıştı. Tek Devlet-Tek Vatan-Tek Millet-Tek Bayrak kolay elde edilmiyor. Sahip çıkılmazsa büyük bedeller ödeniyor, Allah (c.c.) devletimize ve milletimize zevâl vermesin inşaallah..

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ahmet

İşte akit gibi muhteşem bir gazeteye yaraşır yazar..Halit Kanak.Allah seni doğurandan büy7tenden okutan hocalarsan razı olsun akit camiasına hayır ve uğur getirdin biiznillah

tefsirci

osmanlının kanına arap mikrobu girmedi.çünkü1arap mikrop değil2arapların exerîsi osmanlı gibi müslüman.osmanlının asrî medrese/darülfününlarını moder(i)n üniversiteye çevirdikte ne oldu?türkiye cumhuriyetinin en büyük alimleri osmanlıdan intikal edenler
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23