• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Fahrettin Dede
Fahrettin Dede
TÜM YAZILARI
18 Ocak 2019

Yeni darbe ne zaman Aykut Küçükkaya?

Çarşamba günü bu sütunda sorduğum soruya Cumhuriyet gazetesi, dün birinci sayfasından cevap verdi. “Kemalist Cumhuriyet’in FETÖ’cü Cumhuriyet’ten ne farkı var?” sorumu Cumhuriyet ekibi anlayamamış olmalı ki, verdikleri cevap “Cumhuriyet’in gücü” başlığıyla kaleme alınmış anlamsız bir metin oldu.

Cumhuriyet’in hem vakıf başkanı Alev Coşkun, hem de genel yayın yönetmeni Aykut Küçükkaya, yakın zamana kadar kendi tarihlerine bir utanç vesikası gibi işleyen FETÖ’cü dönemi ağızlarından eksik etmiyorlardı. Değiştiklerini, daha doğrusu eskiye döndüklerini belirtip FETÖ’cü dönemin izlerini sildiklerinden bahsediyorlardı ama dünkü metni okurken bir garip gülme aldı beni...

Yazıda Cumhuriyet’in bir çizgisi olduğundan bahsedilip daha ilk paragrafta, gazete için “Daima Cumhuriyet felsefesinin yanında, Atatürk ilkelerini amaç edinmiş ve ülke bütünlüğünün tartışmasız bekçiliğini yapmıştır” ifadeleri kullanılıyor. Halbuki bunun böyle olmadığını en iyi Coşkun ve Küçükkaya biliyor. Daha düne kadar kendileri de, 2014’ten itibaren gazeteye çöreklenen kadroların Fetullahçı felsefenin yanında, FETÖ ilkelerini amaç edinmiş ve ülke bütünlüğünün tartışmasız karşısında yer aldığını dile getiriyorlardı.

CUMHURİYET’İN DARBE TEHDİTLİ İFTİHAR TABLOSU

Hafıza-i beşer nisyan ile malûldür, derler. Görebildiğim kadarıyla Cumhuriyet ekibini de topyekün bir nisyan hali almış olmalı ki, açıklamalarında kendi tarihlerine kara bir leke olarak işlenen FETÖ’cü dönemi hiç ağızlarına almıyorlar. Onun yerine gurur duydukları ‘resmi tarihleri’nden bahsediyorlar. Metinde bol bol 27 Mayıs, 15 Temmuz, İlhan Selçuk sayıklamasına girmişler. Metni okurken bir an stratejik bir hata yaptıklarını zannetsem de bunun bir tehdit olduğunu sonradan anlayabildim. 27 Mayıs’ta yaptığı utanç dolu yayınlar kütüphane arşivlerine girmiş bir gazete halen nasıl 27 Mayıs’ta takındığı tavırdan sitayişle bahsedebilir? 15 Temmuz’da bilfiil FETÖ’nün medya ayağı konumundaki bir gazete, “Bizi dinleseydiniz 15 Temmuz olmazdı” derken hiç mi utanmaz? Ölmüş gitmiş, İlhan Selçuk içinse hiç ağzımı açmayım!

KÜÇÜKKAYA’YA YENİ SORU

Emperyalizm karşıtı olmaklıklarından dem vuran Cumhuriyet’in yeni Kemalist kadrosu, o gazetede renki darbelerin mimarı George Soros’un Türkiye mümessili Osman Kavala’yı hafiften eleştirdi diye yazarı Bartu Soral’ı gazeteden gönderdi. Cumhuriyet nâm mevkute, her gün millete hakaret eden yayınlarını sürdürürken, Fatih Portakal ve İsmail Küçükkaya gibi Amerikan FOX TV ikonlarını birinci sayfasında reklam ederken, başörtülü dindar kadınlara ‘Sümer fahişesi’ diye yoklama çekerken, ‘saray edebiyatı’na FETÖ’nün kaldığı yerden devam ederken sorduğumuz soruya; “Cumhuriyet’in gücü” başlığıyla kaleme alınan bir metin veriliyor cevap olarak...

İçinde de bol bol “27 Mayıs, 15 Temmuz, İlhan Selçuk” kelimeleri geçiyor. Düpe düz tehdit ifadeleri...

Bu durumda bana yeni soruyu sormak düşüyor:

Yeni darbe ne zaman Aykut Küçükkaya?

 

AK Parti İstanbul’da kaybetmek istemiyorsa...

Binali Yıldırım ismi AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak açıklandığında hem parti katmanlarında, hem de seçmende büyük bir coşkuyu da beraberinde getirdi.

Benim görevim bir gazeteci olarak AK Parti’ye taktik vermek değil elbette...

Ama Binali Yıldırım’ın durumu, seçmenin önüne net olarak konulmalı.

AK Parti ve Yıldırım’ın şu an için İstanbul’da verdikleri fotoğraf, CHP- İYİ Parti ittifakına geniş bir propaganda alanı açıyor.

Hukukçu değilim; istifa etmeli-etmemeli tartışmalarına giremiyorum. Ama “Seçim, siyasi faaliyet değil” kabilinden sözler seçmende bir karşılık bulmuyor.

Erdoğan’ın bir oy dahi kaybetmeye tahammülünün olmadığı bir ortamda İstanbul’daki bu ‘belirsiz tablo’ en çok CHP adayı Ekrem İmamoğlu’nun işine yarıyor.

 

Teşekkürler Diyanet Vakfı!

Yüz binlerce öğrenci, araştırmacı, akademisyenin artık yokluğunu bile düşünemediği Diyanet İslam Ansiklopedisi’nin internet versiyonunda bir süredir pdf sayfalar internet kullanıcılarına gösterilmiyordu.

Geçenlerde bir türlü ulaşamadığım maddeyi sitenin o anlık, kısa bir süreliğine hizmet veremeyişi şeklinde yorumlamıştım.

Ama Murat Bardakçı, araştırmacıları günlerce krize sokan sorunu yazarak gündeme getirdi... Sonrasında Diyanet Vakfı önceki gün, bir açıklama yayımlayarak maddelerin kullanıma açıldığı ve matbu nüshanın PDF dosyasına erişim imkânı sağlandığını duyurdu.

Araştırmacıların yaşadığı sorunu gündeme getirdiği için Murat Bardakçı’ya; sorunu hızla çözdüğü için de Türkiye Diyanet Vakfı’na teşekkürler...

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23