• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Fahrettin Dede
Fahrettin Dede
TÜM YAZILARI
04 Ocak 2019

Mısır ordusunu TSK ile savaştırmak: ‘Diplomatik Vahşet’in gölgesinde yeni kirli hesaplar

ABD’nin Suriye’nin kuzeyinden çekilme kararı almasının hemen akabinde bu işte bir bit yeniği arayan yorumlar haklı çıkmaya başladı. ABD, görüldüğü kadarıyla gerçekten bölgeden çekilecek ama kendisi çekilirken bölgeyi Türkiye dışı bir unsura bırakacak!

ABD güdümündeki Arap Körfezi ülkeleri son günlerde Suriye ile alakalı stratejilerini güncellemiş durumda; Şam büyükelçiliğini ilk açan Birleşik Arap Emirlikleri oldu, ardından Bahreyn gelecek! Ancak bu strateji güncellemesi Suriye ile kurulacak ilişkilerden ziyade körfez ülkelerinin Türkiye karşıtı siyasetindeki doz artışına işaret ediyor. Çünkü BAE, Şam’daki büyükelçiliğini yeniden açma kararı ve ABD’nin Suriye’nin kuzeyinden çekilme kararının hemen akabinde Münbiç’te üslendi. Mısır istihbaratının üst düzey subayları bir taraftan PYD/YPG ile Esed rejimi arasında müzakereci rolü keserken diğer taraftan BAE ile birlikte bölgeye yönelik Türkiye operasyonunun önünü kesmeye çalışıyorlar.

BÖLGESEL ÜST AKIL YİNE BAE!

2018’in beynelmilel çapta en önemli hadiselerinden biri hiç kuşkusuz Suudi Arabistanlı gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın İstanbul’daki Suud konsolosluğunda katledilmesiydi… İçinde bulunduğumuz hafta içinde Cemal Kaşıkçı suikastini işleyen son derece önemli bir kitap piyasaya sunuldu. Abdurrahman Şimşek, Ferhat Ünlü ve Nazif Karaman imzasıyla yayımlanan kitap “Diplomatik Vahşet” başlığını taşıyor. Kitabın ismi önemli, 2018’de karşımıza ‘Diplomatik Vahşet’ ile çıkanlar, 2019’da Suriye’de kirli hesaplarını hayata geçirmek istiyorlar. Zira bu coğrafyada, önümüzdeki süreçte de –tıpkı geçen birkaç yılda gördüğümüz gibi- Türkiye’ye karşı yönelecek bütün adımların bölgesel bazdaki ‘üst aklı’ yanına Suudi Arabistan’ı alan BAE olacak. Nasıl ki Cemal Kaşıkçı cinayetinde Türkiye’ye yönelik komploda BAE yönetimi Suudi yönetiminin yardımcı idiyse Suriye’de de BAE, Suudi Arabistan desteğiyle hareket ediyor.

SİSİ’NİN ORDUSU TSK İLE SAVAŞABİLİR Mİ?

Arap körfez ülkelerinin sahada kullanmak istediği ülke ise Sisi’nin 100 milyon nüfuslu Mısır’ı… 2013 yılında 3 Temmuz darbesi sonrası ekonomiden sosyal hayata kadar her alanda tepe taklak olan Mısır, Sisi’nin diktatöryal yönetimi altında adeta can çekişiyor. Ancak İsrail ve ABD destekli Sisi, Türkiye’ye karşı maceracı bir dış politika izlemekten vazgeçmiyor. Bir süredir Akdeniz’de Yunanistan, Güney Kıbrıs ve İsrail ile birlikte Türkiye karşıtı politika izleyen Mısır, şimdi de ordusu sebebiyle Arap körfez ittifakının Suriye’de Türkiye’ye karşı kullanışlı elemanı pozunda…

Ancak Sisi’nin ordusunun Türk Silahlı Kuvvetleri ile savaşması çok kolay değil!

Bundan 100 yıl önce Birinci dünya savaşında 100 bin Mısırlı, birden fazla cephede Osmanlı-Almanya ittifakına karşı savaştırıldı. Mısır askerlerinin cephede Osmanlı askerine kurşun sıktığı birinci dünya savaşının hemen akabinde 1919 yılında Mısır’ın tüm meydanları Osmanlı’ya bağlılık sloganları ve İngiliz işgalini hedef alan sloganlarla inliyordu.

Açıkça ortaya çıktı ki, ya Akdeniz’in denizinde ya da Suriye’sinde Mısır ordusunu Türk ordusuyla savaştırma gayretindeler!

Boğazına kadar yolsuzluk, rüşvet ve iflas batağına batmış Sisi, askerleriyle birlikte Suriye’de TSK’nın karşısına dikilmeye cesaret ettiği gün, ne o Kahire bugünkü Kahire olur, ne de o Mısır bugünkü Mısır! Velev ki çalışmayan silahları müttefikleri tarafından en gelişmişleriyle modernize edilsin...

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23