İnsanları gençliğinin baharında asıyorlar Allah’ım...

25 Şubat 2019 Pazartesi

Kelime-i tevhid, şehadet ve tekbir sesleri arasında bir televizyon kamerasını karşısına alan genç, darbeciler için “İnsanları vuruyorlar abi!..” diyordu. 15 Temmuz gecesi, FETÖ ihanetinin köprü, Saraçhane, Çengelköy’ü vurduğu saatlerde insanlar direnmek için çıktı meydanlara ve o gece darbecileri mağlup etti.

O gece aklıma kazınan yüzlerce görüntü ve sesin arasında “İnsanları vuruyorlar abi”nin başka bir yeri var. Çünkü o gece, sergilenen vahşet, eğer darbeciler başarılı olsaydı, sonrasında sergileyecekleri çok daha geniş kapsamlı vahşetin yalnızca bir fragmanı olacaktı. Belki tek seferde binlerce, on binlerce insana katliam uygulayacaklardı, belki yüz binlerce insanı cezaevlerinde işkencelerle öldüreceklerdi...

Başaramadılar... Yüzlerce asker üniforması giymiş generale, emirlerindeki binlerce subay, astsubaya rağmen, güdümlerindeki liberal/sol sivil topluma rağmen, uluslararası konjontürün uygunluğuna rağmen başaramadılar. Rezil olduklarıyla kaldılar.

Ama 15 Temmuz’dan tam 3 yıl önce Türkiye’de başaramadıklarını, Mısır’da 3 Temmuz 2013’te başardılar... Uluslararası konjonktürün uygunluğuyla, ekmek derdine düşürülmüş halkı birbirine düşürerek, medya kurumlarıyla başardılar. Ortadoğunun en güzel ülkesini, sokaklarından meydanlarına tarih kokan ülkesini berbat ettiler. Bir general bir ülkenin ırzına uluslararası efendilerinin gözetlemesi altında nasıl geçebilir, tam 5 yıldır bunu izliyoruz Mısır’da... 60 bin siyasi tutuklunun sabah akşam işkence gördüğü Kahire zindanları, kim bilir ne çok şey biliyor bizim bilmediğimiz! Uydurma suçlamalarla, saçma sapan davalarla bir ülkenin doktoru, mühendisi, akademisyeni, esnafı zindanlarda çürütülüyor. Yüzde 50’si okuma-yazma bilmeyen bir ülkede oluyor bunlar.

3 gün önce sabah vaktinde 9 genci daha idama götürdü... 23 yaşında, hayatının baharındaki Mahmud el-Ahmedî, Mısır’a 20 yıl yetecek elektriğin kendilerine verildiğini mahkeme salonunda söyledi celladının yüzüne... Aynı mahkeme salonlarında gördü Ahmed Vehdan, daha dişleri yeni çıkan bebeğinin yüzünü...

Baş cellatları, Amerika’dan Avrupa’ya ve Körfez şeyhlerine kadar el üstünde tutuluyor. Halkın oyuyla iktidara gelenler “diktatör” ilan edilirken, yönetime tankla topla gelenlerin el üstünde tutulduğu bir dünyada yaşıyoruz.

Gidenler, hoş bir sada bırakıp gittiler bu alemden...

İnsanları gençliğinin baharında asıyorlar Allah’ım...

Ve biz de izliyoruz!

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • mehmetmehmet4 ay önce
    Bir şey daha var yaratanın adeleti gelince o zalimlerin halini görmeyi isterim bunlar acaba nasıl geberecekler
  • Süleyman Sırrı DinçerSüleyman Sırrı Dinçer4 ay önce
    Yiğit..Mümin..Mursi..Şehit..Esma..kızımızı..idam..edilen..9..genci..ve..diğer..müslüman..kahramanları..unutmayacağız..unutturmayacağız..inşaAllah.
  • celalcelal4 ay önce
    mısırdaki yönetime muhalif gencin pasaportuna bakıp 23 lü yaşlarda olmadığını gördükleri için o eli kanlılar bu kişiyi iade ettiler herhalde.öyle olduğundan olsa gerek sizde seyrediyorsunuz yazılarınızda.
  • misafirmisafir4 ay önce
    ne yapalim dede?!.. savas mi acalim dede?! Suriye yetmedi simdi de MISIRA mi girelim dede?..

Günün Özeti