İbrahim Camii’nden Rawda ve Nur Camii’ne…

25 Mart 2019 Pazartesi

Yeni Zelanda’nın Christchurch kentinde 15 Mart’ta meydana gelen ve 50 masum Müslüman’ın katledilmesiyle sonuçlanan Nur ve Linwood camilerine yönelik saldırı, dünyada bir taraftan Müslümanlara yönelik empatiye yol açarken, diğer taraftan İslamofobik fay hatlarını da tetiklemiş gibi görünüyor. Geçtiğimiz hafta başta Yeni Zelanda olmak üzere dünyadan cami önünde nöbet tutan gayr-i Müslim fotoğrafları ve dayanışma mesajları geldi. Ama mesela İngiltere’de, söz konusu saldırı sonrası İslamofobik suçlarda yüzde 500’den fazla artış meydana gelmiş.

HAÇLI-DAEŞ-SİYONİST BENZERLİĞİ

Masum Müslümanlara yönelik haçlı teröristin gerçekleştirdiği saldırı bir ilk değildi. Haçlılar, DAEŞ’liler ve Siyonistler özellikle namaz kılan Müslümanlar ile bir alıp veremedikleri var gibi…

Hatırlarsanız 2017 yılında Mısır'ın el-Ariş kentindeki er-Rawda Camii’ne DAEŞ tarafından Cuma namazı kılan Müslümanlara yönelik düzenlenen saldırıda 27’si çocuk 305 kişi hayatını kaybetmişti.

Ama pek çoğumuzun hatırlamadığı bir başka saldırı ise 1994 yılında Filistin topraklarında meydana geldi. Ramazan ayının 15’inci gününe denk gelen 25 Şubat günü el-Halil'deki Hz. İbrahim Camii'nde sabah namazında gerçekleştirilen katliamda 67 Müslüman katledilirken 300'e yakın kişi de yaralandı. Saldırıyı gerçekleştiren Barush Goldstien, İsrail ordusundan bir subaydı. Terör saldırısı gerçekleştiren her gayr-i Müslim gibi bir ‘terörist’ olarak değil, akli dengesi yerinde olmayan aşırı dinci bir Yahudi olarak tanıtıldı. Katliamın görgü tanıklarından Ahmed Khaled, katliamın engellenebilecek olmasına rağmen İsrail askerlerince kasden engellenmediğini söylüyor.

İsrailli Siyonistler, Kudüs'ten sonra en fazla önemsedikleri şehirlerden biri olan el-Halil kentindeki Hz. İbrahim Camii haremini istila edip orayı tamamıyla bir Yahudi sinagoguna çevirmeyi amaçlıyordu. Nitekim o tarihten sonra Hz. İbrahim Camii’nin ibadete kapatılması sık gerçekleşen bir durum oldu.

MÜSLÜMAN’IN ÖLDÜRÜLMESİ İÇİN YETER SEBEP…

25 yıl içinde gerçekleşen bu üç saldırıdan çıkarılması gereken dersler olduğunu açıkça gösteriyor. Merhum Necmettin Erbakan, “Siyaseti önemsemeyen Müslümanları, Müslümanları önemsemeyen siyasetçiler yönetir” diyordu. Dünyanın neresinde olursa olsun; ister Mısır’da, ister Filistin’de, isterse Yeni Zelanda’da Müslümanların öldürülmeleri için sadece Müslüman olmaları yetiyor. Suriye’deki, Mısır’daki gibi direniş göseterenler ise işkenceli ölümlere maruz kalıyor.

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • fatoşşşşşşşşşfatoşşşşşşşşş1 ay önce
    bu işin arkasında dünyayı karıştıran yahudistan abd si piç ısrael var

Günün Özeti