• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Fahrettin Dede
Fahrettin Dede
TÜM YAZILARI
21 Ocak 2019

Friedman ne demişti? ABD, Arap NATO’sunu Türkiye’ye karşı nasıl kullanacak?

Amerika Birleşik Devletleri’nin Fırat’ın doğusundan çekilmesi artık tam anlamıyla bir yılan hikâyesine döndü… ABD Başkanı Donald Trump’tan gelen “Suriye’den çekiliyoruz” açıklaması dün itibariyle bir ayını doldurdu. Doldurmasına doldurdu lakin, bu bir ay içerisinde Trump’ın kendisi bile ‘çıkma’yı sürüncemede bırakan, birbiriyle çelişen açıklamalarda bulundu. Pentagon’dan gelen açıklamalar ise artık şaşırtmayacak düzeyde…

Görünen o ki; ABD politika yapıcılarının bir kısmı bizzat Suriye’den çekilmenin tamamen karşısında… Geride bıraktığımız bir ay gösterdi ki, ABD politika yapıcıları içinden “Suriye’den çekilelim” diyenler ise yerlerine başkalarını ikame etmenin derdinde… Satır aralarından okuyabildiğimiz kadarıyla burada da karşımıza son iki yıldır tesis edilmeye çalışılan Arap NATO’su çıkıyor.

FRİEDMAN BUNLARI ANLATMIŞTI

Gölge CIA namıyla meşhur Stratfor’un kurucusu George Friedman’ın “Gelecek 100 yıl” kitabı her geçen gün daha da popülerleşiyor. İlk kez 2009’da piyasaya sürülen kitap; 2010 sonları ve 2020’ler itibariyle Rusya ve Çin’in tarih sahnesinden çekilişi gibi bugün için gerçekleşmemiş ve gerçekleşmesine dair emarede göremediğimiz öngörüleri bir tarafa özellikle Türkiye için çok dikkat çekici satırlar ihtiva ediyor.

Friedman, Türk-Amerikan gerginliğini aslında 2040’larda yeni bir dünya savaşının arefesinde başlatsa da anlaşılan bu öngörüsü çok daha erken tahakkuk ediyor. Friedman, Türk-Amerikan gerginliği sırasında ABD’nin hem Mısır'da hem de Arap Yarımadası'nda Arap milliyetçiliğini destekleme konusunda elinden geleni yapacağını savunuyor ve şunu ekliyor:

“ABD’nin hedefi, Türk’lerin davranışını yeniden şekillendirmek ve sınırlamak olacak, ancak herhangi bir karışıklık, Türkiye'nin temel ulusal çıkarlarına meydan okuyor olarak gördüğü şeylerin çok uzağında olacak.”

Gölge CIA’nın mimarı, aynı zamanda Suriye’nin bir istikrarsızlık sarmalında olacağı, bölgenin bugünlerde genel olarak ciddi bir sorun yaşayacağı ve dahası Körfez’deki şeyhlik yapılanmalarının da çalkantılar yaşayacağı öngörüsünü paylaşmış. Geçtiğimiz haftalarda Mısırlı subayların PYD ile Esed rejimi arasında arabuluculuk yaptığı, Birleşik Arap Emirlikleri-Suudi Arabistan bloğunun ise ABD öncülüğünde bir Arap NATO’sunu kurmaya dünden razı oldukları basına yansıyan haberlerden açıkça görülüyor. İşte Suriye'de Türkiye'nin karşısına konuşlandırılması açıkça dile getirilen Arap gücü bu şartlarda oluşturuluyor ve tam olarak Türkiye'yi hedef alıyor.

VER MEHTERİ!..

E yani, bunları zaten yaşayıp görüyoruz” deyip sonucu soranlar için söyleyim;

Friedman’ın yazdıkları ümit aşılamanın çok ötesinde, coşturuyor, adeta ‘Ver Mehteri’ yapıyor. Türkiye’nin İslam dünyasındaki ağırlığı hakkında “İslam dünyası (…) bir Müslüman güç tarafından egemenlik altına alınacaktır. Tarih boyunca Türkiye, İslam dünyasını bir arada tutan bir imparatorluk yapısının başlıca unsuru olmuştur. 2020’li yıllarda, bu güç yeniden ortaya çıkacaktır” diyor.

Friedman, Mısır için de “Eskiden beri istikrarsız olan Mısır bir iç kriz ile karşılaşacak ve Türkiye de lider Müslüman güç konumunu kullanarak ülkede istikrarı sağlamak adına Mısır’a girmesi kırılma noktası olacak” deyip Türkiye’nin Süveyş Kanalı’nı kontrol altına alıp Kuzey Afrika’ya doğru ilerleyeceğinden bahsediyor.

Yanlış anlamayın, ben demiyorum; Friedman’ın yalancısıyım…

Fırat Kalkanı'nda, Zeytin Dalı'nda, Sudan’daki Sevakin adası 49 yıllığına Türkiye’ye kiralandığında birileri niye hopladı, şimdi anlaşılıyor mu?

 

Müthiş bir silkelenme örneği: TRT Arabi

Özel medyanın krizlerle boğuştuğu, özellikle gazetelerimizin başarısızlık örneği sergilediği bir ortamda TRT, oldukça başarılı iş çıkartıyor.

Arap Baharı’nın biraz öncesinde yayına başlayan TRT Arabi de tıpkı Arap Baharı gibi bir süre sonra gözden düştü… Henüz birkaç yıllık bir kanal olmasına rağmen yılların yorgun kanalı imajı çiziyordu. TRT Arabi’nin hantallaştığı, etkili bir performans sergileyemediği süreçte, Sky Neyws Arabi’ler, el-Arabiya’lar, RT Arabic’ler Türkiye karşıtı propagandalarını Arap haklarıyla buluşturdular. Nitekim 15 Temmuz darbe gecesi enformasyon savaşlarının yaşandığı bir ortamda “Erdoğan, Almanya’dan iltica talep etti” asparagasını yayan da bizzat bu kanallardan biriydi…

Ama son 15 gündür, yeni yayın dönemiyle birlikte TRT Arabi, öyle videolar, öyle haber içerikleri oluşturuyor ve öyle yayın konukları alıyor ki, ara ara Al-Jazeera’yı izlediğimi düşündüğüm oluyor. TRT Uluslararası Haber Kanalları Genel Yayın Yönetmeni Serdar Karagöz ve kanalın yayın koordinatörü Resul Serdar Ataş’ı tebrik etmek gerekiyor.

 

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23