• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
C. Yakup Şimşek
C. Yakup Şimşek
TÜM YAZILARI
17 Haziran 2019

Ziya Gökalp’a Osmanlı Tokadı

Ziya Gökalp’a aşk edilen iki tokattan bahsedeceğim.
Daha doğrusu, Ziya Gökalp’a yalnızca iki kişinin attığı tokatlardan...
(Yediği diğer silleleri merâk edenler ayrıca araştırıp başka yerlerden öğrensinler.)

***
“Şimdi nerden çıktı bu mevzû?” diye sorabilirsiniz.
Aslında üç sebep bir araya geldi:

1) Arapça ezan okuyanları ve kaamet getirenleri üç aya kadar hapse ve para cezâsına mahkûm eden kaanûnun 526. maddesi, bundan 69 yıl önce (16 Haziran 1950) TBMM’de iptâl edildi ve bugün (17 Haziran 1950) gazete haberleriyle duyuruldu.

2) Ziya Gökalp “Türkçe ezan” diye tutturan gürûhun fikir babalarındandı.

3) Ziya Gökalp’a dehşetli tokatlar aşk eden iki kişinin ölüm yıldönümleri geçen günlerdeydi: birininki 27 Mayıs, diğeri 13 Haziran...

***

17 Haziran 1950 târihli “Cumhuriyet” gazetesinin manşeti: 
“Meclis, Arabca Ezan Yasağını Kaldırdı” 

Altında da şu kayıt vardı:

“C. H. P. milletvekilleri de kanunu tasvib ve kabul ettiler.” 

“Son Posta” gazetesi şu notu düşmüştü:

“Arapça ezan ve kamet aleyhtarları C. H. P.  grupunda da yenildi.”

***

Önce, Ziya Gökalp’ın meşhur sözlerini hatırlayalım:


“Bir ülke ki, câmiinde Türkçe ezân okunur,
Köylü anlar mânâsını, namazdaki duânın.
Bir ülke ki, mektebinde Türkçe Kur’ân okunur,
Küçük büyük herkes bilir buyruğunu Hüdâ’nın,
Ey Türkoğlu, işte senin orasıdır vatanın...”  

***

Eğer Ziya Gökalp’ın yukarıdaki hükümleri doğruysa biz şu an yanlış bir vatandayız demektir.

Çünkü ne câmimizde Türkçe ezân okunuyor ne de mekteplerimizde Türkçe Kur’an....

***

Peki, Ziya Gökalp’ı tokatlayan adamlar kimlerdi?..

Birincisi, zamânında Küçük Hamdi Efendi diye anılan, büyük İslâm âlimi Elmalılı M. Hamdi Yazır...
Hani, şu “Hak Dîni Kur’an Dili” isimli muazzam eseriyle tanıdığımız ve 27 Mayıs 1942’de yitirdiğimiz meşhur müfessir, mütercim, hattat, şâir...

Gelelim, bu Küçük Hamdi Efendi’nin koca Ziya Gökalp’ı nerde ve nasıl tokatladığına... 
Elmalılı M. Hamdi Efendi’nin Ziya Gökalp’a tokat patlattığı yer “Hak Dîni Kur’an Dili” kitabı...

İşte Gökalp’ın suratında patlayan şamar:
“Türkçe Kur’an mı var behey şaşkın!”
(Bu cümle aruz vezninin “fâ’ilâtün /  mefâ’ilün / fa’lün” kalıbına uygun... Bence Elmalılı M. Hamdi Efendi’nin şâirliğinden nişan veriyor. Ama bu söz tam Ziya Gökalp’a giydirilmiş gibi. Kalıp gibi oturmuş.)  

***

Kocaman Ziya Gökalp’ın ve onun “Türkçe ezan-Türkçe Kur’an” fikrini benimseyenlerin Küçük Hamdi Efendi’den yedikleri dayak bir tokatla bitmiyor.

Alın, bir tokat daha:
Kur’ânı tefsîr etmek üzere Peygamberin îrad buyurduğu ‘hadîs’e bile ‘Kur’andenemez, denirse ‘küfr’ olur.”

Hak Dîni Kur’an Dili” isimli kıymetli eserin “Mukaddime”sinde Elmalılı M. Hamdi Efendi bir dilin bir başka dile çevrilmesindeki zorlukları da ifâde ediyor.

***

Ziya Gökalp’ın bu çürük dînî inanış ve görüşleri, elbette böyle sağlam duvarlara toslayacaktı.

Fakat şu işe bakın ki Ziya Gökalp’ın şiirleri de Elmalılı M. Hamdi Efendi’ninkiler yanında çakır çukur ve takır tukur...

Hamdi Efendi’nin şiirleriyle tanışmadıysanız tez zamanda tanışın:

Hâke düşmüş katreyiz, deryâya girmiş çıkmışız,
Gâh serrâya, gehî darrâya girmiş çıkmışız...
Pür-gubâr olsak da pâkiz, bir Hanefî-meşrebiz,
Dâmeni kirletmeden dünyâya girmiş çıkmışız...”

***

Ziya Gökalp böyle sille tokatları yedikten 30-40 sene sonra bir sürü aparkat da yemiş, meğerse. 
Hem de kör bir boksörden...
Evet, gözleri görmeyen; fakat “Türk tefekkür ringi”nde karşılaştığı en azılı rakiplerine bile havlu attıran Cemil Meriç’ten bahsediyorum.

Şimdi de sırada o aparkatlar:

- Gökalp minnâcık bir adamdır.

- Ziya Gökalp, Batı’nın sofra artıklarıyla geçinen bir zâttır; onları atıştırır, zaman zaman da kusar.

- Peyâmî Safâ’nın çektiği ruh çilesini çekmemiştir.

- Sahtekârdır.

- Her devirde dalkavukluk yapmıştır.

- Târihin şımarttığı bir adamdı...

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23