Sokak röportajlarını denetleyen bir makam yok mudur?..
Sokak röportajlarını denetleyen bir makam yok mudur?..
ALİ SANDIKÇIOĞLU
Elbette ki hürriyetten yanayız. Ancak hürriyetin de bir sınırı olmalıdır.
(Tabii bütün gençlerimizi kast etmiyorum)..
Ancak şu an ülkemizde gençlerin büyük bir kısmı demokrasi, insan hakları ve hürriyet diye diye tam bir hayasızlık ve edepsizlik içindedirler.
Gençlik freni patlamış bir kamyon gibi hızla uçuruma doğru yol alıyor nerede duracağını kestirmek mümkün değil.
Bir kısım sözde sosyete kızlar ve onlara özenen sözde kapalı (!) kızlar.
“Hürriyet” var diyerek çok affedersiniz yatak kıyafetinden daha açık bir vaziyette sokaklarda dolaşıyorlar.
Şu an gidip gezip göreler biliyorlar. Şu an birçok Avrupa ülkesinde bizde olan rezillikler yoktur.
Gençlerimizin büyük bir kısmında (Kız, erkek) Ar yok. Haya yok. Edep yok. Ahlak yok. Büyüğe saygı ,küçüğe sevgi yok. (Sadece şehevi arzuları tatmin etmek için baş döndürücü eğlenmeler var.)
Namus, iffet çoktan göç eylemiş, aile yapısı ise can çekişiyor.
Elin oğlu gecesinin gündüzüne katarak çalışmalar yaptı, milyonlarca dolar harcadı, içimizdeki işbirlikçi ve piyonların desteği ile dün cephede bizleri topla tüfekle yenemeyenler hiç mermi atmadan bizim neslimizi eser aldılar.
Neslimizi, tarihinde, ecdadından, kültüründen, dilinden, dininden, tüm mukaddes değerlerinden kopardılar.
Şu an ülkemizde vatanından nefret eden, batılı ülkelere hayran ne yazık ki, birçok gencimiz bulunmaktadır.(Çoklarının gusül abdesti, abdest, namaz, İslam’ın ve imanın şartlarından haberleri yoktur bile.)
Gençler bir yana dursun. Günümüzde yaşı ilerlemiş nice bayanların akıl almaz şekilde açıldıklarını da görmekteyiz.
Sokaklarda, pazar yerlerinde, otobüste ve bi çok yerde bu tip kökünden kopmuş modanın esiri olmuş vücudunu teşhir etmekten haya etmeyen ,boya küpüne düşmüş yaşlı kadınları da görmek mümkündür . (Ne diyelim? ALLAH akıl, fikir ve iz’an versin inşallah.)
Nedense kadınlarımızın genci, yaşlısı bir soyunma yarışına girmişler. akıllarına hiç ölüm gelmiyor, yerin altını hiç düşünmüyorlar bile.
Ülkemizde bir yandan “Boyalı basın”, müstehcen neşriyat yapan değişik isimlerdeki dergiler, Türk ailesini kökünden yıkmak için sistemli yayınlar yapan bazı TV’lerden sonra şimdi birde sokak röportajları yapanlar (Kızlar- erkekler) ortaya çıktı.
Eline bir mikrofon alan sözde gazeteci (!) edası ile sokağa çıkıyor. Önüne gelene akla, izana sığmayan, Türk’ün örfü, adeti, ahlakı ile hiç de bağdaşmayan, edebe, ahlaka, imana muğayır iğrenç ve ahlaksızca sorular soruyorlar.
Devletimiz: Tarihi çok eskilere dayanan köklü bir devlettir.
Elbette bilinen, bilinmeyen kuramları vardır. (Her şeyi izliyor ve biliyor, not ediyor.)
Elinize telefonunuzu alın birkaç dakikalığına sokaklarda röportaj yapanların hallerine giyimlerine, kuşamlarına, sordukları sorulara bir bakınız. Tiskinmemek, nefret etmemek mümkün değil.
Bu kadar alçakça, rezilce sorular yaşlı insanlara, yaşlı kadınlara, genç erkek veya kızlara soranlara karşı devletimizin kurumları bir işlem yapmayacak mıdır?
Bu insanlar devletimize, devletimizin, kurumlarına, milli ve manevi değerlerimize saldırıyorlar.
Şu an için kimse kendilerine ne yapıyorsunuz? demiyor.
Çok affedersiniz bir atasözümüz var ya; “Köpeksiz köy bulmuşlar değneksiz, çomaksız dolaşıyorlar” gibi.
Buraya yazmaktan haya ediyorum:
Bu röportaj yapanlar, gencecik kızlara, sordukları sorulara kızların verdikleri ahlak ve edep dışı cevaplara kısa süreliğine bir bakınız.
Elbette ki utanacaksınız ve size yazıklar olsun diyeceksiniz.
Şehit kanları ile yoğrulmuş memleketimizi bizler bu gençlere mi emanet edeceğiz? Nerelerden, nerelere geldik, gençlerimiz ne hallere düşürüldü? Biz ler hâlâ uyumaya devam ediyoruz!..
Hacı efendi 11. defa umreye gitmenin (!), kırkıncı daireyi almanın dolar yığma, altın biriktirme hesaplarını yapıyor.
Oğlu elden gitmiş, kızı elden gitmiş, ne ahlak var, ne edep ve ne de haya.
Sokaklarda yatak kıyafeti, daha da ileri giderek bikini ile dolaşıyor.
Bizim birçok ana baba farkında bile değil, onlar hâlâ dünyalık peşinden koşmaya devam ediyorlar!?..
Ülkemizde doğmuş, ülkemizde büyümüş, ülkemizde okumuş, ülkemizde iş güç, meslek ve makam sahibi olmuş, bazı dönmelerin çocukları, hiçbir s ıkıntı çekmeyen, bir eli balda, bir eli yağda bazı balkon çocukları, bir kısım beyaz Türkler, karanlıkta kalmış sözde aydınlar(!) Allah, peygamber, din, ezan denince genç çocukların öğretmenleri ile camiye gittiklerini görünce, kızlarımız kapanınca bu zavallıların cinleri tepelerine çıkıyor.
Adeta çıldırıyor ve deliriyorlar. Bunlar vatana, bayrağa, ezana yapılan saygısızlık ve saldırılara, sokak ortasında yapılan ahlaksızlıklara, rezilliklere, bir türlü sesleri çıkmıyor… Çünkü onları hedefi zaten Türk gençliğini bütün değerlerinden koparmak, Türk ailesini çökertmektir.
Unutmayınız ki, dinin sahibi Hz. Allah’tır (cc). Dinin muhafazasını de bizzat kendi üzerine almıştır.
Sayın Cumhurbaşkanımızdan,
Sayın hükümet yetkililerimizden,
Sayın RTÜK yetkililerinden sokak röportajlarının acilen yasaklanmasını, yayın yapacak olanlar için bir genelge yayınlanmasını ,belli kurallar çerçevesinde izin ile yayın yapılmasının teminini acilen istirham ederiz.(Eline mikrofonu alan her insan röportaj yapmak üzere sokağa çıkmamalı bu mutlaka önlenmelidir.)
Son olarak Sayın yetkililerimizden bazı TV’lerde öğlen kuşaklarında yayınlanan yemek programlarının ciddi bir şekilde denetlenmesini beklemekteyiz.
Bu tip yayınlarda Cenab-ı Hakk’ın nimetlerine hakaretler, hürmetsizlik, aileye karşı saygısızlık vardır.
Sofrasında kuru ekmek, zeytin ve soğanı zor bulabilen nice yetimler, dullar, fakir insanlar bu neşriyatları izlerlerken imreniyor, üzülüyorlar. Eli darda olan bu yetimleri, fakirleri bakıp bakıp imrendirmek doğru değildir..
Bizim milletimiz evine ekmeği götürürken bile kapalı çanta içine götürürdü. Belki görüp de alamayan, imrenenler olur diye..
Bu tip yayınlar:
Bizim inancımıza terstir.
Falan yayın kuruluşu, falan programcı para kazanacak diyerek taviz vermeyelim.
Nimetleri hafife alanlara müsamaha etmeyelim. Kimler olursa olsun..
Cümleniz Mevla’ya emanet olunuz.