Günümüzde fuhuş ve zina aşırı derecede çoğaldı
Günümüzde fuhuş ve zina aşırı derecede çoğaldı
Ali Sandıkçıoğlu
Bugünkü yazımda nerede ise ikinci plana itilmiş, bir başka ifade ile unutulmuş, ülkemizde aşırı derecede artan, ailemizi, devletimizi, milletimizi derinden yaralayıp, uçurumlara doğru sürükleyecek olan kötü fiillerin en başında yer alanlardan birisi olan “Fuhuş ve Zinadan” imkanlarım ölçüsünde bahis etmeye çalışacağım.
Hassa bir konu olduğunun biliyorum.
Günümüzde maalesef imamlarımız, hatiplerimiz, vaizlerimiz, müftülerimiz, daha doğrusu diyanet teşkilatımız nedense sık sık iki konuyu gündemine alıp Müslümanları ısrarlı bir şekilde uyarmazlar. İkaz etmezler. Ederlerse de tam vurucu olarak konuyu gündeme taşımazlar… Aileden, ailenin kutsiyetinden bahis olur da, tam olarak açık ve net olarak fuhuş ve zinanın zararları herkesin anlayabileceği bir dille Müslümanlara anlatılmaz.
Bunlardan birisi: “İslam’da Cihattır.”
Cihat İslam’da çok çok önemli bir yer tutar.
Nerede ise dünün mücahitleri, tarikat ve cemaat liderleri; bugünlerde İslami cihadı unutmuş, hepsi maddenin, dünyalığın, şöhretin, servetin, modanın peşinde koşar olmuşlar.
İkinci önemli ve unutulmuş husus ise; fuhuş ve zinanın kötülüğü… Fuhuş ve zinanın; ülkemize, milletimize açtığı ve açacağı kapanmaz tedavisi zor yaralarla ilgilidir.
Geçmişte büyüklerimiz neden bu kadar gayret gösterdiler? Bugünkü sözde İslam’ı (!) gençliğin haline, giyim kuşamlarına, kılık kıyafetlerine, kız erkek münasebetlerine, (Haremlik, selamlık) mevzularına lütfen Allah rızası için bir bakınız.
Birçok gencimiz, içki, esrar, eroin, moda, aşırı çıplaklık ve fuhuş batağına batmışlar. (Elbette ki milli manevi değerlerine bağlı bütün gençlerimizi tenzih ederiz.)
Zina etmek, bir kadınla nikâhsız veya haksız olarak cinsel temasta bulunmak. Arapça "zenâ" fiilinden mastar.
Zinanın sözlük ve terim anlamı birdir. Bu da; bir erkeğin kadınla bir akde veya haklı bir sebebe dayanmaksızın cinsel temasta bulunmasıdır. Zina eden erkeğe "zânî" kadına ise "zâniye" denir.
Hanefîler, bir fıkıh terimi olarak zinayı şöyle tarif etmişlerdir: İslâmî hükümlerle yükümlü bulunan bir erkeğin, kendisine cinsel istek duyulacak yaştaki diri bir kadına, İslâm ülkesinde nikâh akdine veya cariyelik gibi haklı bir nedene dayanmaksızın, önden cinsel temasda bulunmasıdır. (Alıntı sorularla İslamiyet.)
Bir başka ifade ile Zina:
Zina Nedir?
Zina, meşru olmayan; bir diğer ifadeyle evlilik dışı girilen cinsel ilişki anlamına gelir.
Dün kanunlarımızda zina suçtu.
Ancak maalesef AB uyum yasaları gereği ülkemizde zina suç olmaktan çıkarılmıştır.
(ESKİ) 765 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 440. maddesi şöyledir: “Madde 440- Zina eden karı hakkında altı aydan Uç seneye kadar hapis cezası tertip olunur. Karının evli olduğunu bilerek bu fiilde ortak olan kimse hakkında da aynı ceza hükmolunur.” Sekli ile eski Türk Ceza Kanununda suç olarak düzenlenmiş olup günümüzde suç; KADIN ve ERKEK için boşanma sebebidir.
ŞU GERÇEĞİN BİLİNMESİNDE FAYDA VARDIR..
Zina yapan kadına suçu düzenleyen TCK’nın 440. maddesi, Anayasa Mahkemesi tarafından 1999 yılında iptal edilmesine karşın, ürkeğe zinayı suç sayan 441. madde, daha önce iptal edilmişti. Bu kararla mevcut zina davaları düşmüş, tutuklu sanıklar beraat etmişti. Buradaki Anayasa Mahkemesi kararlarının altında Haşim Kılıç ile dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer imzası bulunmaktadır.
Bilindiği gibi :
İslâm dini semâvî dinlerin sonuncusu ve en mükemmelidir. Gayesi, Allah’ın en üstün yaratığı olan insanı dünya ve ahirrette mutlu kılmaktır.
İslâmiyet, insanın bu mutluluğu elde etmesi için gerekli olan her şeyi emretmiş, onu bundan mahrum edecek her şeyi de yasaklamıştır.
Zina ve fuhuş bu yasaklardan birisidir. Zina aralarında meşrû bir evlilik olmayan, nikâh bağı bulunmayan kimselerin cinsî münasebette bulunmalarına denir.
İslâmiyet, evlenmeyi emrederken zinayı haram kılmıştır. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de: “Zinaya yaklaşmayın.
Çünkü o, şüphesiz bir hayasızlıktır, kötü bir yoldur” buyurulmuştur. (İsrâ,32.)
Tarihe baktığımız zaman şunu görürüz:
“Zina ve fuhuş, hangi toplumlarda yaygın hale gelmişse o toplumu çökertmiştir.
Bugün, güçlü gibi görünen bazı toplumların zina ve fuhuş yüzünden büyük sarsıntı içinde oldukları ve zaman geçtikçe de bu sarsıntının daha da artarak o toplumları güçsüz hale getireceği kaçınılmazdır.
“Zinadan sakının. Çünkü zinada üçü dünya ile üçü de ahiret ile ilgili olmak üzere altı kötü haslet vardır: Dünya ile ilgili olanlar: -Rızık ve kazançtaki bereketi kaldırır. -Ömrü kısaltır. -İnsanların nefretini mûcip olur. Ahiret ile ilgili olanlar da: -Allah Teâlâ’yı öfkelendirir. -Hesabı şiddetlendirir. -Cehennem’e girmeye sebep olur.’’ (Ruhul beyan Beyrut 1988 c, ıı s.342)
ÜLKEMİZ NEREDE İSE FUHUŞHANEYE DÖNDÜ…
AB uyum yasaları çerçevesinde 2004 yılında büyük tepkilere rağmen TCK’da yapılan düzenlemeyle zinanın suç olmaktan çıkarılmasının ardından başlayan toplumsal çöküş ürkütücü boyutlara ulaştı. Hızla toplumu yakmaya devam eden ‘zina ateşi’ söndürülmeyi bekliyor.
Merhum:
Mehmet Şevket Eygi: “Maalesef ülkemizin büyük bir kısmı açık ve serbest fuhuşhaneye dönüşmüştür.
Avrupa Birliği’ne uyum sağlamak için çıkarılan yeni liberal kanunlar, polisin ve yargının elini bağlamaktadır.
Yapılanlar, sadece zinayı Ceza kanunundan çıkarmakla sınırlı kalmamıştır.
İslam dininin, millî kültür ve ahlakın kabul etmediği ve fuhşiyat (azgınlık) olarak gördüğü nice kötülük serbest bırakılmıştır.
Fuhuş, modern ve kalkınan Türkiye’nin büyük sektörlerinden biri haline gelmiştir. Acaba uyuşturucu mu önde, fuhuş mu?
Devletin koruması ve güvencesi altında yapılan TC vesikalı yasal ve resmî fuhuş, yarı gizli öteki fuhşun yanında devede kulak kalır.”
İslam’ın temel değerlerinden biri iffettir. Zina serbestliği, fuhuş hürriyeti, yasal KDV’li genelevler, yurdu saran seks ticareti, Ankara’nın merkezindeki açık hava kadın pazarı… Ey Müslüman geçinenler!.. Ey partilerini dinin üzerinde tutanlar!.. Ey alim oldukları halde dilsiz şeytanlar gibi susanlar!.. Ey emr-i maruf ve nehy-i münker farzını terk edenler!.. Bunca pisliğe göz yumduğunuz, bunca pislik içinde umursamazca yaşadığınız için belalara, sillelere, tokatlara, azaplara, musibetlere, felaketlere hazır olunuz. Alıntı:(Mehmet Şevket Eygi 05.09.2019)
Ayrıca zina, toplum düzeninin bozulması, insanlar arasında kin ve nefret duygularının büyümesi, kavga ve cinayetlerin artması, akrabalık, komşuluk ve arkadaşlık gibi bağların çözülüp toplumun mânevî ve ahlâkî değerlerinin temelden sarsılması, erkek ve kadının saygınlığının azalması ve insanı bedenî zevklerinin esiri yapıp onun aşağılanması gibi zarar ve sıkıntıları ortaya çıkarmaktadır. (Diyanet Hadislerle İslam)
SONUÇ OLARAK:
“Fuhuş ve zina yuvalar yıkar. Nikâh toplum hayatı için bir nimettir. Gayr-ı meşru birleşmeler aile kurumunu ortadan kaldırır. Aynı zamanda zina, kurulmuş olan ailenin dağılmasına ve perişan olmasına sebep olur. Geride faydasız pişmanlıklara gömülen, aldatmanın veya aldatılmanın verdiği acıyla yaşayan erkekler ve kadınlar, birbirinden kopmuş anne ve babanın ilgi ve şefkatinden yoksun büyüyen evlatlar kalır.”
Yazımızı Merhum Necip Fazıl’ın bir dörtlüğü ile bitirelim:
“Arsızlığa cesaret,
Zinaya aşk dediler,
Bir neslin ahlakını,
İşte böyle yediler.”
Rabbim, milletimizi, neslimizi her türlü İslam dininin yasakladı ğı kötü fillerden, görünen, görünmeyen kazalardan muhafaza eylesin inşallah …. Amin.
Cümleniz Mevla’ya emanet olunuz.