• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

Tembel örgüt üyesi. Bir de alay ediyorlar, ahlaksızca..

02 Nisan 2026
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

Tembel örgüt üyesi. Bir de alay ediyorlar, ahlaksızca..

ALİ KARAHASANOĞLU

Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın metres ilişkileri ve belediye personelleri üzerinden hayata geçirdiği bankamatik memurlar uygulaması, Ekrem İmamoğlu davasının gündemde tartışılmasını önledi..

Tam da Ekrem İmamoğlu’nun istediği gibi..

CHP’li başkanların hepsi birbirinden rezil ilişkilere imza atmışlar..

Ama en tepede Ekrem İmamoğlu olduğu için..

Diğerlerini bir çırpıda feda edebilecekleri için.. “Alın işte ihraç ettik” deyip, kendilerini temize çıkarmaya çalışabilecekleri için. 



Uşak Belediye Başkanı’nın ahlaksızlıklarını erteleyelim.. Biz Ekrem İmamoğlu davasında neler yaşanıyor, ona dönelim..

Ekrem İmamoğlu yolsuzluk davasında, son ifade verenlerden birisi de, kayınbirader Cevat Kaya..

Ben iddianameyi okumuş bir hukukçu-gazeteci olarak, “acaba kendilerini savunurken, ne diyecekler” diye merak içinde beklerken..

Adamlar pişkin mi pişkin..


Utanmaz mı, utanmaz bir tavırla..


Kendilerini şöyle savunuyorlar.

Ekrem İmamoğlu’nun kayınbiraderi Cevat Kaya’nın avukatı, Murat Öksüz, mahkemede savunma yapıyor:

“Müvekkilim Cevat Kaya’nın ismi yaklaşık 4 bin sayfalık iddianamenin 2 buçuk sayfasında geçiyor..”

Eeee? Ne diyorsun yani..

“Şu eylem isnat ediliyor. Hayır, benim müvekkilim o eylemin faili değildir” demeden, “bir sayfada geçti, iki sayfada geçti” muhabbeti ile, beraat kararı mı alacağınızı sanıyorsunuz..


Devam ediyor avukat Öksüz:


“Bu örgüt olduğu iddia edilen yapı, 143 tane eylem gerçekleştirmiş; müvekkilimin hiçbir eylemin içinde adı dahi geçmiyor. Böyle tembel bir örgüt üyesiyle karşı karşıyayız, bir kere bunu bilelim.”

Hemen iddianameyi açıyorum..

Cevat Kaya’nın isminin geçtiği bir bölümü buluyorum..

İddia şu. Ertan Yıldız anlatıyor:

“Cevat KAYA, Ekrem İMAMOĞLU’nun kayınbiraderi olup bir keresinde Yavuz Sultan Selim Köprüsü güzergahında bir arazi kiraladı ve bu araziyi tır parkı yapmak istediğini, bu araziyi de İSPARK’ın işletmesini istediğini söyleyerek odama geldi. Bende kendisini İSPARK’a yönlendirdim. İSPARK yetkilileriyle yaptığı görüşmelerde İSPARK’ın zararına taleplerde bulunduğu için anlaşamadılar.”


Bu konuda ne diyor, avukat bey?

Savunmasından aktaralım:

“26 Nisan sabahı gözaltına alındığında, aslında müvekkille alakalı savcının elinde en ufak bir delil yokmuş. Demişler ki: ‘Cevat Kaya... Cevat Kaya kimdir? Ekrem İmamoğlu’nun kayınbiraderidir. Alalım bunu, bakalım; onu da sonunda tutuklarız.’ Gerçekten de tutukladılar.”

O zaman soru şu:

Diğer kayınbiraderi, aynı tarihde niye aynı muameleye tabi tutmamışlar..

Aylar sonra başka bir soruşturma kapsamında diğer kayınbirader de gözaltına alındı ama?

Cevat Kaya ile birlikte niye alınmadı? Nüfus kaydına bakmayı mı unutmuşlar?


Madem, kayınbirader olmak tutuklanmak için yeterli idi ise.. Başka hiçbir şeye gerek yok idiyse.. İki tane kayınbiraderden, birisi tutuklanıyor. Diğerini ifadeye bile almıyorlar..

Avukat bey, bu sorumuza ne cevap verebilir?

Klasik savunma tarzı..

“Eş, akraba, dost sadece ve sadece bu yakın bağ sebebi ile tutuklandılar.”

İyi de, kendi savunmalarınızı kurguladığınız temel yapı ne?

Her şey Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığı ile başladı.

Hedef Ekrem İmamoğlu.. O zaman, Ekrem İmamoğlu tutuklandığına göre.

Emmisinin, emmisinin oğlunun, emmisiinin ebesinin.. Ebesinin dedesinin.


Espri yapıyorum..

Böyle ilgisiz kişilerin gözaltına alınmasına ne gerek var?

İşi büyütmenin ne gereği var?

3 yıl, 5 yıl ceza verilecek olsa, zaten Ekrem İmamoğlu’nun o söylenilen engellenmesi gerçekleşir. 143 tane suç isnadı yapmaya ne gerek var? 

Kendi içlerinde çelişkili beyanlar..

Avukata dönelim, bakalım kayınbirader Cevat Kaya’yı nasıl savunmuş:

“Müvekkilim hakkındaki mal varlığı artışı iddialarında, suç teşkil eden bir gelir kaynağı yoktur.. Müvekkilim ne Beylikdüzü Belediyesi ne de İBB ile herhangi bir ticari ilişkisi olmamıştır..”


Yukarda aktardım.. İSPARK muhabbetini açık açık itirafçı anlatıyor.

Cevat Kaya veya avukatı, “Hayır, bizim İSPARK ile bağlantılı öyle bir talebimiz olmadı. Kesinlikle yalandır” diyebiliyor mu?

Diyemiyor. Ya ne diyor?

“Müvekkilim Kaya, yaklaşık 40 yıllık iş hayatına sahip, aileden gelen köklü bir tekstil şirketini yöneten ve kamu ile bağlantısı olmayan bir iş insanıdır.”

İyi de İSPARK nedir arkadaş? Kamu değil midir?

Ekrem İmamoğlu’nun seçilmeden önce, “Her şeyi anlıyorum da. İSPARK niye zarar ediyor arkadaş. Devletin yolunu park olarak kullanıyorsunuz. Bedavadan para kazanıyorsunuz. Ama zarar ediyorsunuz. Seçildiğimizde, İSPARK’ı kâr eder hale getireceğiz” dediği halde..


Şimdi İSPARK kullanım ücretlerine kat kat zam yapıldığı halde, bu iştirakin zararı, önceki dönemlere göre kat kat daha da artmadı mı?

O tarihlerde hatırlattık. Bu adam belediyeciliği de bilmiyor. Hokkabazlık yapıyor..

Niye böyle dedik? Çünkü İSPARK’ın, sadece sokaklarda park hizmeti veren bir kurum olduğunu sanıyor.

İSPARK’ın, birçok yerde katlı otoparkı olduğu, birçok büyük binanın altındaki parkları işlettiğini, buraların yapımlarının bir maliyet olduğunu, dolayısı ile yapılan yatırımların da, ilk yıllar için zarar olarak görüneceğini hatırlattığımız halde..

Buna cevap veremediler.

Ama.. Seçildikten sonra da..


Hem İSPARK ücretlerine normalin üstünde zam yaptılar. Hem de zararı, herhangi bir ciddi yatırım da yapmadan, daha da yükseğe çıkardılar..

Bunların beceriksizlikleri ve yalancılıkları bu kadar açık olduğu halde..

Görüyoruz işte.

Mahkemede bile, yalanlara devam ediyorlar.

“Kamu ile hiçbir işi olmamıştır” diyor.

İddianamedeki İSPARK ile ilgi anlatıma tek kelime ile dahi cevap veremiyor..

İddianamede bir suçlama daha:


“Şüpheli Cevat KAYA’nın Merter’den alacaklı olduğu bir firma olduğu, bu firmanın Eyüpsultan Belediyesine et ürünleri veren bir firmadan alacağının bulunduğu, kendisinin alacağını isteyince firmanın belediyeden alacaklı olan firmaya yönlendirdiği, bu konuda firmaya ödemeye yapılması için Tonguç isimli kişiyle görüştüğü, şüphelinin dosya kapsamında diğer şüpheli Murat ONGUN ile yaptığı görüşme mesaj içeriklerinde ise belediyeyle hukuki ihtilafı bulunan bir kafe ile ilgili konuşmaların yer aldığı, Cevat KAYA’nın diğer şüpheli Murat ONGUN’a ‘herhangi bir talebiniz olursa karşılatırım’ şeklindeki mesaj içeriğine cevap veremediği, “

Evet, söz savunmanın..

Buyrun anlatın, kamu ile hiç iş yapmamıştınız hani..

Kamu kurumlarındaki akrabalık ilişkisinden kaynaklı nüfuz kullanımı yapmamıştınız hani.

Yine kayınbiraderin, belediyede işe alım konusunda görüşmeler yaptığı iddia ediliyor.


Buna da sanık avukatının tek kelime ile bir cevabı yok.

Şunu söyleyebilirler, belki haklı da olabilirler..

“Şu ana kadar cezaevinde geçirdiğimiz süre, iddianamede istenilen cezanın yatarını karşılamaktadır. Tahliye talep ediyoruz.”

Bunda haklı olabilirler.

Ama “Biz masumuz. Kayınbirader olduğumuz için tutuklandık” derseniz..

İddianamedeki o isnatlar, kusura bakmayın ama, yüzünüze yapıştırılır..

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23