• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI
08 Ocak 2020

Size “Vatan haini” diyenlere neler anlattınız?

Zaman zaman dayanamayıp..

Haydi doğruyu söyleyelim..

Gönlümüzden, “Derviş misali..” davranmak geçse de..

Nefsimize teslim olup..

AK Parti’den ayrılan dindar insanlar aleyhine yazdıklarımız oldu.

Ağır eleştiri olarak kabul edilecek nitelendirmelerimiz oldu.

O ifadelerden dolayı, sevinç duymadık.

Kendimizi “Ne güzel yaptık. Şöyle şöyle davrananların hakettiği dilden cevap verdik”  konumuna oturtmamak için gayret sarfetsek de..

Hasan Karakaya abimizin cenazesine katılan, gazetemize gelip, taziye dileklerinde bulunan bir isim aleyhine değerlendirmelerde bulunmamak için büyük çaba sarfettik..

Ama olmadı..

Olmuyor..

Biz kendimizi frenlesek bile..

Bir yazıp.. Sonra bin sussak da..

Muhataplarımız freni boşalmış kamyon misali, yokuş aşağı hızla ilerliyorlar.

Şu an yazıp sildiklerimi bir bilseniz..

Yaptığım sıfatlandırmaları, otokontrol ile nasıl sildiğimi bir bilseniz..

Kendime uyguladığım sansürü görseniz..

“Bir yazı, kendinizi baskı altına alarak nasıl yazılır” diye hayret edersiniz..

Ama söz verdim kendime..

En azından bu yazıda..

Bu kadar net..

Bu kadar yalın..

Bu kadar tartışmasız bir gerçek karşımızda dururken...

Muhatabımızın yaptığı hatayı anlatmakla yetineceğim.

Olayı “sen-ben kavgası”na dönüştürmeyeceğim.

Konu, eski başbakanlardan Ahmet Davutoğlu’nun son röportajı.

Zaman zaman FETÖ’cü suçlamalarına da muhatap olan..

Solak bir internet sitesine röportaj vermiş, AK Parti’nin eski genel başkanı..

Karşısındaki isimler, aynı zamanda Cumhuriyet gazetesinin, yakın tarihte yönetiminde bulunan iki isim.

Murat Sabuncu ve Tayfun Atay..

Cumhuriyet gazetesi..

Ve bir siyasi partinin dindar genel başkanı..

Yorum yok..

Kendime söz verdim..

Lüzumsuz sıfatlandırma yapmayacağım..

Çünkü.. Muhatabımız diyebilir ki:

“Sabahtan akşama kadar, bana küfreden bir medya organına öyle röportaj verdim ki.. Onların arzuladıkları görüntü değil, benim vermek istediğim mesajlar gerçekleşti!”

O zaman yorumunu size bırakmak üzere..

Sadece verileri aktaracağım.

Tayyip Erdoğan’ı devirerek, iktidara geleceği ümidi ile siyasete ayrı bir parti çatısı altında atılan dindar politikacımızın karşısındaki Cumhuriyet gazetesinin iki eski yöneticisi ile muhabbette, tam iki ayrı yerde, “Yazılmamak kaydı ile” ifadesi geçiyor.

Yine iki yerde, Ahmet Davutoğlu’nun cümlelerinde olmayan somut ifadeler, röportajı yapan kişinin, parantez açarak eklemesi ile, dindar eski başbakana söyletilmiş..

Bunu da sayarsanız.

Dindar eski başbakan, Cumhuriyet yazarına dört gizli bilgi vermiş, bunun ikisi deşifre edilmiş, ikisi kendilerine kalmış..

Ama esas önemli olan..

Bu iki sözde gazetecinin..

Ahmet Davutoğlu Dışişleri Bakanı iken..

MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve Genelkurmay 2. Başkanı Yaşar Güler ile birlikte yaptıkları bir konuşmanın, Cumhuriyet gazetesi tarafından veriliş biçimi..

Nasıl verilmişti, o konuşma?

Davutoğlu ile röportaj yapan iki gazetecinin, eski gazetesi Cumhuriyet’in 28 Mart 2014 tarihli manşetinden aktarıyorum:

“Suriye’ye yönelik planların tartışıldığı çok gizli toplantıya ait ses kaydı internete düştü. İddiaya göre devletin üst düzey yetkilileri kendi topraklarına füze attırmayı bile tartışmış.”

İç sayfada, “Tarihi skandalın tam metni”nin olduğu duyurulmuş.

Muhalefetin “Devlet bitmiş” değerlendirmesine birinci sayfadan yer verilmiş. Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Savaş kışkırtıcılığı” yorumu verilmiş.

Bunların hepsi, başta Ahmet Davutoğlu olmak üzere, devletin üst bürokratlarına yönelik suçlamalar.

Aynı gazete nüshasının 4. sayfasında, Tayyip Erdoğan’ın, gizli dinleme ile ilgili olarak “Bu alçaklık, hainliktir” değerlendirmesi verilmiş.

Davutoğlu için şu an röportaj vermeye ve hatta “yazılmamak kaydı ile gizli açıklamalar yapma” itibarına da layık görülen iki eski Cumhuriyet yöneticisinin gazetesinde, 6. sayfada manşetin devamı var..

“Doğruysa ihanet” başlığı atılmış.

Kime deniliyor?

Davutoğlu’nun da fotoğrafı kullanılarak, “vatan hainliği” suçlaması yapıldığına göre, Davutoğlu’na ve yanındaki bürokratlara yapılmış..

Devam ediyoruz..

Cumhuriyet’in 7. sayfasında, “Zirvede tape alarmı!” başlığı ile bir manşet.. 

Kenarında, “Düpedüz vatana ihanet” şeklinde bir değerlendirme ile, Ahmet Davutoğlu’nu vatan haini olarak suçlayan bir bölüm daha..

7. sayfa da, küçük bir bölüm dışında, yine aynı dış istihbarat kaynaklı operasyonel habere ayrılmış.

(Bir bilgi daha aktarayım.. FETÖ’cü emniyet müdürleri bile, bu tapelerin nasıl bir vatana ihanet olduğunu tartışmasız kabul ettikleri için üstlenmemişler, “Bize ait değil. Büyük ihtimalle Alman istihbaratının dinlemesi” diyerek, suçu başkalarına atmışlardı. FETÖ’cü polislerin bile büyük bir ihanet olarak gördükleri ve “Bunun altından biz kalkamayız” diye düşündükleri o tapeler, Cumhuriyet gazetesinde, Ahmet Davutoğlu’nu vatan haini olarak gösterme amacı ile yayınlanmıştı.)

Gazetenin 12. sayfasında da, “İşte o konuşmalar” başlığı ile (iki küçük ilanı saymazsak) tam sayfa metin halinde, kelimesi kelimesine, harfi harfine (tabii metin içindeki çarpıtmaları hatırlatmış olayım.. İşlerine gelen bölümleri atladıklarını, kestiklerini hatırlatmış olayım..) Ahmet Davutoğlu ile diğer üç yüksek bürokratın yaptığı iddia edilen gizli konuşma metni yayınlanmış.

Şimdi..

20 sayfalık gazetede, 5 sayfasını Ahmet Davutoğlu’na yönelik bir vatan hainliği suçlamasına ayıran Cumhuriyet gazetesinde yöneticilik yapmış kişilere röportaj vererek, yol arkadaşlarını suçlayan bir isme biz ne diyelim?

Kendimize söz verdik..

Bugün hiçbir şey demeyeceğiz.

Demiyorum..

Sözde “Barış Akademisyenleri”ne verdiği desteği, hatta kendisinin desteği olan Şehir Üniversitesi’nden bazı öğretim üyelerinin de imza verdiklerini, bunun da Tayyip Erdoğan tarafından kendisine sorulduğunu, Davutoğlu’nun da, “Bu, onların en doğal hakkı” diye cevap verdiğini röportajda okuyunca..

Kendime verdiğim sözün, gereksiz bir hassasiyet olduğunu düşündüm.

Ama neyse ki, köşemin yüzölçümü, kendime verdiğim sözü çiğnememe fırsat bırakmadı.

Gerisi, başka bir yazıya kaldı..

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Okur

... yazınızı keyifle okudum.
  • Yanıtla

Vumhur

Bu kısa adam kendini hint kumaşı sanıyor. Fetö iyin yogurmuş hermkıvama sokmuş.Hain Fetö niye darbe yapmaya kalkmış anlamadım.Ha pardon parti başkanlığı ve başbakanlık gidince Fetö delirmiş,kuzucuklarımı yedirmem demiş olmalı. Bu.milletin hakkı kısa adamın,et kafalı hainin gözüne dursun.Ben hain demiyorum.Şimdi dostum dedikleri diyor.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23