• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

Partisinin ve babasının hatırına!

10 Eylül 2020


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

 

AK Parti milletvekili Tuba Durgut’un sosyal medyadaki paylaşımını, iki gün önce gördüm..

İlk gün cevap verecek olsam.

Belki öfke ile ağır sözler sarfedecektim..

Oysa.. 

Partisinin hatırı var..

Babasının hatırı var..

Hepsinden önemlisi..

Hz. Peygamber’in hadisi şerifi var..

“Sizden biriniz öfkelendiğinde, abdest alsın.. Zira hiddet, şeytandandır.”

Bu girişten ve öfkemizi dindirip, sakinleştikten sonra..

Yapılan saldırıya cevabımızı da verelim..

Tuba Hanım’ın yanlışlarının birincisi..

“Büyük bir camianın namuslu kadınlarına fahişe demekte bir beis görmeyen” ifadesi..

Tuba hanım, bu suçlamayı hangi gerekçe ile yapıyor?

50 yıldır "AK Parti çizgisindeki kadınlar"ın hak ve hukukunu savunmak için geceli gündüzlü çalışan, bu uğurda defalarca gözaltılarına maruz kalan, yüzlerce davada sanık olarak yer alan Abdurrahman Dilipak’ın yazısındaki bir cümleden dolayı..

Ki; o Abdurrahman Dilipak’ın kendisi de, ailesinin tüm fertleri de, oğulları ve damatı, kızları ve gelinleri ile..

Tam da AK Parti çizgisinde insanlar..

Fakülte bitiren bir hanım, bir kişiye suçlama getirecek ise..

Önce suçlamasını sorgulaması gerekir..

AK Partili bir kişi.. Hem de bu kişi, sıradan, ne dediğini bilmeyen birisi değil.

50 yıldır günlük yazı ile okuyucunun karşısına çıkan.. Hangi AK Partiliye sorsanız, “Biz Abdurrahman Abi’nin yazıları ile büyüdük” dedikleri bir kanaat önderi..

Böyle bir kişinin, AK Partili kadınlara, o ifadeyi kullandığını söyleyebilmeniz için..

Önce şunu düşünmeniz gerekir..

Abdurrahman Dilipak’ın kendi ailesindeki kadınların da, her ne kadar AK Parti’nin imkanlarından yararlanmamış olsalar da.. AK Parti çizgisinde olduklarını, dünya alem biliyor..

Bu durumda, Dilipak’ın AK Partili kadınlara toptan bir suçlama yaptığı iddiası, kökten çürür..

Diyebilirsiniz ki, “Kişi kendi içinde bulunduğu gruba da hakaret edebilir. Siz tartışmalı cümleye bakın.”

Buyrun bakalım..

“AK Parti içindeki AKP’liler, FETÖ’nün zihniyet ikizi gibi davranıyorlar.”

Tuba Hanım yüksek tahsilini tamamladığına göre..

“AK Partililer” ifadesi ile..

“AK Parti içindeki AKP’liler” ifadesi arasındaki farkı, biliyor olmalı..

Eğer AK Partili kadınlar toptan suçlanacak ise..

“AK Parti içindeki AKP’liler” denileceğine, “AK Partililer” denilip, suçlamaya geçilmesi gerekirdi..

Böyle yapılmamış..

Ama..

Tuba Hanım, “Benim için farketmez.. ‘AK Parti içindeki AKP’liler’ de denilse, ‘AK Partililer’ de denilse, ikisi de benim için aynıdır..” diyorsa..

Kendisine ne diyebiliriz ki?

Öfkemizi susturduk..

Kendi uslûbu ile cevap vermeyeceğim..

Abdurrahman Dilipak’ın sözleri için oluşturmak istedikleri algı için, bu kadarını söyleyip, o kısmı kapatayım..

Gelelim, Tuba Hanım’ın, benim yazımla ilgili iddialarına..

Ben, üniversite öğretim üyeleri arasındaki ahlaksız, mide bulandırıcı ilişkileri hatırlatıp..

Bunlar istisnai olaylar olarak kabul edilirken.. 

Bunları gösterip, “Üniversiteler kapatılsın” denilemeyeceği gibi..

Baro üyesi avukatların işledikleri birçok suç olduğunu hatırlatıp..

Bu suçlara işaret edip, kimse “Baroları kapatın” demediğine göre..

Bir tarikat mensubu gibi gösterilen kişinin hareketinden dolayı da, “Tarikatlerin tamamı kapatılsın” denilmesinin yanlışlığını ifade ettim..

Tuba Hanım buna ne diyor?

Hiçbir şey..

“Üniversitelerdeki evli erkeklerin, evli kadınlarla ahlaksız ilişkileri” hakkında, Tuba Hanım, tek kelime edebiliyor mu?

Edemiyor..

Niye ki, merak ediyorum..

Avukatların, baro başkanlığına aday gösterilmiş kişilerin, yanlarında çalışan stajyer avukatlara yönelik ahlaksızca tacizleri hakkında, Tuba hanım ne diyor? 

Hiçbir şey..

Bir doktorun, ameliyat masasındaki hastasına tecavüz etmesi ile ilgili ne söylüyor, Tuba hanım?

Hiçbir şey..

Durduk yerde, kendime göre hayali örnekler uydurup, Tuba Hanım’a ilgisiz sorular yöneltmiyorum..

Tuba Hanım’ın tam da, beni “insanlıktan nasip almamış” birisi gibi göstermeye kalkışmasına sebep olan.. “İslam’dan nasibi olmayan birisi” gibi göstermeye kalkışmasına sebep olan yazımdan örnekler veriyorum..

Ben onun ifadeleri ile kendisine hitap etmiyorum. Söyledim, tekrar söylüyorum: Partisinin hatırı var. Babasının hatırı var..

Ama..

Bir gerçeği daha not edeyim..

Yazımda o tarikat lideri görüntülü kişi için, “Bir kadının, senin evinde ne işi var? O kadının kızının senin evinde ne işi var” diye sorgulamama..

İslam’ın mahremiyet noktasındaki emirlerini hatırlatarak, tarikatteki kişileri suçladığım ifadelerimi..

Sanki mağdur kız ve anneyi suçluyormuşum gibi gösteriyor..

İslam; tarikat şeyhi de olsa, sıradan bir kişi de olsa, bir kadın ile baş başa kalınmamasını emreder.. O kızla, baş başa olunmaması emredilir..

Ben bunu hatırlatırken..

Yani sadece kamuoyunda tartışılan o malum tarikat liderinin somut eylemdeki ahlaksızlığını değil, İslam’ın emri gereği, o ahlaksızlığa gidecek yolu da kapatmaya çalışırken..

“İslam’dan nasibi olmayan” biri olarak gösteriliyorum..

Hepsine eyvallah..

Hayret ettiğim şey şu ki.. AK Parti listesinden, hem de Abdurrahman Dilipak’ın, onun eşi hanımefendinin, kızlarının, gelinlerinin, oğullarının oyları ile TBMM’ye seçilen bir milletvekili..

Dilipak’a ve gazetesine, ettiği hakaret sözcüğünü..

Şöyle bir araştırdım..

PKK’nın teröristlerini övmekle ünlü Birgün gazetesi için sarfetmemiş. LGBTİ’lerin ahlaksızca afişlerini birinci sayfalarından verip, “Onur yürüyüşü yaptılar” diye yazan Cumhuriyet gazetesine layık görmemiş.. Cumhurbaşkanı ve tüm AK Partili yöneticiler için “Analarını satarlar” diyen Oktay Ekşi’nin gazetesi için yapmamış..

Devam etmek istemiyorum..

Kendilerine sabahtan akşama kadar küfreden, hayatlarında bir defa bile AK Parti’ye destek çıkmamış bu kişilere etmediği bir saygısızlığı.. 

Bir kadın olarak..

Akit’e ve Dilipak’a ve bana yönelten Tuba Hanım..

O saygısızlığı ettikten sonra da..

Birgün, Cumhuriyet, Sözcü, Oda TV, Sputnik... Hepsinde, övgülere mazhar oluyorsa..

Bir düşünmesi lazım..

Benim söyleyeceklerim, “partisinin ve babasının hatırına” şimdilik bu kadar..

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Hüseyin

Tuba Durgut kimdir bilmem. Ama İslam'ın safında olmadığı kesin.
  • Yanıtla

Yolcu

Yine çok güzel bir yazı her harfine noktasına ,virgülüne kadar katılıyorum.Haberi okuyunca inan sizin kadarda bende üzüldüm. Bu kadar nasıl yanlış anlaşılır bir türlü anlayamadım.Sizin gazeteyi yıllardır okuyorum hiç bir zaman art niyetiniz olmadı.Allah yar ve yardımcınız olsun siz bizleri aydınlatmaya devam edin Ali bey biz sizi çok güzel anlıyoruz .Allah'a emanet olun
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23