• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI
19 Mayıs 2020

Hep aynı tezgâh: Aksakallı, Temel ve şimdi Yaycı Paşa!

15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında darbecilere direnen Zekai Aksakallı Paşa etkisiz göreve getirildiğinde..

Kıyametler koptu..

“FETÖ ile mücadele bitmiştir. Artık FETÖ devlete tekrar yerleşecek” denildi..

FETÖ ile mücadeleyi, sanki tek başına Zekai Aksakallı yapıyormuş, onun dışında hiç kimsenin bir önemi yokmuş gibi bir algı oluşturuldu.

Hele hele bunu yapanlar, FETÖ ile ölümüne mücadele eden Tayyip Erdoğan’ı devirmek isteyenler olunca..

Cumhuriyet gazetesinden karanlık odasına kadar hepsi, FETÖ düşmanı gibi karşımıza çıkıp, devama mücadeleyi bir komutana indirmeye kalktıklarında..

“Var bu işin içinde bir hinlik” dedik..

Darbeye, “kontrollü darbe” diye yorum getiren CHP’yi övüp, o darbeyi başarısızlığa mahkum eden Tayyip Erdoğan’ı devirmek isteyenler, FETÖ karşıtı diye göstererek, birisine sahip çıkıyorlarsa, samimiyetlerine inanmam..

İnanamam..

Ya o isim, FETÖ ile mücadelede yanlış isimdir..

Ya da fitne çıkarılmak isteniyordur..

Nitekim, fitne amaçlı propaganda yapıldığı, süreçte ortaya çıktı.

Zekai Paşa, tüm o kışkırtmalara rağmen, istifa etmedi. 

“Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda da onurla, şerefle görevimi yaptığıma inanıyorum. Bundan sonraki görevimi de aynı şekilde yapmayı Allah nasip etsin. Bırakın istifayı, en küçük bir kırgınlığım yok” açıklaması ile, karanlık merkezlerin oyununa gelmeyeceğini gösterdi.

Ardından Metin Temel Paşa gündeme geldi..

Metin Temel Paşa’nın Suriye’nin kuzeyindeki operasyonları sırasında hem kendisini, hem de TSK’yı ve topluca Türkiye Cumhuriyeti’ni itibarsızlaştırmak isteyen karanlık merkezler..

“Savaşa hayır” başlıkları atanlar..

“Türkiye’nin, Afrin’de ne işi var” başlıkları atanlar..

Bunu ana muhalefet partisinin genel başkanı sıfatı ile dillendirebilecek kadar devlet anlayışından habersiz politikacılar..

Metin Temel’in bir başka göreve atanması ile birlikte, “Teröre karşı mücadelede aktif general kızağa çekildi” diye algı oluşturmaya kalkışmasının arkasında da..

Yine aynı oyunu gördük..

Amaçları terörle mücadele değil, fitne çıkarmaktı.

Metin Temel Paşa, sınır ötesindeki operasyonlarda başarılı olabilir.

Onun gibi daha nice komutanlar, görev bekliyor iken.

Mücadeleyi tek bir komutanın inisiyatifi ile yürütülüyor algısı oluşturulması, bir tezgâhdı..

Suriye bataklığında boğulacağız diye açıklamalar yapan emekli generallerin, Metin Temel ile ilgili görev değişikliği sırasında “İstifa et” çağrısı yapmaları, yine karanlık merkezlerin işbaşında olduğunu açıkça gösteriyordu..

Şimdi geldik, Cihat Yaycı amirale..

Cihat Yaycı amiralin FETÖ ile mücadelesini tüm Türkiye takdir ediyor..

Bu konuda kimsenin bir itirazı yok.

Kripto FETÖ’cülerden başka kimsenin, Cihat Yaycı amirale bir itirazı yok.

Kontrollü darbe tanımlaması yapanların kapalı kapılar ardındaki şikayetlerinin dışında, bu ülkede hiç kimse, Cihat Yaycı aleyhine bir yorumda bulunmadı..

Hatta..

Cihat Yaycı, FETÖ ile mücadelesindeki başarılı çizgisini başka çalışmaları ile zirveye tırmandırdı..

Türkiye’nin deniz sınırlarını, haklarımızı genişletici yorumlarıyla, tüm kamuoyundan büyük destek ve övgü aldı..

Tam bu aşamada.

Amiral Cihat Yaycı’nın önce Milli Savunma Bakanlığı ile bir ihtilafa düşmesi.

Sonrasında Cumhurbaşkanlığı tarafından kendi hakkında görev değişikliği kararı verilmesi..

Daha önce iki komutan hakkında oynanan oyunlar tekrar sahne aldı.. 

FETÖ ile iş tutanlar, Zekai Aksakallı’nın FETÖ karşıtlığına sahip çıkıyormuş gibi yaparak fitne çıkarmak istemesindeki gibi.

Metin Temel Paşanın, terörle başarılı mücadelesini, kendileri de terörle mücadeleye destek veriyorlarmış gibi algı oluşturarak destek verir görünüp, ardından bu komutanın egosunu tahrik ederek  fitne çıkarmak isteyenlerin tezgâhındaki gibi..

Şimdi Cihat Yaycı amirali savunur görünenler de, “istifa et amiralim” yaygaraları ile karşımıza çıkıyorlar..

Kim bunlar.

Bir yandan Cihat Yaycı’nın, Libya ile yaptığımız sözleşme sayesinde, Akdeniz’de doğalgaz arama çalışmalarında Türkiye’yi ekarte etmek isteyen çakalları nasıl açığa düşürdüğünü öve öve bitiremeyenler..

Peki bu övgülerinde samimiler mi?

Gerçekten Türkiye’nin; İtalya’sından Almanya’sına kadar, İsrail’inden ABD’sine kadar, Mısır’ından Kıbrıs Rum Kesimine kadar, çakallar sürüsü tarafından Akdeniz’deki doğalgaz arama çalışmalarında devredışı bırakılması operasyonuna samimi şekilde karşı mı çıkıyorlar?

Hayır..

Asla..

Onlar, görünürde, Türkiye’nin o çakallar sürüsüne karşı, Cihat Yaycı’nın da yorumları ile mücadelesini destekliyor gibi görünür iken..

Bir yandan da..

Cihat Yaycı’nın o yorumları sonrasında Libya ile yapılan sözleşmenin gereği olarak, o ülkeye yollanan MİT mensuplarımızın şehadet haberi sonrasında, kirli yüzlerini ortaya çıkarmaktan geri durmadılar.

Ne yaptılar?

İsrail’ini, Fransa’sını, Almanya’sını dize getirecek şekilde, Libya ile yaptığımız sözleşme gereği görevlendirilen MİT mensuplarından ikisi şehid olduğunda..

O iki şehid üzerinden, Türkiye’nin sınır ötesi operasyonunu deşifre etmeye kalkıştılar..

Bunun için, karanlık odanın çalışanları, şu an cezaevindeler..

Şimdi söyler misiniz?

Cihat Yaycı, velev ki tek başına deniz sınırımızı şahsi yorumları ile genişletmiş olsun..

Libya ile sözleşme yapmadan, bu yorumların bize bir faydası var mı?

O sözleşme yapılmış olsa bile..

Libya’daki resmi hükümete destek veren operasyonel çalışmalarımız olmasa, Akdeniz’de çakallar sürüsü yine Türkiye’yi devredışı bırakmış olmayacak mıydı?

Cihat Yaycı’nın yorumları, ancak Libya’da şehid olan MİT mensuplarının kanları ile değer kazanıyor..

Ama karanlık oda ne yapıyor?

O MİT mensuplarını itibarsızlaştırıp, Türkiye’nin operasyonunu deşifre ediyor..

Ve aynı karanlık oda, Cihat Yaycı’yı över gibi görünerek, ona istifa çağrısı yapıyor..

Evet, Yaycı amiral de, ilk aşamada istifa ediyor. Hatta bakanlığın da kabul ettiği iddia ediliyor ama..

O amiral de, oyuna gelmeyeceğini şu sözleri ile açıklıyor:

“İstifam asla Cumhurbaşkanımıza tepki değildir. Ona olan sadakatim ömrüm boyunca devam edecektir.”

Öyle sanıyorum ki, Cumhurbaşkanı devreye girecek.. ve karanlık merkezlerin hepsinin oyununu, başlarına çevirecektir..

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

haberci

şu durumdan sonra kafirlere ve kafir zihniyetlilere inat cihat yaycı paşa derhal görevine geri dönmelidir.bu vatanın her bir vatan sevdalısı evladına ihtiyacı vardır.yaycı paşam lütfen sayın cumhurbaşkanımızı yalnız bırakmayın ve görevinize geri dönün
  • Yanıtla

Kenan Durmaz

Paşa neden kızağa çekildi? Bir ihale ile ilgili bir soruşturma ile. Yaycı paşa buna tenezzül edecek biri mi? hele ki istikbali bu kadar açıkken. Görev verilmedi ki kabul etsin boşa alındı. Ağustosta da terfi edemeyecekti bu nedenle. Plan belli yani. Hikaye anlatıyorsunuz Ali bey. Yaycı paşa bir komploya kurban edilmiştir. Kimin işine yarar? İsrail, Rum kesimi, Mısır, Yunanistan ve diğer muarızlarımızın. Yanlış yapılmıştır. Düzeltmek için sorumlular ortaya çıkarılmalı ve bu komutana itibarı iade edilmelidir.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı