• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

Haram oy CHP’ye yaramadı!

29 Haziran 2018
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

16 Nisan 2017 akşamı ne kadar da sevinmişlerdi..

Aslında sandıktan evet çıkmamıştı ama..

“Velev ki evet çıkmış olsun.. Karşısında % 49’luk ‘hayır’ var” dediler..

% 51 onlar için önemli değil..

% 49 önemli idi..

Oysa % 51, neye “evet” dediğini, çok iyi biliyordu..

Ama, “Hayır” diyenlerin içinde, PKK’lısı vardı.. Dindarı vardı.. Milliyetçisi vardı.. Solcusu vardı. 

Var oğlu vardı..

Hepsini bir kaseye koyup.. Tayyip Erdoğan karşıtlığında birleştirdiler..

% 49’un rantını yiyerek, 24 Haziran’a giriş yaptılar..

“% 49’un içinde, birbirine düşman partilerin olması, neticeyi değiştirmez.. Maksat AK Parti’ye zarar vermek” dediler.

24 Haziran’da..

Mide bulandırıcı birlikteliklere imza attılar..

CHP’liler, HDP’lilere oy verdiler.

HDP’liler, Muharrem İnce’e oy verdiler..

“Bu iş ince iş.. Herkes anlamaz” dediler..

İnce ince çalıştılar..

Bin türlü tilkiliği hayata geçirdiler..

Selahattin Demirtaş’ın Cumhurbaşkanlığı seçiminde, kendi partisinden az oy almasını anlarım.

Çünkü Demirtaş, Cumhurbaşkanlığında iddialı değildi..

O sadece, “Seni başkan yaptırmayacağız” sloganı kulağına üflendiğinde..

“Güzeeel.. Ben bu sloganın militanı olayım” diye meydana çıkmıştı.

Kendisini “Başkan yaptırmayacağız”a odakladığı için..

“Seçilme”yi değil, “seçtirmeme”yi öncelediği için.

Partisinin, Demirtaş’dan fazla oy almasının bir izahı var..

Ama..

Meral Akşener, TBMM’den önce, cumhurbaşkanlığında iddialı olduğu halde..

Küçük çocuklar gibi..

“Ben cumhurbaşkanı olacağım” diyor, başka bir şey demiyor iken..

Akşener daha az, partisi daha fazla oy aldı ise..

Bunu aklı eren birisinin, izah etmesi gerekmez mi?

İnce ince zikzaklar..

Kalın kalın izler bıraktı..

Suç delilleri ortada kaldı..

Dip dalgası ile “Tayyip Erdoğan’ı devirelim” derler iken.

24 Haziran’da kimin eli, kimin cebinde idi ortaya çıkarılmadan..

Şimdi CHP’de bir dalga..

İYİ Parti’de bir dalga.

SP’de bir başka dalga.. 

Üç partiyi de sallıyor..

% 49’luk hayır bloku..

“Kaç yama taşıyor”muş gördük..

Bırakın % 49’un yekvücut olmasını..

Oluşturdukları Millet İttifakı’nın bir işe yaramadığını..

Şimdi kendi partilerinin içlerinde bile büyük kavgalar çıktığını gördük..

% 49 blokunu hayata geçiremediler..

% 25’lik CHP içinden bir partinin çıkmak üzere olduğunu..

% 10’luk İP’in MHP’ye katılımının tartışıldığını.

% 1’lik SP’nin, kendisini tasfiye etmeye hazırlandığını gördük..

Eeee..

Sırf siyasi iktidara düşmanlık üzerine politika üretirseniz..

Sırf Tayyip Erdoğan’ın ayağını kaydırmak için, aranızda hiçbir bağ olmayan partilerle suni birliktelikler oluşturmaya kalkarsanız...

Seçmen size öyle bir tokat atar ki..

Dimyat’a pirince giderken..

Bulgurdan da olursunuz..

En büyük çalkantı, CHP’de yaşanıyor..

Yıllardır Elazığ’da milletvekili kazanamayan CHP..

Haram oylarla..

Saadet Partisi’nin ve İyi Parti’nin oyları ile..

Milliyetçi seçmenin bulunduğu Elazığ’da kazandığı milletvekilini..

Şimdi disipline vererek..

İhraç etmeye çalışıyor..

Kimbilir, “Keşke Elazığ’da milletvekili kazanmasaydık” bile diyorlardır..

Sorun ne?

Elazığ’da milletvekili seçilen Gürsoy Erol, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun istifasını istemişti..

Parti meclisi de, bu isteği “kesin ihraç” talebi ile başlattığı soruşturma ile cevaplamış oldu..

Gürsoy Erol’un ihraç edilip edilmeyeceğini, önümüzdeki günlerde göreceğiz..

Ama yaşanılan olay.. 

Yıllardır Milli Görüş partilerinden üç tanesini Anayasa Mahkemesi kararı ile kapattıran CHP’nin, tam bir riyakarlığa imza atarak, “Bunlar çok güzel dindarlar” dediği ve güzelleme yaptığı Saadet Partisi’nden aldıkları destek ile kazandıkları milletvekilliğinin yararını göremeyecekleri gerçeğini önümüze koydu.. 

Hani diyordu ya, Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı ve 1. Bölge Milletvekili Adayı Abdullah Sevim, “Bu seçim mazlumla zalimin, bu seçim ahı olanlarla ah alanların, bu seçim suskun ile sesi çok çıkanların, bu seçim Allah’a kul gayrında hür olanlarla; güce, makama, şöhrete tapanların seçimi olacaktır” diye..

Tam da öyle oluyor gibi..

Saadet Partililer sandıkta kendi partilerine oy verir gibi mühürü bastılar..

Ama gerçekte CHP’ye milletvekili kazandırdılar..

Ama Abdullah Sevim’in dediği gibi, mazlumla zalim arasındaki seçimde..

Kim ne yaparsa yapsın..

Mühür kime vurulursa vurulsun..

Adalet yine sağlandı..

Sıradan bir isim olarak açıklama yapacak olan Gürsoy Erol..

Saadet Partisi’nin sayesinde milletvekili olduktan sonra..

CHP Genel Başkanı’nı istifaya davet edince..

CHP’yi karıştırdı..

Belki de CHP’nin içinden yeni bir parti çıkartacak süreci başlatmış oldu..

Saadet Partililer şunu diyebilirler..

“Bakın, bizim oyumuz nelere kadirmiş!”

Hiç kusura bakmasın, Saadet Partili yöneticiler..

Onların böyle bir niyetleri yoktu..

Onlar..

CHP’ye destek vererek...

Alnı secdeli Tayyip Erdoğan’ı devirmede, gönüllü maşalık yapmak istiyorlardı..

Hesapları tersine döndü..

Kendi genel başkanları “Ayrılabilirim” dediği gibi..

Destekledikleri CHP de..

Gördüğünüz gibi..

“Ne halt yiyeceğiz şimdi”nin derdine düştü..

 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23