Erdoğan yerine Öz’den yana olan herkese saygılarımla...
Ben hukukçu kimliğimle, anlayamadım..
Belki bir okurumuz çıkar, yaşadıklarımızı anlatır diye, derdimi açıyorum.
Tayyip Erdoğan’a darbe sürecinin bir numaralı görünür isminin, Zekeriya Öz olduğunda kamuoyu hemfikir olmalı..
17 Aralık’ın iki ismi.. Biri Zekeriya Öz. Diğeri de Tayyip Erdoğan..
Zekeriya Öz, o günden bu yana.. Ortaya çıkan gerçeklerle..
Usûlsüz malvarlığından tutun. Yılda haftalarca yaptığı yurtdışı gezilerinden.. Soruşturduğu işadamlarının parası ile Dubai gezilerine kadar onlarca usûlsüzlüğü ortaya çıkmış bir savcı..
Daha doğrusu.. Eski savcı..
HSYK tarafından ihraç edilmiş. Yurtdışına kaçmış.
Halen kaçak yaşıyor..
Tayyip Erdoğan ise..
17 Aralık darbe sürecinden sonra..
30 Mart seçimlerinde, parti olarak rakiplerine fark atmış..
10 Ağustos 2014’de, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde halktan büyük destekle çıkmış.
1 Kasım’da bu güveni perçinlemiş..
•
Bu bilgiler ışığında..
Bizim yaşadıklarımıza geçeyim.
Rahmetli Hasan abi, 17 Ocak 2014’te.. Zor zamanda.. Darbecilerin borusunun öttüğü günlerde..
“Erdoğan yurtdışına kaçmaya hazırlanıyor” denilerek yalnızlaştırılmaya çalışıldığı günlerde..
Zor olanı seçmiş.. Dik duruşunu göstermiş..
Zekeriya Öz’ü yerden yere vuran yazıyı yazmış: “İşin Öz’ü: Akşamdan yenilen hurmalar, geceleyin mideyi tırmalar!”
Sonraki günlerde, Erdoğan yurtdışına kaçmadı ama.. 1 sene gecikmeli olarak yurtdışına kaçan Öz, gazetemize o günlerde bir açıklama yolladı.
Korkumuzdan değil.. Cevap hakkına saygımız gereği.. Mahkeme kararı bile aramaksızın, sorumlu müdür olarak açıklamayı hemen gazetemizde yayınladım.
Burasını biraz kısa geçeyim..
Savcı Öz, açıklaması yayınlandığı halde, mahkemeden karar istemiş, hakim reddetmiş.. İkinci mahkemeye itiraz etmiş, kendi lehine karar almış.
Akit’i susturmak için..
Aynı anda, Basın İlan Kurumu’na da şikayetçi olmuş. Talep şu: “Akit’in resmi ilanlarını kesin!”
Kısaca fotoğrafını verdiğim bu olayda, siz Basın İlan Kurumu’ndan ne kararı beklersiniz?
Savcı Öz bir darbeci..
Akit, bu darbeciyi eleştiriyor.
Ülkenin Başbakanı’na sahip çıkıyor..
Darbeci Öz, yüzde yüz haksız olduğu halde.. Akit yine onun cevap hakkına da saygı gösteriyor..
Ama savcı Öz, yine de şikayetçi oluyor.
Basın İlan Kurumu’nun Yönetim Kurulu’nun üyelerinin, Tayyip Erdoğan sayesinde o makama gelmelerini falan hiç önemsemiyorum..
Ben de o makamda olsam, kim beni oraya getirirse getirsin.. Hukuka uygun olanı yapmak isterim..
Ama..
Darbeci bir savcı ile.. Yurtdışına kaçan bir sanık ile..
Halkın % 52 oyunu almış bir cumhurbaşkanı’nın odakta olduğu tartışmada..
Kaçak-darbeci-meslekten ihraç edilmiş savcı.. Ağzı ile kuş tutsa.. Ona söyleyeceğim şu olurdu: “Sen önce yurduna dön.. Bağımsız mahkemeye hesabını ver!”
Bunu der, dilekçesini kendisine iade ederdim..
Ben öyle derdim de.. Onlar “Bekara karı boşamak kolay” diyeceklerdir..
Eyvallah..
Peki şunu da mı diyemezdiniz: “Savcı kardeş, hakim kararı bile olmadan, cevabın yayınlanmış. Daha ne istiyorsun? Dayak mı?”
•
Ama maalesef..
Basın İlan Kurumu Yönetim Kurulu toplanmış ve şu kararı vermiş: “Her ne kadar açıklama daha önce yayınlanmış ise de.. Açıklamanın bazı kısmının çıkartılması ve açıklamanın aynı sayfada yayınlanmamış olması sebebi ile, 1 gün resmi ilanın kesilmesine!”
Yani..
Tayyip Erdoğan’ın yanında değil..
Zekeriya Öz’ün yanında duruyorlar!
Ne diyelim?
“Eyvallah” diyoruz..
Yolumuza devam ediyoruz..
Basın İlan Kurumu’nun kararını, Kamu Denetçiliği Kurumu’na götürüyoruz.
Tayyip Erdoğan’ın Başbakanlığı döneminde kurulan ve toplumun gerçekten büyük ihtiyacı olan Ombudsman’a..
Ombudsman; mahkeme öncesinde, devlet ile vatandaş arasında arabuluculuk yapıyor.
Bizim dosyada bu görevini yapmadı..
İmza, Muhittin Mıhçak..
Vefasızlık yapmayalım..
Tayyip Erdoğan’ın şiir cezası aldığında, beş kişilik dairede, mahkumiyete tek muhalif kalan Yargıtay üyesi..
Ama..
Kamu Denetçiliği Kurumu’nda..
O da, Erdoğan’ın lehine değil.. Erdoğan’ı devirmek isteyen, Zekeriya Öz’ün lehine karar veriyor..
Pes ettik mi?
Hayır..
İstanbul Yüksek Dereceli Asliye Hukuk Mahkemesi’ne müracaat ettik.
Orada karşımıza kim çıktı?
Fetullah Gülen’in tutuklama kararını, 1999’da kaldıran DGM Başkanı Şerafettin İste’nin eşi Nesime İste Hanımefendi..
Bir not daha düşelim..
Şerafettin Bey, daha sonra, Gülen grubunun Yargıtay'a hakim olduğu dönemde, daire başkanlığına seçilen bir yüksek hakim..
Biz; Gülen’e bağlılık sonucu Erdoğan’a darbe girişimine soyunan Zekeriya Öz ile mücadele ederken..
Gülen’i cezaevinden kurtaran hakimin eşi, Gülen’in savcısı Öz ile aramızdaki ihtilafta hakim olarak karşımıza çıkıyor.
Dava dilekçesi kuruma gidiyor.
Basın İlan Kurumu’nun avukatı Gökhan Türkoğlu, mahkemeye şu cevabı veriyor:
“Zekeriya Öz hakkında asılsız ve gerçek dışı haberlere yer verilmesine dair sözkonusu haberle ilgili..”
Daha fazlasını yazamıyorum..
İçim burkuluyor..
Kendimi, “Gülen sempatizanı olarak, elleri kelepçelenmiş başörtülü anne” gibi hissediyorum.
Ben o başörtülü anne için, telefona sarılmıştım..
Akit için de telefona sarılacak bir vicdan çıkar mı diye hayal kuruyorum..
Ve dün karara bağlanan dosyanın sonucu: “Zekeriya Öz’ün ihraç edilmesi.. Yurtdışında kaçak yaşaması.. Birçok suçlamada, sanık sıfatı ile yargılanıyor olması.. Hiiç de önemli değildir.. Akit’in 1 gün ilanlarının kesilmesi doğrudur”
Katkısı olan herkese, saygılar!