• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

Cuma Dergisi’ni kapattıran Av. Şahin Mengü’nün ardından!

21 Eylül 2021


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

Gönlümüzden geçen ne?

Ne kimse bir başkasına haksızlık etme yanlışına düşsün.

Ne de o haksızlık, failin karşısına çıksın..

Siz bir başkasına haksızlık ederseniz.

Acımasızca, onu susturmaya, yok etmeye çalışırsanız.

İster istemez.

Haksızlık ettiğiniz kişilerin de, sizin bu tavrınızı ifşa etme hakkı doğar..

Konumuz, dün vefat eden Şahin Mengü.

CNN’de uzun yıllar, dindar insanlara yönelik haksız isnatların faili olan Nevşin Mengü’nün de babası.

Aynı zamanda..

Göçmen düşmanlığı ile ün salan Ümit Özdağ’ın Zafer partisinin kurucularından olan avukat Burak Mengü’nün babası.

Kendisi de avukat idi.

Hem de, Ankara’nın çok önemli avukatlarından.

Onun içindir ki..

28 Şubat sürecinde Kartel medyası olarak tanımlanan iki zıt kutuptan Doğan medyasının da, Dinç Bilgin sahipliğindeki Sabah grubunun da avukatlığını yapıyordu..

28 Şubat’ta Hürriyet-Milliyet ve diğer Doğan medya organlarında.

CNN, Kanal D gibi tv ekranlarından..

Sabah gazetesinde, atv’de dindar insanlara yönelik hakaretlerin “Suç olmadığı, aslında bu hakaretleri mağdur görünen kişilerin hakkettikleri”ni söyleyerek, savunmalar yapıp, 28 Şubatçı yargı üyelerinin de zaten teşne oldukları bu savunmalarla, haksızlıkların üstünü örttürüyordu..

Davaları reddettiriyordu..

“Basın özgürlüğü” diyerek, Aydın Doğan, Dinç Bilgin’in avukatlığını yaparken..

Sanmayın ki, ölümüne samimi bir savunmayı yapıyordu..

Bir mahkemenin salonunda, “Basını susturmak istiyorlar, hakim bey” diyerek..

Davanın reddini isterken..

Diğer duruşma salonunda, “Generallere hakaretleri kabul edemeyiz. Cuma Dergisi’nin ibreti alem olması için, yüksek miktarda bir tazminata mahkum edilmesini istiyoruz, hakim bey” diyordu..

Hayır, soyut eleştiride bulunmuyorum.

Birebir yaşanmış bir olay, bu..

Yıl 2003.

312 general davası ile Akit Gazetesi susturulmak istenir iken..

Benzer tarihlerde..

“Disiplinsiz paşalar” başlıklı kapağı sebebi ile Cuma Dergisi, yine astronomik tazminat talebi ile mahkemeye veriliyordu..

Bugünlerde 28 Şubat davasından aldığı kesinleşmiş mahkumiyet cezası sebebi ile cezaevine giren Çetin Doğan..

Ergenekon davasında ceza alan, ancak FETÖ’nün meşru hükümete darbe girişimi sebebi ile yaşanan kaotik ortamdan istifade ile şimdilik davası sürüncemede kalan Hurşit Tolon.

Yine disiplinsiz açıklamaları, özellikle de o tarihte Başbakan koltuğunda oturan Tayyip Erdoğan’a, “Eşine başını açtır, bizim de başbakanımız ol” şeklinde saygısızca bir teklifte bulunan Tuncer Kılınç..

Üçü bir arada..

Şahin Mengü’yü avukat tutarak.

Cuma Dergisi’ni mahkemeye vermişlerdi..

Sebep, “Disiplinsiz paşalar” başlığı.

Oysa kapak yorumlarında, her üç generalin de sözleri somut olarak aktarılıyor..

Meşru hükümete yönelik açıklamalarının aslında disiplin mesleği olan askeriyede de rahatsızlığa sebebiyet verdiği anlatılıyordu..

Gerçekten de..

O dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök, tam da Cuma Dergisi’nin kapağında işlediği üç generalin disiplinsizlik içeren konuşmaları için, “Keşke daha sonra konuşsaydılar” ifadeleri ile emeklilikten sonra bu tür konuşmaların yapılabilineceğine işaret ediyordu..

Cuma Dergisi’nin de kapağında dikkat çektiği husus, tam da bu idi..

Dava açıldı..

28 Şubatçıların açtıkları her davayı gözü kapalı kabul eden Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi hakimi, Şahin Mengü’nün bu dilekçesini de kabul etti.

2003 değerleri ile 30 milyon lira tazminata mahkum etti.

Derginin nerede ise, kârı demiyorum, bir yıllık satış değeri kadar bir tazminata mahkum etti.

Ne yapılmak istendiği çok netti.

Cuma Dergisi kapanmalı idi.

Nitekim sadece tazminat kararı ile yetinmedi.

Bir de..

Şahin Mengü’nün büyük becerisi ile tazminatın bankalarca uygulanan en yüksek işletme kredisi faizi ile tahsiline karar verildi..

30 milyon TL. (Altı sıfırı atınca, 30 bin TL.)

Bir çırpıda icra emrinde oluverdi, 100 milyon TL. (100 bin TL)

Biz temyiz ettiysek de..

Karşımızdakilerin ne kadar insafsız, ne kadar vicdansız olduklarını göstermek için söylüyorum.

Temyiz kararını beklemeden..

Yazı işleri müdürünün, evini haczettiler..

Biz meskeniyet şikayetinde bulunduk.

Yani dedik ki, “Borçlunun bir tane evi vardır. Başka evi yoktur, bu evi de, kendisinin sosyal hayatının devamı için zorunlu bir ev değerindedir. Bu evin haczi mümkün değildir.”

Henüz mahkeme kararı kesinleşmediği için, ne beklersiniz?

“Bari Yargıtay kararını bekleyelim de. Sonra bakarız” denilmesini..

Hayır. Şahin Mengü’nün de.

Üç generalin de, acelesi vardı..

Yargıtay kararını beklemeden, sanki bir para vermişler de, Cuma Dergisi yetkilileri de, borçlarını kendilerine iade etmemişler gibi..

Büyük bir gaddarlıkla, icra dosyasındaki işlemleri yürüttüler..

Hatta.

Sorumlu müdürün bir tane arabası vardı.

Onu bile trafikte yakalatıp, yediemine teslim ettirdiler..

Sonra ne oldu?

Yargıtay, “Cuma Dergisi’nin kapağındaki ifadeler, basın özgürlüğünün gereğidir, tazminata gerek yoktur” kararı verdi de..

Bir gazetecinin evini sattırmak isteyen üç general ile avukatları Şahin Mengü’nün bu isteği neticesiz kaldı..

Ki belirtelim.

Şahin Mengü’nün kendi kızı da, bir gazeteci!

Yargıtay kısmını kısa kestiğime bakmayın.

Önce 4. Daire, bozma kararı verdi.

Ama yerel mahkemedeki hakim o kadar katmerli bir 28 Şubatçı idi ki.

Yargıtay’ın bozma kararını reddetti..

Dosya tekrar Hukuk Genel Kurulu’na gitti..

Hatta önce usuli eksiklik sebebi ile bozma.

Ve en nihayetinde, “tazminat gerektiren bir husus yoktur” diye son karar verildi..

Bu yargılama ne kadar sürdü?

Tam 13 yıl..

13 yıl boyunca, Şahin Mengü ensemizde boza pişirdi..

Cuma Dergisi kapandı.

Ama o pes etmedi.

Sorumlular hakkında davayı sürdürdü, icraları takip etti, gazeteci kimliği taşıyan yazıişleri müdürünün köyündeki babadan kalma hisseli tarlasını bile almaya kalktı..

Ve bugüne geldik.

Şimdi soruyorum..

Değdi mi, Şahin bey..

Ben sizi, “Vicdanlı bir hukukçu idi” diye ansa idim.

Kötü mü olurdu?

Siz bu gaddarlıkları bize yapmamış olsaydınız.

O açtığınız davalar sebebi ile bize borçlu ölmeseydiniz..

Kötü mü olurdu?

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

ŞUAYIP

Herkes ahıret pazarına yüküyle gider ,Önemli olan yükü kiymetli olmasıdır,Ne ekersek onu biçeriz
  • Yanıtla

adam avukat işin sahibi ne istemişse onu yapmıştır...
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23