• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI
03 Ocak 2021

Bu yalancılar, hesap vermeyecek mi?

Affedersiniz, Fatih Altaylı nerede?

Türk Tabipleri Birliği, İstanbul Tabip Odası yöneticileri, Ankara Tabip Odası yöneticileri, neredeler?

Eczacılar Odası yöneticileri neredeler?

Fatih Altaylı’nın, başka gündem maddeleri hakkında açıklamaları var da..

Diğerleri ile birlikte değerlendirelim, “Hastanelerimizdeki yoğun bakım yataklarının doluluğu” üzerinden tek bir açıklamaları var mı?

İnsanları tedirginliğe sevk etmek için, “Cerrahpaşa’da koridor, yoğun bakıma çevriliyor!” diye yazan BBC’nin ahlaksızları..

12 Kasım’da, hiçbir etik kural gözetmeksizin, birebir şu cümleleri kullanan Fatih Altaylı, “Hastaneler gırtlağa kadar dolu. Devleti, şehri, özeli kalmamış. Her yer fule yaklaşmış. Yakında sokaklarda öleceksiniz.”

“Yoğun bakım doluluk oranları da yalan çıktı” diye daha bir ay önce manşet atan Birgün gazetesinin yöneticileri..

“Kovid-19 servis ve yoğun bakımlarının yüzde 100’ü ya da yüzde 100’e yakını dolu” diye açıklama yapıp, “Özel ve vakıf hastaneleri için çıkarılan genelge uygulanarak” diye başlayan cümlelerle, çok acil olarak tüm hastanelerin Kovit hastanesi ilan edilmesini isteyen Türk Tabipleri Birliği yöneticileri..

“Sağlık Bakanlığı tarafından yüzde 70-75 arasında açıklanan yoğun bakım doluluğunun aslında kamu hastaneleri yoğun bakım servislerinde yüzde yüz doluluk anlamına geldiğini ve yoğun bakımlar için ‘alarm’ dönemi yaşandığı”nı söyleyen Türk Yoğun Bakım Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. İsmail Cinel..

“Açıklanan yoğun bakım verilerine özel hastaneler ve çocuk hastanelerinin de yoğun bakımları dahil ediliyor. Halbuki salt kamu hastanelerinin yoğun bakım doluluk oranı açıklanmalıdır” diyerek, zaten korkuya kapılmış toplumu bir daha salgın manyağı yapmaya kalkışan Türk Tabipleri Birliği üyesi Dr. Halis Yerlikaya..

“Çok acil. Çok acil, kapanmamız gerekir.. 2-3 hafta tümü ile kapanmamız gerekir.. Hastaneler doldu” diyen Ekrem İmamoğlu..

Ve daha burada tek tek sıralamaya bile gerek görmediğim onlarca sol kafalı sözde bilim adamı, politikacı, gazeteci, vesair..

Dünkü açıklanan resmi bakanlık sayıları üzerinden..

Bir daha kamuoyunun önüne çıkıp..
bir açıklama yaparlar mı acaba?

Beklentileri, insanları korkutarak, tedirginliğe sevk ederek, aslında hasta sayısı 3000 ise, onun yanına, pompalanan korku sayesinde 1000-2000 kişiyi daha ekleterek, hastaneleri çalışamaz hale getirmekti..

“Yoğun bakım yatakları doldu” dediğinizde, hasta olmayan insan bile ne düşünür?

“Küçücük bir ihtimal bile olsa, şimdiden hastaneye gideyim, yatabiliyorsam, boş yer varsa, hemen yatayım” demez mi?

Bu panikle, hasta olmayan binlerce insanla da uğraşmaya başlayan sağlık çalışanları, bir anlamda fıttıracak hale gelmez mi?

İşte bunu yapmak istiyorlardı..

Sağlık sistemini kilitlemek istiyorlardı.

Toplu ölümlerin, tam da haberlerde de verdikleri üzere..

Fatih Altaylı’nın dediği üzere: “Hastane koridorlarında insanların ölmesi”ni istiyorlardı..

Ki..

Ölümler üzerinden, yeni bir “gezi isyanı” başlatabilsinler..

Açıklamaların amacı, manşetlere taşıdıkları “korku pompalamaları”nın tamamının hedefi bu idi..

Peki ne oldu?

Dün Sağlık Bakanı Fahrettin Koca açıkladı:

“Yatak doluluk sayısı % 49.1”

“Erişkin yoğun bakım doluluk oranı: % 68.1”

“Ventilatör doluluk oranı: % 36.2”

“Vaka-hasta sayısı” tartışması üzerinden, günlerce “gerçek rakamlar açıklanmıyor” tartışması yaptırıp, sonunda “vaka sayıları” da açıklanmaya başlanınca..

Vaka sayılarını açıklamayan ülkelerle kıyaslama yapıp, “Türkiye dünyada 3. sıraya yerleşti” diye halkı korkutan Karar gazetesinden başlayın, diğer sözde emekçi dostu gazeteler, Cumhuriyet’inden Sözcü’süne kadar ulusalcı olduğunu iddia eden gazetelere kadar..

Hepsinin oluşturmak istediği ve kısmen de başarılı oldukları o “korku dünyası”na rağmen..

Sağlık Bakanlığı’nın açıklamasına göre, dünkü vaka sayısı “12.203”.

Hasta sayısı ise, “1908”.

Tabii ki gönlümüz, koronadan vaka sayımızın da hasta sayımızın da vefat sayımızın da sıfır olması..

Ama, dünyanın rakamları ortada..

Bizden çok daha az nüfusa sahip Avrupa ülkeleri bile, Türkiye’yi ikiye katlamış durumdalar..

Hani, koronanın ilk günlerinde, ilk aylarında oluruz..

“Daha dur bakalım. Hemen Avrupa ile kıyasa kalkışma. Sonra yanıldığın ortaya çıkar” diyebilirlerdi..

Ama nerede ise bir yıl olacak..

İlk aylardaki rakamlarda da gördük.

Sonraki dönemlerde de gördük..

Onların ilk ayları ile bizim sonraki ayları da kıyaslasak..

Toplam dönemi de kıyaslasak..

Ne yaparsanız yapın..

İngiltere vefat sayısında bizi katlamış..

Bazı Türk Tabipleri Birliği yönetimindeki profesörlerin dediğinin aksine, “İtalya olmamaya çalışmalıyız” sözlerinde hedef gösterdiği İtalya’nın vefat sayısı, Türkiye’nin vefat sayısının üç katından daha fazla..

İspanya’nın vefat sayısı iki mislimizden daha fazla..

Almanya’nın vefat sayısı, hızla iki mislimize doğru gidiyor..

Türkiye’de insanlara korku aşılamaya çalışan, “yoğun bakım yatakları doldu” diyerek, insanları telaşa sevk edenlerin uşaklığını yaptıkları ABD’de vefat sayısını soracak olursanız..

360 bine yaklaşmış..

Bize kıyasla, 4 misli nüfusları var ama..

Bizdeki vefatlara göre, nerede ise 15 misli vefatları var..

Şimdi “kötünün iyisi” diyebileceğimiz Türkiye’nin bu durumunu özetledikten sonra..

Bu tablonun, yukarda somut olarak aktardığım o kötümser ve halkı telaşlandıran yorumlara, açıklamalara rağmen başarıldığını hatırlatıp..

Aslında belki de Sağlık Bakanlığı ile el ele vererek bir çalışma yapılmış olsaydı.

Halk korkutulmasaydı.

Yalan bilgilerle halk tedirginliğe sevk edilmeseydi.

Belki de çok daha iyi bir tablo ile daha başarılı olabileceğimiz ihtimalini de hatırlatarak..

Bugünkü tablonun çok daha kötü olmasını amaçlayanlardan, hesap sorulmasını istememiz, hakkımız değil mi?

Türk Tabipleri Birliği, aylar öncesinde, “Tüm yoğun bakım yatakları doldu” demiş ise..

Fatih Altaylı, “Hastaneler gırtlağına kadar doldu” demiş ise..

Aslında bu korku pompalayıcı açıklamaların yapıldığı tarihlerde, Sağlık Bakanı, bunları yalanladığı halde..

Bunlar yalancılıklarını sürdürdü ise..

Şimdi bunlardan hesap sorulması gerekmez mi?

Eğer bunlardan hesap sorulmazsa.

Aynen gezi isyanındaki halkı sokağa davet edenlerden, ilk aylarda hesap sorulmayıp.. Sonraki yıllarda hesap sorulmasında yapıldığı gibi..

Bunlar demezler mi ki, “Bu kadar yıldır nerede idiniz?”

Kim ki halkı korkutmuştur, tedirginliğe sevk etmiştir, hepsinden hesap sorulmalıdır.

Sorulmalıdır ki, kimse yalan üzerinden, kendisine rant devşirmesin. Yalan üzerinden siyaset yapamasın..

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Lütfen siyaset üstü...

Hergün koskoca bir uçak düşüyor Ali Bey.. Ben verilen rakamları en az iki ile çarpıyorum.. Almanya, Fransa vesaire ile aramızdaki fark; onlar gerçek rakamlari servis ediyor... Altaylı ne diyor beni hic ilgilendirmiyor ben sadece konunun uzmanı bilim insanlarını dinliyorum.. Keşke sizin dediğiniz gibi olsa keşke! Lütfen bu konuyu siyaset üstü ele alalım ve kimseleri üzmeyelim Ali Bey!
  • Yanıtla

Levent 15

.. Kıymetli Ali Kardeşim, değerli Abdurrahman Dilipak' da sürekli aşı düşmanlığı yapan yazılar yazıyor. Siz de Corona 'ya yakaladınız. Rabbim şifalar versin. Ancak sayın Dilipak' ı okuyan müslümanlar O'na güvenerek aşı yaptırmasa ve bundan dolayı da hastalansa, vefat etse bunun vebalini kim üstlenecek? Reutersi ve diğer yabancı ajansları referans göstererek ne yapmaya çalışıyor? Benim elimden gelen bu. Bir kardeşiniz olarak uyarı görevimi yapıyorum. Allah'a emanet olun.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23